DEJENERASYONUN BAŞ MİMARI TELEVİZYON DİZİLERİ

Bizler bilim çağına doğmuş, birey olarak nitelendirilen yeni çağın yeni insanlarıyız. Bakıldığında bunun farkında olan kişi sayısı ülkemizde çok az....

Bizler bilim çağına doğmuş, birey olarak nitelendirilen yeni çağın yeni insanlarıyız. Bakıldığında bunun farkında olan kişi sayısı ülkemizde çok az. Peki bu yeni çağa ayak uydurabilmemizin yolu ve başlıca gerekleri nelerdir? Yeni çağın bizden beklentilerine cevap verebilecek miyiz? Öncelikle toplu yaşamımızı eskilerden düpedüz farklılaştırarak çağa uygun hale getirmemizi bekliyorlar diyebilir miyiz?

Zamanın getirdiği en önemli fikirlerden biri yaş farkının ortadan kaldırılması ile her insanın aile içinde ve sokakta daha sonrasında ise toplumda eşit birey olarak kabul edilmesi yeni çağın sundukları arasında baş köşede duruyor denilebilir. Bireysel özgürlük toplumu tüm hücrelerine kadar sarmış durumdayken bizim ülkemizin bu duruma kör bakma yada bu durumu görmezlikten gelme şansı yada hakkı kalmamıştır. Yeni hali kabul etmemek bir eksiklik değildir elbette yalnız, ülke insanının alışıla gelmiş olmayan bu durumu kolaylıkla kabul etmeyeceğide aşikar. Zira toplumumuzda ananevi olarak yüzyıllardır kullanılan en geçerli akçemiz ataerkil aile yapısı değil miydi?

Evet toplum olarak birbirimizle olan iletişimimizi siyasete sanata, bilime ve dine olan bakış açımızı, eskisinden çok daha kalın çizgilerle farkedilecek düzeyde ayırmamızı istiyorlar.  

Peki bu dönüşümü hangi yollarla gerçekleştirecekler?

Tabiki  ülkemizde en çok sevilen görsel sahne aleti olan televizyonlarla.

Aslına bakarsanız bir yönüyle tiyatro ve sinema ücretli iken dizilerin bedava olması ve bir kumanda yardımıyla anında evlerin içine gelmesi de bu yöndeki  tercihi de kolaylaştırıyor.

Peki ülkemizde siyaseti, gündemi, yaşayış şeklini belirleyen televizyon dizileri hedeflerinin ne kadar yakınında?

Biraz geriye gidelim,

1989 ila 2002 yılları arasında ülkemizde Bizimkiler isimli bir dizi yayınlanıyordu bilenler bilir. Bu dizide bulunan karakterler katışıksız bu toplumun karakteri ile uyumlu, dizide ki karakterlerin meslekleri gerçek ve toplumun geneline yayılmış, ailelerin yaşayış biçimleri ise toplumumuzun yine geneli ile özdeş bir senaryo ya sahip bir diziydi.

Ben hiçbir bölümünde bir kısım insan yada bir çeşit meslek grubunun ötekileştirildiğini ve ya toplumun değerlerinin dejenere edildiğini, aile değerlerinin erozyona uğratıldığını görmedim.

 Şimdiki dizilerde ise oynamanın sanki birinci şartı alkol ve sigara bağımlısı olmak, muhakkak burun estetikli olmak ve bunun yanında beden ölçüsü olarak sıfır yada yakınında bir bedene sahip olmak olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca senaryoların tümünde karakterlerin evli olanlarının bir başka ilişkişi muhakkak göze çarpmakla beraber aile yapımıza tamamıyla ters olan evlilik dışı cinsel serbesti veya ensest bir takım ilişkiler halkın aşina olduğu durumlarmış gibi yapılarak yine halkın gözlerinin içine sokuluyor.

Yine aynı yıllar içerisinde yayınlanan susam sokağı isimli eğitici ve öğretici yapıtın çocuklar için yapıldığı halde yaşlı genç tüm kitleyi ekranlarda bir çeşit eğitim ve öğretime tabi tuttuğunu hatırlayanlar, şimdilerde çocuklar için yapılan ve içerisi küfür ve cinsel saldırı dolu olan çizgi film yada anime müsfettelerini bir karşılaştırsın mesela.

Peki bu bir çeşit  sistematik görsel saldırı mekanizması gibi çalışan televizyon denen sözüm ona görsel şölen kutusu  işe yarıyor mu diye soracak olursak, sorunun cevabını hiç terettüt etmeden evet olarak verebiliriz.

Zira memleketin ne çocukları ne gençleri nede yetişkinleri o eski insanlarımıza benzeyecek minvalde ilerlemiyorlar. Saygı ve Sevgi diye nitelendirdiğimiz insani değerler yerini; özgürlük, birey olma, eşit yaşam hakkı gibi yeni değer ölçütlerine çoktan terkemiş durumda. Ve bu durumun asıl sonuçlarını toplumumuz önümüzdeki yüzyılda çok daha net farkedecektir.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler