banner114

Dedi: Koronavirüs ile ilgili ne kadar endişelisiniz?

Dedim: Herkes kadar… Bulaşma oranını yüksek görmemekle birlikte bırakacağı hasar endişe verici… Buna rağmen herkes kadar endişeliyiz.

Dedi: Spor yapıyorsunuz. Bu süreçte devam ediyor musunuz?

Dedim: Evet, ama endişe içinde… Spor yaparken virüsün bulaşma oranı daha yüksek. Bu riski göze alarak çıkmak lazım. Doğrusu sporu evde yapmak lazım...

Dedi: Gazeteler çıkıyor. Siz de işe gidiyorsunuz. Bu bir risk değil mi?

Dedim: Evet risk… Personele vardiya sistemi getirdik. Çalışma saatlerini 8 saatten 5 saate, 18 olan çalışan sayısını (ofiste 9 kişi kalacak şekilde) yarıya indirdik. 220 metre karelik gazete ofisinde toplam 9 kişi çalışıyor. Buna rağmen riskli bir ortam.

Dedi: Temizlik, hijyen ve diğer şartlara zaten uyuluyordur.

Dedim: El yıkama alışkanlığını kat be kat arttırdık. Günde 10 kez, belki 20 kez sabunla el yıkıyoruz. Kapı kolları temizliği ve sosyal mesafelere dikkat ediyoruz. Her şeye rağmen bunun psikolojik bir keyfiyet yarattığını belirtmeliyiz.

Dedi: Tüm sektörler kendi çapında tedbirler alırken gazeteler olarak bir tedbir alamıyor musunuz?

Dedim: Yerel gazetelere bu süreçte anlaşmalı ve nöbetleşe çıkma izni verildi. Lakin bir araya gelip uygulama şansları yok. Ta ki sokağa çıkma yasağına kadar!..

Dedi:Sokağa çıkma yasağı mı dediniz? Böyle bir beklentiniz mi var?

Dedim: Doğrusu böyle bir beklenti var. Olması gerektiğine de inananlardanız.  Sokakta bu sirkülasyon olduğu müddetçe… İşletmelerin yarısı açık, yarısı kapalı olduğu müddetçe risk artacaktır. Ne yazık ki Türkiye sokağı kontrol altına alamamıştır. Sokak kontrol atına alınmadıkça da virüs yaşayacaktır. Belki İtalya gibi olmayacağız lakin süreç uzayacaktır. Olaya ekonomik olarak da bakıldığında çözümün sokağa çıkma yasağında olduğu görülüyor. Süreç uzadıkça işletmeler perişan oluyor. Bir planlama yapamıyor. Çok sayıda işçi ücretsiz izine çıkartılıyor. Geri dönüş tarihleri belli değil. Okullar açılacak mı belli değil. Fabrikalar duracak mı belli değil. Bunca belirsizlik daha mı iyi? Bir tarih aralığı belirlenecek, daha az kayıpla (hem insan olarak hem ekonomik olarak) atlatmak için hedefler koyulacak. Sokağa çıkma yasağı bu sorunu biran evvel bitirebilir. Ardından hızlı bir üretim atağı ile ticaret geliştirilebilir. Yani korona fırsata dönüştürülebilir.

Dedi: İşletmeler açısından da aynı değil mi?

Dedim: Elbette… Belirsiz bir süreç yaşıyoruz. Herkes perişan. Ne kadar devam edecek bilmiyoruz. Halbuki sonunu göreceğimiz bir kriz bundan çok daha iyidir.

Dedi: Türkiye açısından beklentiniz belli mi? Ne kadar vaka bekliyorsunuz?

Dedim: Uzman değiliz ama biraz mukayese ile, analiz yaptık. 25-30 bin vakaya ulaşmasından korkuyoruz. Önemli olan, ölüm oranlarını aşağı çekebilmek… Şu anda 2.2 oranıyla gidiyoruz. Allah bu milleti korusun.

Dedi: Hükümetin tedbirlerini nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Daha başarılı olunabilirdi. Yurt dışı girişleri, umre girişleri, deniz ve karayolu girişleri daha erken kontrol altına alınabilirdi. Kaygımız açıklanan vakaların çok üstüne çıkacağımız yönünde. Güvencemiz ise temiz bir millet olmamız hasletinde… o temizlik biraz engelleyecek inşallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108