banner114

İki haftadır, Amerika Kıtası'nın güzide ülkesi Meksika'daydım. Bu süre zarfında, Trabzonspor'u yaklaşık oniki bin kilometre uzaktan takip etmek zorunda kaldım. Trabzonspor, Fenerbahçe'yi mağlup ettiği dakikalarda, uçağımız okyanusun üzerinde seyir halindeydi. Mexico City'ye indiğimizde telefonu açıp maçın sonucunu çok merak etmiştik. "Trabzonspor kazandı" mesajını görünce, Karadeniz Fırtınası'nın şampiyonluk yolunda avantajlı konuma geçtiğini düşündüm. Ardından ligdeki Gençlerbirliği galibiyeti avantaja avantaj kattı. Kupa maçlarıyla gelen moral ise, "bu sene o sene" sloganının gerçekleşme ihtimaline camiayı daha da inandırdı. 15 Şubat itibarıyla Türkiye'ye döndük ve bordo mavili takımın lider olma maçı geldi çattı. Hüseyin Çimşir ve oyuncuları, hedefe varmak için Sivasspor engelini de geçmek zorundaydı.

Trabzonspor, maça golle başladı. Sorlöth yine golünü atarak takımının maça moralli başlamasına ön ayak oldu. İlk yarıda, maçın geneline hakim olan Bordo Mavililer'di. Devreye, çok iyi oynamadan(rakibinden daha iyi oynayarak) iki farklı üstünlükle giren ev sahibi takım, lider olmak için sahada inanılmaz şekilde mücadele ediyordu. İkinci yarı ise, Trabzonspor oyun olarak da rakibine göz açtırmadı. Rıza Çalımbay'ın takımının kaleyi bulan ilk şutu tam tamına altmışaltıncı dakikada Uğurcan'a atıldı. Guilherme ve Ndiaye orta alanda at koştururken, Sosa ve Pereira adrese attıkları toplarla tecrübelerini sergilediler. Maçın son saniyesinde gelen Sivasspor golü, puansal anlamda yok hükmündeydi. Üç puanı alan Trabzonspor, maç eksiği olmasına rağmen liderlik koltuğuna da oturmuş oldu.

Futbolculuk dönemini gayet iyi bildiğim dürüstlük ve istikrar abidesi Hüseyin Çimşir, yeni bir başarı hikayesi yazmakta! Takımdaşlık seviyesini bir çıta daha yukarı çekti. Manuel da Costa, Guilherme ve Ndiaye takıma çok şeyler katıyor ve daha da katacağa benziyor. Nwakaeme'nin sakatlanıp çıkmasına rağmen Karadeniz Fırtınası maçın her anı oyundaydı. Maçın favorisi, sürprize izin vermeyerek çok önemli maçı kazandı. Türkiye'deki en iyi futbolu oynayan Trabzonspor'da, Sorlöth'ü Sosa'yı Obi Mikel'i Ndiaye'yi Pereira'yı durdurmak çok zor. Belki de, "O Sene Bu Sene" sloganı gerçek olacak. Medical Park Stadyumu'ndaki galibiyetlere bir yenisini daha ilave edenler, sezon sonu ipi göğüslerse tarihe geçecekler! Sabreden ve daha sakin olmayı başaran takım, şampiyonluğun en büyük adayıdır. An itibarıyla, görünen o ki sahada ve diğer yerlerde doğru işleri en iyi yapan kulüp Trabzonspor! Filmin sonunu, herkes gibi ben de merak ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108