Alerjiniz Mi Var?

Özellikle protein yapılı organik bileşikler başta olmak üzere birçok madde, vücudumuzda alerji denilen bir dizi reaksiyonu tetikleme özelliğine sahipt...

Özellikle protein yapılı organik bileşikler başta olmak üzere birçok madde, vücudumuzda alerji denilen bir dizi reaksiyonu tetikleme özelliğine sahiptir. Bu tür maddelere allerjen denilmektedir. Allerjenler çok sayıdadırlar ve çevremizde yaygın olarak bulunurlar. Soluduğumuz havada; yediğimiz içtiğimiz gıdalar da: giydiğimiz kılık kıyafetlerde ve vücudumuza herhangi bir yoldan temas eden her şeyde bulunabilirler. Bazen ellerinizi yıkadığınız sabun veya kullandığınız deterjan, bazen kullandığınız takı eş yası, kemer, eldiven veya parfüm, deodorant, metal düğme alerjiye neden olabilir.

İlginç olan odur ki, bu allerjenler herkeste benzer reaksiyonlara yol açmazlar. Bazı kişiler, diğerlerine göre allerjenlere daha duyarlıdır. Başkalarını rahatsız etmeyen allerjenler onları etkileyebilir ve hatta hastalandırabilir. Aşağı yukarı her üç kişiden biri alerjik tabiatlıdır. Allerjenlere duyarlılık, yani onları fark edip yanıt verme özelliği hemen her canlıda mevcuttur. Bu aslında vücudun bir tür savunma mekanizmasıdır. Yabancı maddelerden korunma, asli varlığını, kimliğini, özerkliğini muhafaza etme yeteneğidir. Ancak bu yeteneğin aşırılığı alerjik bünye olarak tanımlanır. Tıpta buna atopi denilmektedir. Alerjik bünye doğuştan gelen bir özelliktir. Yani, irsidir. Ailesel geçiş gösterir. Eğer ailenizde allerjik kişiler varsa, sizde veya çocuklarınızda ortaya çıkma olasılığı yüksektir.

Alerjik tabiatta dünyaya gelmek bir hastalık değildir. Ancak, alerjik hastalıklar denilen astım, egzama, alerjik nezle gibi birçok hastalığa zemin hazırlamaktadır. Yani, bu hastalıklar alerjik bünyeli kişiler de diğerlerine göre çok daha fazla sıklıkla görülmektedirler. Ancak, alerjik tabiatta olmak tek başına alerjik bir hastalığın gelişmesi için yeterli değildir. Yaşadığımız çevreden, yaşam biçiminden ve alışkanlıklarımızdan kaynaklanan bazı faktörlerin işe karışmasıyla alerjik hastalıklar atopik bireylerde ortaya çık maktadır. Yani, olayın ili boyutu, iki koşulu vardır. Biri genetik yapı, irsi faktörler; diğeri yaşam biçimi, çevresel faktörler. Bunlardan ilkini değiştirmek, bugün için olası değildir. Ancak, ikincisi değiştirilebilir, kontrol edilebilir faktörlerdir. Dolayısıyla yaşam biçimimizi, alışkanlıklarımızı ve yaşadığımız çevreyi değiştirerek bu hastalıkları kısmen önleyebilir, tedavi edebilir ve kontrol altına alabiliriz. Allerji kimi zaman organa özel bir yerleşim gösterir. Yani, sadece ciltte veya gözde ya da burunda yerleşmiş olabilir. Belirtiler sadece bu tutulan organ la sınırıdır. Bazen ise, birden fazla organı tutabilir. Yine, alerjik yapılı kişiler tüm allerjenlere karşı değil, genellikle bir veya birkaç allerjene duyarlıdırlar. Birinin duyarlı olduğuna diğeri toleransı olabilir. Birisini rahatsız eden bir allerjen, diğerine zarar vermeyebilir. Bu bakımdan alerjik hastalıklarda herkes için geçerli kurallar koymak güçtür. Kişinin neye karşı alerjisi olduğu bilinmeli ve buna göre önlem alınmalıdır. Yoksa, herkesi her türlü allerjenden korumak mümkün değildir. Günlük hayatımızda her şey allerjen etkisi gösterebilir.

Alerjik bir kişinin neye karşı alerjisi olduğu bazen açıkça bellidir. Kendisi bunu bilir: "çilek yediğimde yüzüm kızarıp kaşınıyor” veya "deterjanla bulaşık yıkadığımda ellerinde yaralar oluşuyor ya da temizlik sırasında evde toz kaldığında göğsüm daralıyor” şeklinde tarif eder. Bazen de allerjen aşikar değildir. Bu durumda alerji testleri ile duyarlı olduğu allerjen taranabilir.

Alerjik hastalıklar arasında en önemlileri ve en sık görülenleri alerjik nezle, astım ve anjiyonőrotik ödem gibi solunum yolu alerjileridir. Bunlar kişiye çok sıkıntı verir, yaşam kalitesini bozar, ölümcül olabilir.

Solunum yolu alerjilerinde hapşırma, burunda kaşıntı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve boğazda gıcıklanma, baş ağrısı, dilde büyüme, dudaklarda şişme, solunum sıkıntısı, nefes alamama, boğulma hissi, inatçı tekrarlayan öksürük, hınltılı solunum gibi belirtiler görülebilir. Bunların hepsinin bir arada olması gerekmez. Bazen biri veya birkaçı bulunabilir.

Özellikle allerjenle temas sonrasında bu yakınmaların aniden başlaması tipiktir. Bazı hastalarda yakınmalar belirli mevsimlerde yoğunlaşır. Bilhassa bahar ve güz mevsimlerinde daha sıklıkla rastlanır. Bu hastalarda polen, küf mantarı veya ev tozu allerjenlerine duyarlılık söz konusu olabilir. İşyerindeki allerjenlere duyarlılık söz konusuysa tatil günlerinde ve yıllık izinlerde kişi rahattır. Aynı iş yerinde birden fazla kişide benzer yakınmalar vardır. Bölgemizde önemli bir iş alanı olan fındık işinde çalışanlarda ve fınncılarda alerjik hastalıklara sık rastlanmaktadır.

Alerjik hastalığın belirtileri dikkate alınmaz ve zamanında tedavi edilmezse hastalık ilerleyebilir. Tehlikeli, ölümcül sonuçlar doğurabilir. Günümüzde alerjik hastalıklar, çoğu kez kolaylıkla teşhis edilebilmekte ve başarıyla tedavi edilmektedir. Etkin ilaçlar yanında, yaşam şeklinin değiştirilmesi ve çevresel faktörlerin kontrolüyle alerjik hastalıkla karşı başa çıkılabilir.

İnsanların tarla-bahçe yerine büro-ofis gibi kapalı ortamlarda çalışmaları; sigara alışkanlığının yaygınlaşması; fabrika ve ev bacalarından, eksozlardan çıkan zehirli gazlarla oluşan hava kirliliği; katkı maddeleri içeren fabrikasyon-hazır gıdaların tüketilmesi: aşın yalıtılmış, kapalı havalandırma sistemleri olan akıllı binalar gibi modern yaşam biçimiyle ilişkili nedenler alerjik hastalıklara yakalarıma riskini artırmaktadır.

Sadece ilaç kullanılarak allerji kontrol altına alı namaz. Sigara içilmemesi; hazır gıdalara ilave edilen allerjk katkı maddeleri nedeniyle ev yapımı gıdaların tüketilmesi; duyarlı olunan allerjenin yoğunluğunu azaltacak önlemlerin alınması (örneğin: kedi alerjisinde evden kedinin çıkartılması; küf mantarı alerjisinde evde rutubetin giderilmesi gibi...) gereklidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tevfik Özlü - Mesaj Gönder

# yaşam, YOL

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler