banner114

Kayalıklarda yaşıyor.

Biraz diplerde…

Yem seçmiyor.

Yakalamak için ustalık gerekmiyor.

O zaten yakalanmak için can atıyor.

İşin en ilginç tarafı sudan çıktıktan sonra da kolay kolay ölmüyor.

Çok çok inatçı yani…

***

İki yüzgeç bir kuyruk

Başına buyruk

Böyle tanımlıyorlar ‘kovit’i.

Nerede olsa karşılarına çıkıyor balıkçıların.

Küçükleri denize bırakılıyor.

Büyükleri kovaya…

Kedilere verenler de var.

Yem olarak kullananlar da…

***

Tam da bu aylarda yumurtluyor.

Yani Temmuz Ağustos ‘kovit çoğalma zamanı’...

Fakat kimse yüzüne bakmıyor bu çirkin balığın.

Balıkçılar, meraklılar...

***

Kovit…

Sularda karşımızda…

Bulmacalarda…

Bugünlerde alan büyüttü başımızın belâsı...

Nereye gitsek orada.

***

Kovitten kaçmak ya da kaçmamak, işte bütün mesele bu.”

Balığı inatçı olunca...

Virüsüne de bulaşmış huyundan ve suyundan.

Hani keşke kediye versek de yese...

Ya da tekrar suya atsak geri gelmese.

***

Şu salgından bi kurtulsak...

Fakat plajların halini görünce…

Düğünlerin…

Sokakların, bayram buluşmalarının…

Sosyal hayatın...

O, anlata anlata bitiremediğimiz sosyal mesafe yerlerde sürünüyor.

Maskeler dirseklerde...

Hijyen?

Nedense “kaya balığı” geldi aklıma…

Biz, “kovit” derdik.

Oltamıza takılsa sevinmezdik.

***

Sağlık Bakanımız Fahrettin KOCA’nın açıklamalarıyla hemen her akşam şöyle bir kendimize geliyoruz, o kadar…

Sonra yine bildiğimizi okuyoruz.

***

Bu süreçten çok şey öğrendiğimiz, doğrudur.

Bünyemizi daha iyi tanıdığımız, ülkemizi...

Dünyanın dört bir köşesine yardım malzemeleri taşıyan uçaklar gururumuz oldu.

Ve sağlık çalışanlarımız...

‘Savaş’ın en ön cephesindeler.

Verdikleri mücadele iz bıraktı.

Her birinin hikâyesi düşecek sayfalara, ekranlara...

Dillere gönüllere...

Sevgili Sağlık Çalışanları...

Sizler ne güzel insanlarsınız.

Yürekli ve merhametli...

***

Çok zorlu bir süreçten geçiyoruz.

Uzmanlara bakılırsa ‘ikinci aşama’ya doğru dolu dizgin gidiyoruz.

Tarih, mutlaka bunu da yazacak.

Yaptıklarımızı yapmadıklarımızı...

Yapamadıklarımızı...

***

Hani şair “olursa bir şikayet ölümden olsun" diyor ya...

Grip gibi garip bir şey bu kovit.

İnatçı mı inatçı...

Türedi mi yoksa türetildi mi henüz bir muamma...

Nasıl da bağlamış elimizi kolumuzu?

Bir an önce ilacı, aşısı bulunsa...

Diğer hastalıklar  neyse de...

Uzayın derinliklerinin keşfedildiği dönemde her gün kovite yeni kurbanlar vermek...

İnsanın zoruna gidiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yüksel Yavuz 2 ay önce

Hocam kıyaslaman yorumun çok iyi her ikiside aynı
ALLAH HEPİMİZİ KORUSUN