Uzaklar

Gözlerimiz hep bir uzaklarda, yakınlardan bihaber… Hipermetrop halinde kendimizi, önümüzü, yakınımızı, çevremizi görmekten imtina ediyoruz.   Kalbimi...

Gözlerimiz hep bir uzaklarda, yakınlardan bihaber…

Hipermetrop halinde

kendimizi, önümüzü, yakınımızı, çevremizi görmekten imtina ediyoruz.  

Kalbimizin attığı yer hep uzaklar, sitemlerimizin müsebbibi de...

 

Nerede özlemden yana söz açılsa ufka dalıyoruz. Ufkun karanlığı alıkoyamıyor gözlerimizi dalmaktan.

Kirpiklerimiz gözlerimizin dalgıcı, öncü bayrağı dipte dalgalandırdıkça dalgalandırıyor.

 

Yüreğimiz ise hep bir seferde, sonsuz seyir hâlinde. Mültecisiyiz uzakların, saklambaç oynuyoruz mevcut yerimizle...

 

Varsa yoksa uzaklar.

Bırakıp dönemiyoruz, ne kaf dağının ardından ne de seferimizden.

Göz kapaklarımız kapansa biadımız yine oralara, kırlangıçların kanatlarına dahi yük ediyoruz bakışlarımızı.

 

Halbuki varmak için önce kendine, çevresine uğramalı insan...

Kendine etrafına varamayan, hangi ırağı yakın edebilmiş ki?

Tüm teorilerimizi onunla sınıyoruz.

Avuntularımız da öyle, başkalaşanlara, bakarak yorumluyoruz mesafeleri.

Ötelerde olan biten önceliğimiz olmuş da hemen önümüzde, çevremizdekiler ötekimiz olmuş.

 

Nedir insanın hemen önünde olup bitene gözlerini yumması, görmemesi; bakmakla görmesi arasındaki farkı kavramak istemeyişi?  

 

Tabiri caizse burnunum ucundakini reddetmekte ki ısrarcılığı?

Ne vakit kalbimiz uzaklara atar oldu?

Önceliklerimizi değiştirdiğimizin farkında mıyız?

 

Ya önceliklerimize sırayı getirmeyi istediğimizde ora da olamazlarsa?

Elimizin altında zannettiklerimiz uzaklara yol almışsa?

Bize yakın olsun dediğimiz uzaklar, başkalarının yakını olmuşsa?

Farkında olmamayı ertelemek affetmiyor.

 

Bilmem hissediyor muyuz, yakınlara bakmadan uzaklardaki teorilerimizin başlamadan çöktüğünü?

Evet…

Uzakları yorumlayabilmek için bir yerden başlamalı insan.

Önce kendinden, önünden, çevresinden işe koyulmalı.

Önce çevresinin farkına varabilmeli. Çevremizin, gözümüzün önünden başlamalıyız ki gidebilelim varabilelim.

Her haliyle her çeşidiyle görebildiğimiz sürece uzak diye bir yer olmayacak, mesafeler an kadar yakın olacak.

Bakmakla kalmayalım görmeye niyet edelim.

 

Öyle ya bakmakla görmek arasındaki fark malum.

Günler kısa malum, ömür kış saati uygulamasıyla daima sınanıyor..

 

Muhabbetle..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saadet Yılmaz - Mesaj Gönder

# YOL

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler