banner114

Çin’de bir yabani hayvan pazarından insanlara geçen ve önce Wuhan sanayi kentinde salgına dönüşen koronavirüs bütün dünyayı sarmış durumda. Özellik ABD ve Avrupa’da hastalık çok hızlı yayılıyor.  Hastalık ülkemizde de çok etkili oluyor. Görülüyor ki Nisan ayı boyunca koronavirüs gündemimizin en acil ve önemli maddesi olarak hayatımızı şekillendirmeye devam edecek.

Hastalıklarla mücadele diğer toplumsal sorunlardan tamamen ayrışmaktadır. Görünmeyen bir düşmanla mücadele, çocuk filmlerinde olduğu gibi… Farkı, hastalık gerçek. Koronavirüs çok hızlı yayılıyor, bir kişiden beş kişiye bulaşabileceği gibi toplu bir mekanda beş yüz- altı yüz kişiye de bulaşma ihtimali olabiliyor. Çok kişiyi hasta ediyor ama fark ettirmiyor, diğer taraftan kronik hasta ve yaşlılara acımıyor. Bizim ve diğer ülkelerin virüsü ülkeye sokmama çabası, virüsün bulaşma hızından dolayı akim kalmıştır. Bu nedenlerle virüsle mücadelede aile, bölge, şehir, ülke, kıta ve dünya olarak birlikte olmalıyız. Ünlü bir şairin sözünün uyarlamasıyla “koronavirüsle mücadele tek tek ve kararlı ve bir orman gibi kardeşçesine”.

Virüsle mücadele sürecinde bireysel ve toplumsal tutum çok önemli olduğu artık anlaşılmıştır. Mücadeleyi yönlendiren otoriteler ve uzmanlar toplumsal tutumun hangi yönde, nasıl geliştiğini bilimsel verilerle takip etmeli ve yapılan çalışmaları hızlıca değerlendirmeye almalalıdırlar. Araştırmaları yapmak alanın bilim insanlarının, araştırmalara katılarak destek vermek vatandaşın görevi olmalıdır.

Bu anlayışla, 29 Mart Pazar günü başkanı olduğum Uluslar arası Stratejik Sağlık Araştırmaları Merkezi (USSAM) araştırmacıları olarak yedi bölge 78 ilden toplam 1586 katılımcının cevap verdiği “Koronavirüsün toplum üzerindeki etkisi” konulu bir çalışmayı tamamladık. Çalışmanın sonuçları toplumsal bilinç ve hastalıkla mücadele açısından ümit verici.

Toplumumuz koronavirüs konusunda duyarlılık kazanmış. Koronavirüs korkulacak bir şey değil, beni etkilemez, bize zarar vermez düşüncelerine katılmıyor. Hastalığın iflah olmaz bir bulaşıcılığı olduğu düşünüldüğünde, duyarlılığının devam ettirilmesi gerekiyor. Hastalıktan dolayı bir miktar tedirginlik var, bu tedirginliğin bireysel ve toplumsal ruh sağlığını olumsuz etkilememesi için dengede tutulması önemli. Virüs insani duyarlılığımızı artırmış. Bu çok iyi, bu durum virüsle mücadeleye kuvvet veriyor.

Toplum virüsten korunmak için Sayın Sağlık Bakanı, bilimsel kurul üyeleri ve uzmanların uyarılarını dikkate alıyor. Toplumun yüzde sekseni yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünüyor. Bilgisine güvenmeyen kesimin bilgilendirme çalışmaları devam etmelidir. Vatandaşların ellerini yıkama, sosyal mesafeyi koruma ve evde kalma konusunda gayretleri üst düzeyde. Vatandaşların kişisel koruyuculara sahip olması desteklenmeli. 

 Virüsle mücadelede toplum, sağlık otoritelerine ve diğer yetkililere, sağlık sistemine ve hastanelere, alınan kararların doğruluğuna yüksek düzeyde güveniyor. Kararların doğru bir şekilde uygulamaya geçirilmesinin desteklenmesi ve gözlenmesi gerekiyor. Toplumun virüsle mücadelede medyaya olan güvenin artırılmasına ihtiyaç var. Medyadaki reyting endişesi, muhalefet etme arzusu ve gereksiz övgülerde bulunma bu durumun nedenleri olabilir. Toplumun alınan ekonomik düzenlemeler hakkında daha fazla bilgiye ve desteklenmeye ihtiyacı olduğu söylenebilir.

Toplumsal kanaat, koronavirüsle mücadelede batılı ülkeler içinde iyi bir yerde olduğumuz yönünde. Pandeminin yaza doğru etkisini kaybedeceğine dair toplumsal inancın gelişmesi için vaka sayılarının stabil hale gelmesi bekleniyor. Virüsle mücadelede bayanlar daha dikkatli.

Sonuç olarak, modern dönemin güçlü batılı devletleri başta olmak üzere, geliştirdiği teknolojisiyle böbürlenen insanlık,  yarı canlı bir virüs karşısında acizliğini anlamıştır. Çıkış; israfı, zulmü, benciliği bırakarak; insani değerleri, dayanışma ve yardımlaşmayı sistemleştirmekle mümkündür.

Koronavirüse mücadelede tek tek güçlü ve kararlı, toplum olarak dayanışma ve yardımlaşma içinde, insanca

Doç. Dr. Sedat Bostan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cengiz Kalaycı 3 ay önce

Güzel açıklayıcı bir yazı tesekkurlwr