banner114
banner146
banner122

TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş, daha önce de görevden alınan başörtülü bir daire başkanına mobbing uygulamıştı. Eski Daire Başkanı Berrin Soygenç inanılmaz baskılara maruz kalmış, psikolojisi bozulmuştu. Eşinin durumuna daha fazla tahammül edemeyen kocası Hakan Soygenç, yapılan bu mobinge yanlışla karşılık vermiş ve TİSKİ Genel Müdürü’nü darp etmeye kalkmıştı. Sonra hepimizin bildiği gibi ‘Kocasının saldırısının hesabı Berrin Hanım’dan sorulmuştu!.. Berrin Hanım’a soruşturma açılmıştı. O soruşturmanın sonucunu bileniniz var mı?..

Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo o günden daha vahim… Saadet Partisi’nin İl Başkanı, siyasi bir açıklamasından ötürü cezalandırılmak isteniyor. Üstelik önce mobbinge maruz bırakılarak… Dün Berrin Soygenç’e yapılanlar belki tek başına bir kadına karşı yapılmıştı. Ama bugün Kurt’a karşı yapılanlar tüm Saadet Partisi camiasına yapılmıştır.

Sırf Belediye işçisi olduğu için bir il başkanını makama çağırıp 45 dakika bekletemezsin… Sonra içeri alıp mobbing uygulayamazsın… Oturmak isteyen il başkanına ‘Oturmayacaksın. Ayakta kalacaksın’ deyip… Ayakta bekletip hakaretler yağdıramazsın. Hakaretler bitince de ‘Çık dışarı’ deyip kovamazsın. Sen bir bürokratsın ve haddini bileceksin. Saadet Partisi İl Başkanına yapılan muamele tüm İl Başkanlarına.. Tüm siyasilere yapılmıştır. Trabzon, bugüne kadar böylesi bir hadsizlik ile karşılaşmamıştır. Bu tavır kabul edilemez ve mutlaka cezalandırılmalıdır. Bu anlayışı bugün korumaya kalkanlar yalanlayarak sıyrılmaya çalışanlar yarın cevabını halktan alacaklardır. Zira hakikatler halkın vicdanında mutlaka yankı bulur.

günebakış gazetesi olarak kendimize 20 yıldır Bölgenin vizyonu ve vicdanı misyonu biçtik. Her yayın kuruluşu kendine benzer misyon yükleyebilir. Takdir kamuoyunundur. Zira yaptığımız her haber ve yorum kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bu çerçeveden olarak.. Dün siyasi partimizden birinin yetkilisi aradı. günebakış’ın yaklaşımının tek taraflı olduğunu.. TİSKİ Genel Müdürü Ali Tekataş’ın da dinlenmesi gerektiğini söyledi. Tekataş’ın İl Başkanı Kurt’u kapıda 45 dakika bekletmediğini iddia etti. Önceki örnekleri anlatarak kanaatimizi belirtip iki şey söyledik: 1-“Bir siyasi partinin İl Başkanı yalan söylemez. Hele hele Cevat Kurt, asla tevessül etmez.” 2-Ortak kanaat için, herkese açık alanda kamera kaydı ölçüdür. Bunu ölçü alalım. İzlediğimizde kimin yalan söylediği ortaya çıkacaktır. Kamera kayıtları paylaşılsın. 45 dakika bekletilip bekletilmediği belli olur. Ancak bir şartla… Kamera kayıtları güvenilir birine teslim edilmeli. Zira Genel Müdür kayıtları kesip birleştirebilir. Kayıtlar bilirkişi marifeti ile incelenmelidir. Yoksa yine kesip doğrayıp istedikleri yeri servis edeceklerdir.

Kamera kayıtları bilirkişi eliyle incelensin önerimiz kabul görmedi. Soruşturma aşamasında olmazmış. Soruşturmayı yapanlar zaten yargılayanların kendileri… Hem hakimler hem de savcı… Malzeme de ellerinde… Yani bütün gücü elinde bulunduranlar yargılıyor. Herkesin susmasını isteyenler… Herkesi bir şekilde ve farklı yöntemlerle susturmaya çalışanlar… Bu kez karşılarında Trabzon’un vicdanını buldular. Saadet teşkilatı da muhalefet partileri de, özgür basın kuruluşları da buna izin vermeyecekler. Yeri gelmişken başta muhafazakâr STK’lara sesleniyoruz. Zulme uğrayan herkesin ve her kesimin sesi mi yoksa yalnızca AK Partililerin sesi mi olacaksınız? Yoksa her biriniz bir kurumda çalıştığı için ‘sıra bize de gelebilir’ korkusuyla sessiz mi kalacaksınız?.. Yoksa belediyeden aldığınız yardımların kesilmesinden mi endişe duyacaksınız? Unutmayınız ki, bu imtihan sizin de imtihanınız…

Son bir not da, son dönemde uğradığı zulüm karşısında hukukunu savunduğumuz Sayın Berrin Soygenç’e… “Berrin Hanım… Bu süreçte öğreniyoruz ki meğer Daire Başkanı iken ve güç elinizdeyken… Gücünüzü diğer dava arkadaşınız Recep Köksal’la birleştirip o muktedir günlerinizde siyasi bir beyanat verdiği için Saadet Partisi İl Başkanına ceza kesmişsiniz!.. Bu bilgiye bugün ulaştık. Sonra da Allah’ın hikmetine baktık. “Dün zulmedenlerin bugün zulme uğradıklarına inandık.” Siz ne dersiniz? Zulüm payidar değilmiş değil mi? Biz buradayız ve gücü elinde bulundurduğunda zulmedip, günü gelince zulme uğrayanların da hukukunu savunacağız. Zira, Kurt’un şahsı ve makamı önemli değil. Bizi ilgilendiren, mobbinge maruz kalması ve zulme uğramasıdır. Mobbing yöntemiyle susturulmak istenen Kurt’u savunmak zulme karşı çıkmaktır." Öyle değil mi Berrin Hanım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.