10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde Kendimi Anlattım

10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla bir üniversite öğrencisi sorular eşliğinde gazetecilik serüvenimizi ödev olarak vermek istedi. Bu çerçeve...

10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla bir üniversite öğrencisi sorular eşliğinde gazetecilik serüvenimizi ödev olarak vermek istedi. Bu çerçevede bize bir dizi soru gönderdi. Biz de bugünkü köşemizi kendimize ayırdık. 35 yıllık aktif bir gazetecinin gazetecilik serüvenini 10 soruya sığdırdık.

1- Gazeteciliğe hangi yıl başladınız: Gazeteciliğe 1986 yılında Basın Yayın Enformasyon Trabzon İl Müdürlüğünde görevli olarak başladım. Aktif olarak tüm kurumlara dağıtılan günlük basın bültenleri hazırladık.

2- Sarı basın kartı sahibi ilk kez ne zaman oldunuz: Aktif gazeteciliğe başladığım 1986 yılında aynı zamanda sarı basın kartı sahibi oldum.

3- Gazeteciliğe bir merak çerçevesinde mi girdiniz? Yoksa tesadüfen mi gazeteci oldunuz: Bu soru aslında benim hayat hikayem. Gazetelerle ilk kez 1978 yılında henüz lise mezunu iken tanıştım. 1977 yılında Trabzon Akıncılar Derneği kurucusu ve yöneticisi olduğumda basından sorumlu yöneticilik yaptım. Her türlü basın açıklaması ya da bildiri hazırlanması işi benim görevimdi. Tabi bunu gazetelerde yayınlatmak da... O dönemlerde en yakın ilişki kurabildiğim “Hizmet Gazetesi” vardı. Tipo baskıyla hazırlanırdı. Henüz 18 yaşında gazetenin mürekkebiyle tanıştım. Hazırladığımız bildirilerin gazetede yayınlandığını görmenin keyfini hala hissedebiliyorum. Galiba gazeteciliğe aşık olmuştum ve sanki hangi okulu okursam okuyayım gazeteci olacaktım. Halbuki aynı yıllarda devlet memuru olarak da görev yapıyordum. Ama bu aşk tam 18 yıllık devlet memurluğumun ardından bir gün beni istifa ettirdi. 18 yıllık ve birinci derecenin dördüncü kademesinde devlet memuru iken 1993 yılında Trabzon ve Gümüşhane’de Gökkuşağı adıyla bölgenin ilk radyolarını kurdum. Trabzon’a ses verdim ve karşılık buldum. Radyoculuğun keyfini doyasıya çıkardım. 1994 yılında dönemin iktidarı tarafından özel radyolar kapatıldı. Yasağı protesto için Trabzon Faroz’dan tekne kiralayıp, sistemi tekneye kurup uluslar arası kara sularından 3 gün boyunca yayın yaptım. 3 akü yaktım. Geri döndüğümde Türk karasularında Sahil Güvenlik gözaltına aldı. Bu eylem uluslararası sivil itaatsizler literatürüne girdi. Burada ayrıntısına girmeyeceğim. 1994 yılı 24 Kasım’ında 18 yıllık devlet memuriyetine veda ederek kurduğum radyonun aktif olarak başına geçtim. Artık radyolar özgürdü. Benim de basından gayrı hiçbir işim yoktu. 1994 yılı sonunda Trabzon Gökkuşağı TV kanalını kurdum. 1999 yılına kadar devam ettim. 28 Şubat post-modern darbesi döneminde Erzurum DGM’ye sevk edildim. Erzurum DGM’de din ve vicdan özgürlüğünü savunmaktan yargılandım ve beraat ettim. Radyo TV kanalımı satmak zorunda kaldım. Memuriyete geri dönmek istedim. Güvenlik soruşturması nedeniyle geri döndürmediler. Bu kez 2000 yılında günebakış Gazetesini kurdum. Hala aynı isimde gazete ve internet sitesiyle aktif gazeteciliğe devam ediyorum. 300 civarında davaya muhatap oldum. Benim açtığım davalar iki elin parmaklarını geçmez. Aktif olarak 2 kez hapishane kapısından döndüm. Ancak tazminat olarak ciddi rakamlar ödediğimi söyleyebilirim.

4- Gazetecilikte fikri birikim ne kadar önemli, nereden beslendiniz: 1978 kuşağındanım. Fikri olmayandan gazeteci olmaz. Gazeteci önce fikir sahibi olacak. Taraf da olabilir. Ama “yandaş” olmayacak. Bu bir vicdan ve onur meselesidir. Siyasi olayların gençlik yapılanması içinde hep basından sorumlu birimde görev aldım. Üniversite yıllarımda üstad Necip Fazıl Kısakürek’in yanında bulundum. 18 yaşında içime düşen gazetecilik aşkını davaya hizmet anlayışıyla birleştirince önüne geçemez oldum. Allah’tan hep bir yayın kuruluşumun olmasını istedim. Başka hiçbir şey beklemedim. Allah bunu nasip etti. Şükürler olsun. Sırtımda hiçbir kambur taşımadan bugünlere gelebildim.

5-Mesleğin kolay ve zor yönleri var mı,  Kolay ve zor yönlerine birer örnek verebilir misiniz: Gazetecilik mesleğinin kolay yönü yoktur. Çok zor bir meslektir. Zor olduğu kadar itibarlı da bir meslektir. Bu meslekte para yoktur. Para kazanmak isteyen gazeteci olmasın. Bu meslekte aile de ikinci sıradadır. Aile hayatı yaşamak isteyen de gazetecilik mesleğini seçmesin. Can tehlikesini yaşayacağınız bir meslektir. Yani zorun zorudur. Bu meslekte en önemli unsur vicdan ve onurdur. Şayet vicdanınız kararmış ve onurunuz hala kimliğinizin ana unsuru ise mesleği yapmak ateşten gömlektir. Bu durumda tek şansınız kalıyor. Bu ahvali yaşam biçimi haline getirmek. Başka türlü başarılı olamazsınız.

6- Meslekten başka halen ilgilendiğiniz bir işiniz var mı: Evet. Tarımla ilgileniyorum. Köyümde 1500 civarında ceviz ağacı yetiştirmeye çalışıyorum. Henüz hasat noktasına gelmedim.

7- Geri dönüp baktığınızda yeniden hayata gelseniz aynı mesleği tercih eder miydiniz: Aynı yaşlarda aynı sosyal hayata muhatap olsam yine gazeteci olurdum. Yani pişman değilim. Dolu dolu bir hayat yaşadım. Bugünkü geldiğim noktayı izah etmek istersem üstadın dediği gibi “Nefeslerimizle erittiğimiz buz dağının oluşturduğu bataklıkta uğraşıyoruz.” Bugünkü haliyle bu mesleği yapmazdım. Hukuk mesleğini tercih ederdim.

8- Gazetecilikte ilginç olaylarla karşılaştınız mı: İlginçlikten ne kastedildiğini tam olarak anlayamadım. Gazeteci demek zaten ilginç olaylarla karşılaşmak demektir. Bir kez suikast atlattım. (2000 yılı Ağustos ayı) Bir kez de silahlı saldırıya uğradım.(2007 yılı) 300’ü aşkın davam oldu. Halen devam eden 8 davam var.

9- Unutamadığınız bir olayı anlatabilir misiniz: 1999 yılı sonlarında Çeçen direnişine destek için Gökkuşağı televizyonu olarak Trabzon’dan gıda, mama ve ilaç kampanyası başlattım. Bir tır dolusu malzeme yaptım. Acara kapısından izin vermediler. Kars kapısından bir yılbaşı gecesi Çeçenistan’a göndermek üzere yola çıkardım. (Uzun hikayesi var) Kapıdan girer girmez KGB el koydu. Hemen sonrasında televizyonumu satmıştım. Paramın üçte biri tırla, giden kameramanımı kurtarmaya gitti. Ahmet... Allah rahmet eylesin. Vefat etti.

10- Mesleği bırakmayı düşündünüz mü: Evet birkaç kez düşündüm. 1999 yılı sonunda TV’yi satınca memuriyete dönmek istedim. Karşıma DGM yargılaması başta olmak üzere yaşantım çıktı ve dönemedim. Basına devam etme kararı alıp günebakış Gazetesini kurdum. Birkaç kez basına veda etmeyi düşündüm. Ama başaramadım. Belki bir gün birden bire veda edebilirim. Ya da sağlıklı düşüncemiz devam ettiği müddetçe ve kalem bizi bırakana kadar aktif gazeteciliğe değil ama yazıya devam ederiz. (Not: Bu röportaj bir üniversite öğrencisine verilen ödevden alınmıştır.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?