banner114
banner146

         

         Vaktiyle imzalanan Lozan antlaşması görüşmeleri de zafer ilân edilmişti amma şimdi Hezimet çıkmaya başladı. Çünkü Yunanistan adaları silahlandırıyor. Lozan antlaşmalarında ise adalar silâhsız kalacaktı şartı vardı. Bu yüzden rahmetli tarihçi ve hukukçu Kadir Mısıroğlu iki cilt Hezimet kitabı yazmıştı. Şimdi dedikleri bir bir çıkmaktadır. Zaten rahmetli Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey de tarihçilerin açıklamalarına ve gazetelerdeki yayınlarına göre muhalefetini o zamanki Lozan görüşmelerine adaları vermek konusunda başlatmıştı. O yok edilmeden adalar verilemedi ve de Lozan Antlaşması imzalanamadı. Tarih takvim rakamları da bunun belgesi. İsteyen karşılaştırabilir.

       Bu nedenle Madrid ve NATO görüşmelerine şimdi bir görünüşte zafer diyoruz amma sonra hezimet çıkabilir. Kalleşlik olabilir. Tıpkı Yunanistan’ın yapığı gibi. Silahsız turizm ve tabiat adalarını deniz içinde Türkiye aleyhine silahlandırması gibi. Ona bunu ABD İngiltere ve İsrail yaptırıyor. ABD açıklama yaptı. Ege adalarının silahlandırılması ve oralarda üs kurulması Rusya’ya karşıdır. Rusya’nın Varşova Paktı şimdi yok ki. Sovyet NATO’su da yok. ABD’nin zoru ne? Belli ki Türkiye. Parası verilen uçaklarımızı vermeyişinden de belli. Rusya’dan füze alışımıza karşı çıkmasından belli. Peki kendi füzelerini sen kendin niye yok etmiyorsun? Böyle NATO’culuk mu olur? İşte Türkiye   Madrid ve NATO görüşmelerinin sonrasını hezimet olmayacak şekilde sağlam antlaşmalarla pekiştirmelidir. Hiç taviz verilmemelidir. Türkiye İstiklâl savaşından galip çıkmasına rağmen adalar konusunda taviz vermiştir. Şimdi ise Türkiye’yi bu kozla tehdit ediyorlar.

       Ben yazımın başlığına “Madrid’deki NATO görüşmeleri” demedim. Çünkü NATO’da başka görüşmeler de oldu. Ukrayna ve Rusya meselesi halâ konuşuluyor. NATO kendi işine bakmıyor ki başkalarının işlerine karışıyor. Sanki kendi adilmiş, mutluluk dağıtıyormuş, barış saçıyormuş gibi. İşte asıl bu aldatmacada Türkiye oyuna gelmemelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın onlara tükürdüklerini yalatacağına inanıyorum. Fakat bunlar eskiden Atatürk’e bile kalleşlik yaptılar. İlâç verip öldürdüler. Gazi Mustafa Kemal sözüne şehit olup olmadığı hiç eklenmedi. Bu zihniyet vaktiyle dört Halifeyi şehit ettiler. Fatih’i zehirlediler. İmam-ı Azamı hapishanede işkence ile öldürdüler. Bugünkü liderlere de fırsat bulsalar daha beterini yaparlar. Bu nedenle Türkiye çok uyanık olmalıdır. Türkiye’yi silahla yenemeyenler; yanardağlar gibi patlamasına karşı duramayanlar ilaçla, bozuk gıdalarla devirmek istiyorlar ki bu da zafer yerine hezimet olur. Avrupa’da çikolatalara virüs katıldı bile. Bu da kendi itiraf ve açıklamaları. Bunlar 1950 sonrası Menderes Türkiye’sini de Amerikan süt tozuyla çocuk yaşta bozdular. Hatta Menderesi idam bile ettirdiler. Şimdi de gıdaların genlerini bile bozuyorlar. İsrail Türkiye’ye zürriyetsiz domates bile sattı. Siyasi durumlarda böyle zürriyetsiz çıkıyor. Bu durumda Türkiye’nin sonrasında hezimet ortaya çıkabilir. Yüce Allah fırsat vermesin. Dede Korkut’umuz “Su uyur, düşman uyumaz” diyor. 15 Temmuz zaferine hazır olduğumuz zamanki gibi Madrid ve NATO anlaşmalarından gelebilecek hezimete şimdiden hazır olalım ki zaferlerimiz devam etsin. Zaferlerimiz hezimet olacağına hezimetlerimiz zafer olsun. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.