SAHİL YOLU

Uzunca yıllar sürüncemede kalması, "başla-bitirme" taktiği izlenmesine rağmen nihayet 2007'de açıldı. Her ne kadar bizim kıyılar demiryolu beklese de...

Uzunca yıllar sürüncemede kalması, "başla-bitirme" taktiği izlenmesine rağmen nihayet 2007'de açıldı.
Her ne kadar bizim kıyılar demiryolu beklese de fena sayılmazdı. En azından eski halinden eser yoktu ve hem sürücüler hem de yolcular için işkence olmaktan çıkmıştı.
Eleştirenler oldu, dava açanlar...
Özellikle kıyı doldurularak yol yapılmasına...
Uygun malzeme kullanılmadığından tutun da "sahil yolunun sahilden geçmesini istemeyenler" vardı.
Yine adı değişmeyecekti fakat sahilleri de bu denli öldürmeyecek, beş on kilometre iç kesimden geçerek ulaşımı daha geniş bir coğrafyaya yayacaktı. Böylece köyler de rahat bir nefes alacak, kentler bu denli boğulmayacak, zaman zaman deli dalgalara da teslim olunmayacaktı.
Kimseyi dinlemediler, her karşı çıkanı "yola karşı" etiketiyle aşağıladılar ve sonunda başarılı da oldular.
Yol, çoğunluğun istediği gibi tam da sahilden geçti, Karadeniz'de bir bayram yaşandı adeta.
***
Akdeniz Sahil Yolu tamamlanmak üzere...
Van Gölü kıyısına da benzer bir Sahil Yolu projesi uygulanacak...
Sütten ağzımız yandı ya...
Umarım daha dikkatli atarız adımlarımızı.
Aslında "uygarlık alameti" sayılanların başında gelen yola 'bir şekilde' karşı çıkanları iyi dinlemek gerekiyor.
Niye karşılar, neyi beğenmiyorlar, önerileri ne?
Şükür ki eleştirenler var, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları...
Tamam, çok konuşulursa az iş yapıldığı doğrudur fakat şimdi de hiç konuşulmuyor.
Bir orta yol bulunamaz mı?
Karadeniz Sahil Yolu, durumumuzu özetliyor.
Her büyük yağmurdan sonra felaket yaşanıyor, ulaşım felç.
Yapacak bir şey yok, "doğal afet" deyip de geçemeyiz.
Efendim, deli bir denizin kenarındaymışız, Karadeniz...
Yani bu kadar da olmaz.
Adamlar Okyanus kıyısına yollar yapıyor, kentler kuruyor, bizim kadar mağdur değiller.
***
Bu işin bir de stratejik boyutu var.
Edebiyatla uğraşan bir tarihçi olarak iki kelam edebilirim diye düşündüm.
Sen, tüm ulaşımı sahile yığarsan, Allah korusun, zor günlerde ulaşımda sınıfta kalırsın. Adım atamazsın kıyılarda.
Büyük projeler masaya yatırıldığında ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görüş ve önerilerini ortaya koymuyorlar mı?
Projenin güçlü ve zayıf yönleri konuşulmuyor mu?
İşte bu yüzden bir an önce Güney Çevre Yolu...
Hem Sahil Yolunun ağırlığını alacak hem de uçsuz bucaksız alanlar değer kazanacak, ulaşım ve uygarlıkta çağ atlayacak.

Olur mu olur.

Son dönemde milyar dolarlık projelere hem yurt içinde hem de yurt dışında imza atan bir ülkeyiz artık.

Samsun-Sarp demiryolu da ne ki?

Hele hele de Güney Çevre Yolu... Bazen şöyle düşünüyorum. “Sanki sırf bu yollar yapılmadığı için kolumuz kanadımız kırık, bir türlü istediğimiz ölçüde ilerleyemiyoruz. Ve hepsinden de önemlisi ülkenin çimentosu bir bölgeyi, herhangi bir sağanak yağmurda geçit vermeyen sahil yoluna mahkûm ediyoruz.

Elli yıl sonra şimdiki karar vericilerden hiçbiri hayatta olmayacak fakat böyle giderse bölge insanı yine benzer sorunları yaşamaya devam edecek.

Yaptık, yapabiliriz; iyisini, daha iyisini...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaettin Kabahasanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler