banner114

Şükrü Kuleyin’in önemli bir paylaşımı.

Kuleyin’in düşüncelerine yorum yapmadan bizler de aynen katılıyoruz.

“Taraftara teşekkür seyirciye sitem;

Kardeşim çoğunuz bedava maça gidersiniz…

Kafamıza her maç sonu hoca kesilirsiniz...

Bu arada utanmadan arlanmadan ilk hatalarında yerli futbolcu kardeşlerimize küfür edersiniz…

Siz var ya siz yeminle kompleksli ve yabancı hayranısınız…

Ulan;

Yabancılar hatalı pas atar sesiniz çıkmaz ama Kamil Ahmet, Abdulkadir, Doğan ve Hüseyin yaptı mı başlarsınız hakarete…

Bu çocuklar bizim, bu çocuklar kimse yokken canlarını dişlerine takar tekmeye kafa atarlar ve kapasitelerinin üzerinde mücadele etmeye çalışırlar..

Geçen seneyi hemen unuttunuz…

Bu takım şampiyonluğa gidiyor…

Şimdi köstek değil destek zamanı…

Sabırlı olacağız ve çocuklarımıza sonuna kadar güveneceğiz…

Allah aşkına bu yolda gölge etmeyin en iyisi siz maça bile gelmeyin…

İnanmak başarının yarısıdır…

Biz bu çocuklara ve yabancı kardeşlerimize inanıyoruz...

Bu sene o sene diyoruz ve ‘Olacağız da..!”

BU KADAR ZULME NE GEREK VAR?

Nasıl bir bürokrat?

Nasıl bir müdür?

Bırakın, müdürlüğü bürokrat olmayı bir kenara, Allah aşkına bir koltukta oturmak için bu kadar eğilip bükülmeye ne gerek var?

Veya şöyle de tanımlayabiliriz;  kendisine bu kadar zulüm etmeye ne gerek var?

Yazık günahtır yahu!

Koskoca müdürlükler, koskoca bürokrasi ne hale getirilmiş?

Sırf onlara göre sırçalı koltukta oturabilmek için koskoca makamları adeta yerlerde süründürüyorlar.

İspala ile yerden kazımaya kalksanız ne bilelim ki kazıyabilirsiniz?

Bir arkadaşımız anlattı.

Arkadaşımızın anlattığını aynen sizlere aktarıyoruz.

İl müdürlerinden birisi,  şöyle ipucu verelim, göz önünde olan, sürekli yapmak istediklerini sosyal medyada paylaştıran, kendisine kalsa sorumlu olduğu müdürlüğü şaha kaldırdığını  zanneden o müdür… Anlatılana göre, bakanlarımızdan birisinin babasını karşılama anında, elini öpmek için nasıl mücadele ettiğini gören o arkadaşımız konuşmasını şöyle sürdürdü  ”Elimde makine olsa tam bir resimlikti görüntü, utandım”

Arkadaşımız söyleyeceğini söyledi.

Biz yorumumuzu başka zamana bırakalım.

GÖNLE GİRMİŞTİ

Trabzonspor ve Rizespor camiaları… Yeşil-mavililerin küme düşmesinden dolayı, iki yıl önce küçük bir sorun yaşanmıştı.

Aralarında oluşan buzları, araya kimler girdiyse kolay kolay eritemediler.

İki sezon öncesi yurt dışı kampında Trabzonspor’un ikinci kamp yerine Rizespor da üç gün sonra gitmişti. İki takımın konakladığı oteller arasındaki mesafe ise yüz metre civarlarındaydı.

İşte o kamp döneminde Trabzonspor teknik direktörü olan Ünal Karaman, Rizespor kampını ziyaret ederek, iki takım arasında yaşanan sorunları bir nebzede olsa yumuşatmıştı.

Yani Ünal Karaman o dönem Rizespor camiasının gönlünü fethetmişti.

Şimdi ise Karaman’ın Rizespor’un başına getirilmesi bize göre sürpriz olmamıştır.

Bize göre de yeşil-mavililer Ünal Karaman’ı takımlarının başına getirerek iyi bir iş yaptılar.

İnşallah da başarılı olurlar.

İMAM NE YAPARSA?

Nerede arıyorsunuz?

Niye arıyorsunuz?

Neden birilerini suçlamaya çalışıyorsunuz?

Trabzon hakem camiasında yaşananları bilmeyen mi var?

Hani derler ya; ‘İki kişinin bildiği sır kalmaz’ diye.

Hakem camiasında da yaşananların sır kalmayacağını Yusuf Yaylı da bilmeli, Turgay Güdü de…

Yaşananlar için bir suçlu aramak abesle iştigaldir.

Bizler hakem camiasının birlik beraberlik içerisinde olup, sorunsuz bir kurum olması tarafındayız.

Ne paylaşılmıyor?

Ağabeyler ağabeyliklerini yapacak, küçükler ise saygılarında kusur etmeyecek.

Bir de şunu hatırlatalım; hakem camiasının duayen isimlerine “İmam ne yaparsa, cemaatte onu yapar”

Bilmem anlatabildik mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.