Cumhuriyetimizin 100. Yaşı Kutlu Olsun

Cumhuriyetimizin 100. yaşını geçen hafta kutladık. Aslında ismi konmuş olmasa da TBMM’nin açılmasıyla 1920’de yeni devletimiz şekillenmişti. İngilizle...

Cumhuriyetimizin 100. yaşını geçen hafta kutladık. Aslında ismi konmuş olmasa da TBMM’nin açılmasıyla 1920’de yeni devletimiz şekillenmişti.

İngilizler, İstanbul’da Meclisi Mebusan’ı kapatınca, Ankara’da Mustafa Kemal ve kurtuluş savaşçıları stratejik bir adımla TBMM’yi açtılar. Meclisi Mebusandan Anadolu’ya geçenler, yeni seçilen üyeler ve kurtuluş savaşının askeri kanadındaki subaylardan yeni Meclis oluştu. TBMM hem kurtuluş savaşını yönetip başarıya ulaştırdı, hem de yeni devleti yapılandırdı.

Böylece daha Osmanlı yıkılmadan yeni devletimiz kurulmuş oldu. TBMM, cumhuru, yani halkı temsil ediyordu. Halkın temsilcileri, mecliste çoğunluk ile karar alıyor ve kanun çıkarıyordu. Cumhuriyet adına 1923’te kavuştu.

Kurtuluş savaşını yöneten kadrolar ve Meclisteki temsilcilerin çoğunluğu cumhuriyetçiydi. Fakat cumhuriyetin rengi ve işleyişi hakkında görüş ayrılıkları vardı. Dindar cumhuriyetçilerden, demokrat cumhuriyetçilere ve laik cumhuriyetçilere kadar uzanan geniş bir yelpaze söz konusuydu.

Bu görüş ayrılıkları cumhuriyetin ilanı ve sonrasındaki dönemde politik mücadelelere de yansıdı.

Cumhuriyetimizin 100 yıllık sürecini üç dönem halinde incelemek mümkündür. Kuruluş döneminde Mustafa Kemal önderliğinde laik, seküler ve batılılaşma taraftarı cumhuriyetçiler kurucu iradeye hâkim oldular.

Balkan, birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşından çıkmış bir halk olarak, fakirlik, hastalık ve eğitimsizlik gibi çok büyük sorunlarımız vardı. Bunlar ile o günkü şartlara göre başarılı bir mücadele verildi.

İki kez mini demokrasi denemesi yapılsa da 1950’ye kadar tek partinin olduğu, ülkeyi partili cumhurbaşkanın yönettiği, “parti devleti” olarak tanımlanabilecek otoriter bir cumhuriyetimiz vardı.

Kurucu irade, laiklik, sekülerleşme ve batılılaşma hedefleri doğrultusunda kültür, dil, eğitim ve hukuk alanlarında radikal devrimler yaptı. Toplumun ve devletin temel paradigmalarını değiştirdi.

Atatürk döneminde ortaya çıkan sanayileşme çabaları, İsmet İnönü döneminde büyük ölçüde sekteye uğradı. 2. Dünya Savaşına girmemiş olmamız siyasi bir başarıydı.

Cumhuriyetimizin ikinci dönemi “demokratik cumhuriyet dönemi” olarak tanımlanabilir.

1950’de çok partili döneme geçiş ile birlikte ekonomi, sağlık ve eğitim alanlarında yeni gelişmeler sağlandı. Barajların, yolların yapılması, şehirleşme ve imalat sektörü gibi alt yapı yatırımları önem kazandı.

Darbe ve muhtıralar ile demokrasiye kısa süreli aralar verildi.

Rahmetli Adnan Menderes, Demirel ve Özal’ın birinci ve ikinci dönemlerinde kendi şartları içinde siyasi ve ekonomik alanlarda önemli başarılar yakalandı.

Rahmetli Ecevit ve Erbakan iktidarında gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı, batıyla ilişkilerimizde dönüm noktası oldu.    

Özal’ın Türk ekonomisini dünyaya entegre etmesi, özgürlükleri genişletmesi ve ihracata dayalı sanayiyi ve savunma sanayisini öncelemesi bugünkü gelişmelerin motoru oldu.

Milenyum sonrası cumhuriyetimiz üçüncü evresinde, demokratik işleyiş içerisinde, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde “muhafazakâr demokratların” iktidara geldi.

Bu dönemde askeri vesayet mücadelesi 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasıyla sonuçlandı. 

Her bölgeye önemli yatırımlar yapıldı. Yol, havaalanı, köprü, okul, üniversite, hastane, kamu binaları, konut, iletişim teknolojileri ve savunma sanayi yatırımları başı çekti.

Bizim için uluslararası alanda tek merkez batı olmaktan çıktı, doğu ve Afrika açılımları uluslararası manevra yeteneğimizi geliştirdi. Ülkemiz bölgesel ve global alanda güçlü bir oyuncu olma yoluna devam ediyor.   

Sayın Erdoğan’ın seçim ile çeyrek asrı aşacak iktidarı, cesur kararlar ve kaotik dalgalanmalar ile sürüyor.

100. yaşında, bütün dönemlerin pozitif katkılarıyla, Cumhuriyetimiz çok daha güçlü, geleceğimiz çok daha parlak.

Fakat hâlâ adalet, ekonomi, eğitim, teknoloji, sağlık, güvenlik, terör, bölgesel ve uluslararası kabul gibi birçok alanda yapacak daha çok işimiz var.

Bir asırlık cumhuriyetten, payidar cumhuriyete yolculuğumuz kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedat Bostan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Günebakış Trabzon Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Günebakış Trabzon Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Günebakış Trabzon Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Günebakış Trabzon Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Trabzonspor bu sezon ligi kaçıncı sırada bitirir?
Tüm anketler