banner114

Korku, kişisel bir ruh hali olup, çoğu zaman insanı yapacağı şeyden geri bırakır. Korku, bir takım kişisel davranışları açıklayan, bahaneleri oluşturan yegâne sığınaklardan biridir.

Korku kişinin iç dünyasından kaynaklanmasına rağmen dışsal faktörlerle ortaya çıkar. Dışsal faktörlerdeki tehlike algısı korkunun nedenidir. Tehlike algısıyla başlayan süreç şaşırma, kaçınma veya donma davranışıyla şekillenir.

Korku, kişilere göre farklılık arz eder. Aynı durum veya varlık karşısında bir kişinin korku tepkisi vermesi, başka bir kişinin ise aldırış etmemesi bu durumu ispatlar. Örneğin fare görmüş bir kişinin aşırı korku tepkisiyle masanın üzerine çıkması, diğer taraftan ikinci kişinin farenin peşine düşme davranışı korkunun içsel bir algılama biçimi olduğuna örnektir.

İnsanın yaradılışında korku duygusu vardır. İnsan hayatını tehdit eden tehlike karşısındaki tepkisi çoğu kez yaşamak ve kendini savunmak doğasının bir parçasıdır.

Bazı korku çeşitleri ise sonradan öğrenilir. Normal şartlar altında insanın bir başka insanla karşılaştığında, hemcinsi olmasından dolayı, ona yakınlık göstermesi beklenir. Fakat bir insanın, insanlara karşı kötü davranışlarıyla tanınmış bir kişiyle karşılaşmasında yaşadığı korku, öğrenilmiş korkudur. Hatta bazı insanlar, kültürel ve çevresel etkilerle kendinin hiçbir işi yapamayacağını, elinden bir iş gelmediğini kabul ederek öğrenilmiş çaresizliğe düşer.

Aynı insan farklı çevresel şartlarda aynı şeylere farklı korku tepkileri gösterebilir. Aslandan herkes korkar, fakat hayvanat bahçesinde kafesin içerisindeki aslandan korkan çok fazla kişi yoktur. Yine insan tek başına olduklarında korktukları şeylerden grup içerisinde korkmaya bilir. Veya grubun korku algısı yüksekse kişi normalden korkmayacağı bir şeyden grubun etkisiyle korka bilir.

Korku, cesarettin olumsuzdur. Cesaret, tehlike ve tehditlerin üzerine gidebilme halidir. Cesaret ile korku arasında bir durak var mıdır? Cesaret ve korkuyu sayı doğrusu üzerinde düşünülürse sayı doğrusunun negatif kısmı korku, pozitif kısmı ise cesaret olur. Her ikisinin birbirini dengelediği nokta ise sıfır noktasıdır.

Aslında korku ve cesaret insanın içindeki bir duygunun iki yüzüdür. Bir şüphe veya tehdit karşısında insanın bir yanı bu tehditten kaçınmak gerektiğini, diğer yanı ise bu tehdittin üzerine gitmesi gerektiğini söyler.  Cesur insanlar korkmayan değil, belki de korkularının üzerine gidebilin insanlardır.  İçinde korku titremelerini yaşarken, onu yüreklendiren “sen bunun üzerinden gelebilirsin” fısıldamalarını dinleyen kişidir.

İnanç değerlerimiz açısından; Allah’tan, kıyamet gününden, haşir ve cehennemden, şeytana uymaktan, isyana düşmekten, güzel amellerinin sevabının iptal edilmesinden korkmak gerekir.

Gündelik korkularımızın başında, her insanın içini ürperten, ölüm korkusu gelir. Can ve malın zarar görmesi veya kaybetme, zalimin zulmüne maruz kalma hayati korkulardır. Ayrıca, çıkarlarının zarar görmesi, beğenilmemek, kınanmak, kendini güvende hissetmemek, yapamamak veya başaramamak, endişe ve kaygı duymak ve daha birçok şey korku kaynağına dönüşebilir.

Gündelik hayatta küçük ve etkisiz şeylerden korkarak yaşamını sınırlayan çok sayıda kişiye tanık olmuşuzdur. Korku, insanın canını ve kendine ait olanları, hakkını, koruması için verilmiştir.  Korku, savunma mekanizmalarını harekete geçiren zemberektir. Karşılaşılan tehdidin gerçeklik, yakınlık, büyüklük ve zarar verme gücü göz önene alınarak, gelişen dengeli bir korku düzeyi, anlaşılır ve kabul edilebilirdir. Mesela korku, olma ihtimali dört-beşte bir olan ve hayati zararlara sebep olabilecek bir riskten korunmak için kullanıldığında akıllıcadır. Bu durumda korku insan için faydalı ve yerinde kullanılmış olur.

Sonuç olarak, medeni cesaret göstererek korkunun üzerine gidip, korkunun oluşturduğu karanlık ruh halinden kurtulmak gerek. Çünkü doğru şekilde kullanılmadığında korku, büyük travmalara neden olur ve hayatı cehenneme çevirir.

Korkunun ecele faydası yoktur. Ölümü ertelemez, endişeyi artırır. İçimizde en derin endişeleri yaşarken bizi var eden cesareti diriltmeliyiz.

Evet, cesaret cennete, korku ölüme sürükler…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.