banner114

Hastalıkta ve ekonomi de kötü günlerden yaşıyoruz. Virüste, döviz de ve altın da hızlı bir artış var. Hastalıkta maske- mesafe kuralına uyulmazken, ekonomi de döviz artışları ülkeyi zora sokuyor. Merkez Bankası uyguladığı para politikasının sürdürülemez hale gelmesi dolaysıyla döviz kurları yeni rekorlar kırmayı sürdürdü. Dolar, Euro ve Altın üçgeninde yarış tüm hızıyla devam ediyor. Domates, Biber, Patlıcan misali pazarın baş tacı ürünler gibi. Dolar 2 aydır 6.85 civarında stabil seyrederken biranda 7.306 ile piyasaları salladı. Aynı oranda Euro ve Altın yarışın favorileri oldular.

Dolar, Euro ve Altın zirveye koşarken, Türk lirası adeta devalüasyona uğradı. Türk lirasının kabus üstüne kabus görmesi hiç de iyi değil. Asgari ücret 4 yılda 127 dolar küçüldü. Yine asgari ücretli son 2 yılda 3 çeyrek altın kaybetti. Yani rahmetli Barış Manco'nun şarkısında söylediği gibi, " domates, biber, patlıcan " misali.  Dolar, Euro, Altın lay lay lom. İşsizlik çığ gibi büyüyor, asgari ücretli ile emekli dibe vurdu. Tüm bunlara rağmen bir plan bir politika bir güven bir beklenti yada bir umut var mı!. Bu durumda bu ülkeye yabancı yatırımcı gelir mi!. Bizim dış politikada ki, yetersizliğimiz, adalet eksikliğimiz, hukukun dengesizliği ve özgürlüklerin kaybedilmesi ayrı birer sorun olarak dimdik ayakta duruyor.

Hastalık bir yandan ekonomik çöküş bir yandan. İşin kötü tarafı sadece döviz değil, Türk lirası paramparça oldu. Hiç kimsenin işine yaramıyor ve hiç kimse memnun kalmıyor. Merkez bankası siyasal baskıya boyun eğmiş, talimatla iş yapar hale gelmiş. Kendine ait bir para politikası uygulayamıyor yada bunu beceremiyor. Kentsel dönüşüme girmiş hasarlı evler gibi. Karotu alınmış, yeniden yapılması kaçınılmaz olmuş. Yani açık, açık söylemek gerekirse palyatif yöntemlerle ekonominin kurtulması artık mümkün değil. Ne yapıp yapıp güveni yeniden inşa etmek zorundayız.   Ekonomi ile ilgili zayıf yöneticilerden biran önce kurtulmalıyız. İsraf ve liyakata dikkat ederek yeniden reorganizasyon yapılmalı, gerekirse sistem değişikliğine gidilmelidir.

Kötü günlerden geçtiğimiz gerçeğini sanırım artık herkes iyi görüyor. Anlamsız kısır çekişmeleri bir yana bırakıp, paranoyadan vaz geçmeliyiz. Korkunç bir tablo ile yol aldığımız ortada. Karantinaya girmesi gereken bir ekonomik yapımız var. Virüs bir yandan, ekonomik açmazlar bir yandan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.