banner114

Bugün kınalı kuzumuz ile hem dertleşelim, hem de birçok konuda istişare yapalım istedik.

O nedenle kınalı kuzumu kahve sohbetine çağırdık.

Sağ olsun kendisi de bizi kırmadı, davetimize hemen cevap verip icabet etti.

Hoş geldin kınalı kuzumuz.

-Hoş gördük.

Nedir piyasaların durumu var mı kayda değer bir şey?

-Bende yok, sizde var mı?

Kınalı kuzumuz aslına bakarsan seni sohbet etmek için davet ettik, bir de bazı konularda istişare yapmak için.

-Ne demek? Ne isterseniz yaparız, siz benim ailemsiniz.

Geçen hafta kınalı kuzumuzla hakem camiasına değinmiştik, bundan dolayı, hiç geri dönüş oldu mu sana?

-Vallahi, bana dönecekler diye ben araştırma yapıp, sizlere yazdırmıyorum. Ben aldığım görevi en layık şekilde yapıp sizlere getirmeye çalışıyorum.

Doğrudur güzel kuzumuz, bundan hiç şüphemiz yok.

-Hakemlikten bahsetmişken, biraz bilgi paylaşayım sizlerle. Ne yazık ki o kurumda ağabeylik yapacak kimse kalmamış. Herkes yaşanan olaylara bıyık altı, kıs kıs gülüyor. Mesela orada ağabeylik yapacak isimlerin başında duayen hakemlerden Yusuf Yaylı geliyor. Herkes de Yaylı’dan şikâyetçi. Hatta Yaylı için şu ifadeyi kullanıyorlar; Yusuf Yaylı soyadı gibi yaşanan olaylara, yayla misali pardon yaylı misali kalıyormuş. Anlatılanlara ve benim takip ettiğime baktığımızda, seveni çok yokmuş.

İlahi kınalı kuzumuz şimdi iş çıkarma, Yusuf Yaylı camianın sevilen isimlerindendir. Yapıcıdır, koruyucudur, özverilidir, egosuzdur, sen şimdi suyu bulandırmak istiyorsun.

-Size öyle geliyor, hadiyin gidin bakın, hakemler derneğine. Kusura kalmayın kazın ayağı öyle değil. Yusuf Yaylı ağabeylik yapamıyor. Abdullah Su’nun yaşadığı olaya bile seyirci kaldı. Adamın kolu bacağı kırılıyor Yusuf Yaylı sesini çıkarmıyor. Neyse bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum.

Kınalı Kuzumuz hakemler bizim hakemlerimiz, camia bizim camiamız, sahip çıkmamız lazım, her kurumda böyle sıkıntılar olur.

-Ben de olaya o pencereden bakıyorum. Ancak hakem camiası cadı kazanı gibi, kaç parçaya bölünmüş? O şunun adamı, bu şunun adamı… Onlar bir gurup, onlar onun ayağının kaymasını bekliyor gibi konular hakim Trabzon hakemliğinde. O nedenle diyorum ki, iyi bir ağabey ancak toparlar orayı.

Neyse kınalı kuzumuz sen yine de sahip çık.

-Benim çıkmamla olacaksa, hemen oradan birkaç mikseri kapı dışı yapar, biletlerini keserim. Neden birlik ve beraberlik içerisinde olmuyorlar onu da bilmiyorum. Neyi paylaşamıyorlar? Bir araya gelseler var ya, neler neler yaparlar? Camianın büyüklerinin yapacak olduğu tek şey var, gençlerin önünü açıp, onlara destek olmaları… Ancak istiyorlar ki, hep biz olalım, hep bizim dediğimiz olsun. Yok arkadaş öyle bir dünya.

Güzel kuzumuz, bu konuyu geçelim, çok soran oluyor, Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile ilgili daha bir şey yazmıyorsunuz nedendir? Diye.

-Geçenlerde bir ortamı gözlemledim, neler nelere şahit oldum, Gençlik Spor İl müdürlüğüne karşın ön yargılı olarak değerlendiriyorlar bizleri.

Olur mu öyle şey kınalı kuzumuz?

-Maalesef oluyor, burası Trabzon. Bu sırçalı koltukların gözü çıksın, insanlar makama gelene, koltuklara oturana kadar, saygıda, mütevazılıkta, adamlıkta asla kusur etmiyorlar. Ne zaman koltuğa oturursalar, aaa birde ne görelim?  O adam gitmiş, onun yerine sanki başka birisi gelmiş. Ne yazık ki bunları yaşıyoruz, dolayısıyla da hayal kırıklığı yaşamaktayız.

Ne diyelim kınalı kuzumuz, olur böyle vakalar, ilk kez yaşanmıyor ki, bu gibi olaylar?

-Maalesef öyle, yapacak çok da şey olmuyor. Yine de olsun, biz zamanı geldi mi taşı yerine koymasını biliriz. İşini iyi yapan, işine sahip çıkan, işinin ehli olan, herkese sahip çıkmak bizlerin boyunun borcudur. Dün öyleydi, bu bugün de öyle olacak, yarın da devam öyle edecek.

Güzel kuzumuz, biz sohbet yapıyoruz, canını sıkma biz hancı onlar yolcudur.

-Doğru diyorsunuz, ama şunu belirteyim, ben sizle olduğum sürece Gençlik Spor İl Müdürlüğü kurumunun ensesinde olacağım. Hani derler ya nefesim nefesinde diye. Aynen orayı öyle takip edeceğim, buradan bunu söylüyorum, Gençlik Spor İl Müdürü Birdal Bey’in orada burada söylediklerini ben duyuyorum ve ona buradan diyorum ”Gün ola, harman ola”

Takma kafana kınalı kuzumuz bizler neler gördük, o oturdukları koltuklardan bugüne kadar kimler geldi kimler geçti… Biraz sabır, hadi sana güle güle….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.