Kurultay Yaklaşırken

                                                         Cumhuriyetin ilanından sonra demokrasiye geçişin kanıtı olarak Atatürk’ün talimatı ile CHP...

                                            

            Cumhuriyetin ilanından sonra demokrasiye geçişin kanıtı olarak Atatürk’ün talimatı ile CHP kurulmuştu. Amblemi altı oktu. Bu nedenle bu partiye “Atatürk’ün Partisi” denildi. Gerçi köprülerin altından çok sular aktı. Altı oktan eser kalmadı.1938 yılından sonra partinin başına merhum İsmet Paşa geçti. Ancak Kurtuluş ve İkinci Dünya Savaşı nedeniyle iktidarda kaldığı 12 yıl boyunca demokratikleşme adımları ilerletilemedi. Ancak 1946 seçimlerinden sonra “gizli oy-açık tasnif” usulü ile 1950 seçimlerine girildi. Yoklukların ve savaşların faturası bu partiye kesildi. Bundan sonra da bu parti belini doğrutamadı.1960 Askeri Darbesinden sonra da 66 yıldır iktidar yüzü göremedi. Bunda başlıca nedenin 1960 askeri darbesi ile merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının hukuksuz olarak uyduruk mahkemede sözde yargılanıp idam edilmesiydi.

            Sayın Kılıçdaroğlu da “helalleşme” sözü ile bu haksızlığı gidererek CHP de yeni bir sayfa açıp bu tarihi lekeyi silmek istemiştir. Ancak ölen geri gelmiyor. Bu tutumuna parti içinde “suçu kabullenme” gerekçesiyle geçmişte karşı çıkanlar da olmuştur. Ancak zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu söylemini haklı bulacağını ve yerinde bir çıkış olacağını gösterecektir. Ne yazık geçmişin bu kirli vebal ve sorumluluğu sayın Kılıçdaroğlu’nun şimdilik omuzlarında kalmıştır.

            Önümüzdeki günlerde CHP kurultaya gidecektir. Mayıs ayında yapılan genel seçimlerin mağlubiyet faturasını ona çıkaran en yakın çalışma arkadaşları “partide değişim” gerekçesiyle genel başkanlığa Özgür Özel’i aday olarak çıkardılar. Kılıçdaroğlu da haklı olarak “seçimi kazansaydım hepsi benim yanımda olacaklardı” diyerek siyasetin bir geçeğini vurgulamış oldu. Bir taşla birkaç kuş vurmak isteyen İBB Başkanı İmamoğlu ise koltuğunu kaybetmemek için rakip adayı destekleme kararı aldı. Halbuki onu bir ilçe başkanlığından alıp İstanbul gibi bir dünya şehrine başkan yapan odur. Siyasette vefasızlık mübah sayılıyor. Minnet duygusu çok ağırdır. Onu herkes taşıyamaz. Nitekim İmamoğlu’da taşıyamadı.

            CHP gibi aydın, aristokrat kişilerin olduğu bir partinin muhalefetine her zaman ihtiyaç vardır. Ancak genel başkanlık seçimleri de dahil tüm seçimlerin, gizli kapılar ardında tespit edilen delegelerle değil, partilere kayıtlı seçmenlerin oyları ile yargı denetiminde yapılması demokrasiye uyar. Diğer yollar, partiyi ve partilileri böler. Genel başkanlar, sırf vekiller üzerinde yanlışları otoritelerini sağlamak için, egemenliğin millete verilmesine razı olmuyorlar.

            CHP’nin genel başkanlığına kim seçilirse seçilsin, geçmişte yaşanan yanlışları tekrarlamasın. Sırf iktidar hasretiyle, terör örgütleri ile ittifaka girmesini sağduyulu halkımız asla affetmez. Nitekim affetmedi de. El altından HDP ve FETÖ’cülerle işbirliğine gidilmeden seçime gidilseydi, daha çok destek görürdü.

            CHP Kurultayının bu duygu ve düşünceler altında hayırlı olmasını diliyorum.

           

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Aksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler