banner114
banner146
banner122

Harmancık...

Bir zamanlar çelik çomak oynadığımız...

Yağmur duasına çıktığımız...

Kazanlar dolusu kaymakla kuymak yaptığımız çimen çiçek cennetimiz...

Çınarlı ile Şanlı Köylerini kılıç gibi ortasından ikiye ayırdığından dolayı ‘Kılıçtepe’ demişlerdi.

İşte bu Kılıçtepe’nin yamacındaydı Büyük Gelin’in Evi.

Oğlu Ömer, Kafkas Cephesi'nde şehit düşünce...

Dedemden, Ninemden ne kadar da dinlemiştim hikâyesini?

Sanki onlarla yolculuk yapmıştım geçmişe...

Patikalarda koşturmuş, soğuk sulardan içmiş, sarp geçitlerden geçmiştim.

***

Hemen her mevsim kokan kır çiçekleri karşılardı sizi...

Birkaç adım attığınızda hissederdiniz kekikleri, yabani naneleri...

Deniz rüzgârı ile dağ rüzgârı burada birbirine karışır, bambaşka bir klima oluşurdu.

Belki de bu yüzden diğer yerlerde olmayan yosunlar, renkler, kokular buradaydı.

Şana” dedikleri büyük köyün tam ortasındaydınız.

Karşınızda Uz Dağı, Çamlıdağ...

Elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi Sancak ve Kaşüstü...

***

Hayvanlar bayılırdı bu yamacın çayır çimenine...

Annem, “otları çok yağlı” derdi. O orakla biçerdi, biz de tırpanla... Kurutulunca öyle bir kokardı ki... ‘Merek’ yanından değil de bir baharatçı önünden geçerdiniz sanki.

Kılıçtepe yamaçlarında yok yoktu... Yabani beşbıyıklar ki biz “muşmula” derdik.

Kocayemişe “anderhana"... Kuşburnuna “yabangülü”...

Ve daha neler neler... Yeni yeni adlarını öğrendiğimiz bitkiler...

Sarı çiçekleri olmasına rağmen “karahindiba"...

***

Bizim için bir yeryüzü cennetiydi Harmancık.

Gel zaman git zaman bir kütüphane yapmak nasip oldu.

Sanki dört bir yanım kitap dolunca... Dev bir masa ve notlar...

Daha dolu dolu yazacağım gibi bir his vardı içimde.

Çünkü yazmak için her şey yanımda...

Ninemin “dünyanın en güzel köyü” dediği...

Şana...

Şimdi gemi gibi...

Güvertesinde ağaçlar yükseliyor, sağında solunda çiçekler...

Her geçen gün daha çok ilgi çekiyor. Uzaktan yakından kitap dostları ziyaret ediyor.

Bazen sis doluyor vadilere, gemi sanki denizde yüzüyor.

Geceleri geminin ışıkları yanınca çok güzel görünüyor.

Yavaş yavaş alışıyor insanlar; hediyeler kitaplar birbirini izliyor.

Son olarak Kocaeli Gölcük Belediyesi tarafından 300 kitap ve bir bilgisayar bağışlandı.

Şana, salgın dolayısıyla köyde kalan çocukların ve gençlerin imdadına yetişecek gibi…

Maske ve mesafeye de dikkat ederek...

***

Zaman zaman sağlık, tarım ve iletişim adına mini toplantılar yapılsa da…

Hayalim, Şana’da günlük hayattan uzaklaşılması…

Sanat ve edebiyat konuşulması…

Yazlık sinema tadında eski filmler, belgeseller…

Geminin kütüphanesinde, güvertesinde ve terasında kitap okunması…

Olabilecek en sakin ortamda ders çalışılması…

***

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Murat Zorluoğlu da Şana’yı ziyaret etti.

Çınarlı Mahallesi Muhtarımız Yusuf Ziya Yılmaz ve Şanlı Mahallesi Muhtarımız Atakan Ateşçi ile birlikte bizleri dinledi.

Özellikle ulaşım konusunda destek vereceğini söylemesi Şana için çok önemliydi.

2021’deki beklentimiz ise...

Sahile kadar inen iki mahallemizin yollarının beton ya da asfalt olması...

Bir de...

Çınarlı ve Şanlı Mahallelerine belediye otobüsü sağlanması...

Bu sayede köyde oturup şehirde çalışanların sayısında ciddi bir artış olabilir.  

Öğrenci ve kitap dostları için de kütüphaneye ulaşım daha rahat hale gelebilir.

***

Kütüphanemden Mektuplar' şimdilik bu kadar.

Ülkemizin her köşesinde kültür sanat adına yapılacak o kadar çok şey var ki...

Su gibi içilmez, ekmek gibi yenilmezler...

Fakat hayatımızı güzelleştirirler.

Özellikle Doğu Karadeniz’de kenarda köşede ne varsa yazmak isterim.

Haberimiz olsun yeter.

Sağlıcakla kalın.

Maske, mesafe, hijyen ve kitapla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.