Dernekler İstişareyle Başlamalı

Köy derneğinden federasyonlara kadar bütün hemşehri STK’larımız hedef kitlelerinin ihtiyaç, talep ve beklentilerini karşılamak için çalışmalar yapmal...

Köy derneğinden federasyonlara kadar bütün hemşehri STK’larımız hedef kitlelerinin ihtiyaç, talep ve beklentilerini karşılamak için çalışmalar yapmalıdır. Şöyle bir bakınıyorum, bu dediğimi (en azından yeteri kadar) yapan bir dernek göremiyorum. Belki sayısını kimsenin tam olarak bilmediği hemşehri derneklerimiz içinde vardır da benim görüş alanımın dışındadır. Dedim ya, ucu bucağı tam olarak belli değil çünkü.

Üye olanla olmayan bir değildir

İşe üyelerle istişare ederek başlanmalıdır. Fakat dikkat buyurun, sadece üyeler.

Öyle “Ne demek, bizim ayrımız gayrımız mı var… Bütün köylü komşularımız davetlidir” demek yanlıştır. İster aktif olsun ister olmasın, ister aidatını ödemiş ister ödememiş olsun, üyeler farklı olmalı ve bu farklılık onlara hissettirilmelidir. Üye olmayan gelirse kapıdan çevrilmelidir.

Biraz sert gelmiş olabilir. Ancak inanın doğru istikamet budur. Üye olmayanlar bu durumdan rahatsız olur da dernekten büsbütün uzaklaşırsa da uzaklaşsın, çünkü hikâyenin devamı var:

İstişareye katılan üyelere dernekten ne bekledikleri, hangi ihtiyaçları olduğunu ve derneğin bu ihtiyaçlardan hangilerini karşılamasını istedikleri sorulmalı ve cevaplar dikkatle kayıt altına alınmalıdır.

Bir toplantıyla bahar gelmez

İlk toplantıda katılım düşük olabilir, saçma sapan talepler gelebilir, dünya kadar ihtiyaçları olduğu halde bunları dernekten istemek akıllarına gelmemiş olabilir. Önemli değil. Önemli olan başlangıçtır ve daha önemlisi devamını getirmektir. Bir toplantıdan hiçbir şey olmaz.

Devamında ne olacak? Şu olacak:

Bu toplantılar mümkünse düzenli aralıklarla devam edecek ve konuşulanlarla alınan kararlar kamuoyuna duyurulacak. Ortada ciddi bir çalışma süreci olduğunu gören ve ilk zamanlarda duyarsız kalan üyelerle o üye olmadıkları için davet edilmediklerinden dolayı gönül koyanlar başta olmak üzere diğer köylüler de ilgi göstermeye başlayacak.

İnsan fıtratı budur, değişmez. Milli Mücadele’nin de ilk zamanlar geniş bir kesim tarafından “Anadolu’da güya bir şeyler yapmaya çalışan bir avuç maceraperest” olarak görüldüğü unutulmamalıdır. Sonrası malum. Bazı büyük komutanların da sürece hayli zaman sonra katıldıkları hatıralarına saygısızlık etmemek için olsa gerek fazla dillendirilmez. Hayat hikâyelerine bakılınca kimin ne zaman katıldığı rahatlıkla görülebilir.

Üyelerin çok sayıda ihtiyacı olabilir. İstanbul için hemen bir tanesini zikredelim: Büyük bir deprem bekleniyor, değil mi? Sivillerin yaptıkları da devletin harekete geçmesini beklemekten başka bir şey değil. Bir dernek üyeleriyle bir araya gelip bu konuda inisiyatif alamaz mı? Zemini sağlam bir bölgede depreme dayanıklı konutlar inşa edip oturamazlar mı? Ya da mevcut konutlarını yenilemek için kendi aralarında bir fon oluşturamazlar mı? Buna güçleri yetmiyorsa komşu köyün derneğiyle iş birliği yapamazlar mı?

Kolay olsaydı…

Bülent Şirin, amma da uçtun. Bunlar kolay işler mi?” Tam burada değerli ve kadim dostum Metehan Saraç’ın çok sevdiğim sözünü hatırlıyoruz: “Kolay olsa elbet bugüne kadar birileri yapardı

Daha önce örneği olmayan her iş başlangıçta zor, belki de imkânsız görünür. Yapıldıktan sonra ne kadar zor da olsa kolaylaşır. Buna çok sayıda örnek verilebilir. Mesela İstanbul’da ilk vilayet günlerini (ilk Trabzon Günleri değil, ilk vilayet günleri. Trabzon bu konuda da öncülük etmiştir) düzenleyen Tahsin Usta’dır ve bir defasında herkesin “Yeterli katılım olur mu olmaz mı? Olmazsa rezil oluruz” gibi endişeler beyan ettiğini söylemişti. Hiç de kolay bir iş değildi ama ilki yapıldıktan sonra arkası geldi. Şimdi Trabzon Günleri için kimse yeterli katılım endişesi taşımıyor.

Şimdilik son olarak: Çok zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Ne kadar güçlü biri de olsak tek başımıza yarın ne olacağımızın garantisi yoktur. O yüzden güçlü ve aktif örgütlü yapıların parçası olmaya mecburuz. Hemşehri dernekleri “Olsa da olur olmasa da…” anlayışıyla değerlendirilebilecek yapılar değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Şirin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler