banner114

Geçmişten günümüze birçok ihtişamlı tarihi değerlere sahip şehrimiz Gümüşhane tarihi değerlerine sahip çıkmadığı gibi önü alınmaz çöp sorunları ile şimdiden karşı karşıya. Bunun kimler farkında bilemeyiz.

Herkes birbirini suçlayabilir. Çöplerin çöp kovasından öte kimse görmeden bir çalılığın dibine atma alışkanlığından henüz vazgeçilmemiş.

Yanacak çöplerin yakılma alışkanlığı hiç gelişmemiş, hayvansal çöplerin hayvanların yiyeceği bir biçimde ayrışması ve gerektiği gibi kullanılması gelişmemiş.

Ayağınızı attığınız her köşe bucak çöp havuzuna dönüşmüş şekilde. Ve etrafa bakıldığında oralarda yaşayanların ne çok çöp ürettiği düşüncesi öne çıksa da durum öyle değil.

Gümüşhane merkezde yere attığınız bir çöp rüzgâr ve nehrin yardımı ile İkisu’ya kadar, Torul’a kadar ulaşması engellenemez durumdadır.

Coğrafi şartlar dolayısı ile güçlü rüzgarların olduğu anlarda dışarıda biraz durup gökyüzünü seyrederseniz havada her türlü atığı görebilirsiniz. Nehrin kenarında bulunan yeşil çalı, akasya ve kavak ağaçlarının bir metreye kadar olan kısımları yılların naylon, çuval, çocuk bezi gibi aklınıza gelecek her türlü malzeme ile sarmalanmış durumda olduğunu görürsünüz.

Herkesin birbirinden saklı bir çalının dibine çöpünü attığını hatta nehirlere attıklarını görürsünüz. Kanalizasyonun hiç çekinmeden açık bir şekilde nehre aktığını görmek sizi şaşırmasın. Çünkü birkaç bina yan yana adeta seremoni yapar şekilde atık borularını nehirde yan yana dizilmiş görmek bir düzen göstergesi olarak size yansıtılır.

“akan su kir tutmaz” sözü aklımıza gelse de beynimiz o suyu hiçbir zaman temizleyemedi, temiz göremedi. Atık sularımızı toprağın süzerek arıtacağını ve saklayacağını hala öğrenemedik.

Gelelim çöplere pandemiden ve tesislerin ikramı olan çaydan doğan karton bardak atıklarını her zaman her yerde normalmiş gibi görmeniz mümkündür hatta kesindir. Kimi reklam için adını yazmıştır ve siz o işyerinden kilometrelerce uzakta o çöpleri görebilirsiniz.

Çocuk bezi, kömür çuvalı, naylon poşet gibi bazı müzmin atıklar az kullanılan veya sadece köylere gitmek için kullanılan yolların kenarında terkedilmiş sahipsiz bir şekilde uçmayı bekledikleriniz görürsünüz.

Kendi çevresini temiz tutmak adına bu denli bir yola başvurmak ne kadar doğru ve ne sonuç doğurduğunu atan kişiler görür mü bilinmez.

Kendi döktüğü çöpün yanına bir gün çay içmeye giden ve hiç kendi atmamış gibi ya da gerekten unutmuş ve gün gözü ile görünce tiksinerek biri bir ardına saydığı laflar da işin ironisidir.

Gece attığı çöpleri sabah rüzgârdan dolayı kapısında görme durumu olduğu gibi, gündüz yaktığı çöplerin kokusundan genzi aşınanları da görürsünüz.

Oysa herkes çöpüne sahip çıksa, dağınık bir il olduğumuzdan merkez köy ve ilçe köyleri muhtarları da çöp konteynerlerini takip etse vatandaşa bu konuda yardımcı olsalar hiçbir yerde çöp kalmaz. Kim bilir belki de bir süre sonra o minik henüz bir metreye ulaşmış orman arazisi de çöplerden kurtularak daha büyük orman olur.

Nehirler daha berrak akar ve daha çok mutluluk verir. Etrafında bulunan meyve ve bahçeleri daha da tebessüm ettirir. Gümüşhane doğa olarak daha çok korunmaya ve daha çok itina göstermeye ihtiyacı olan bir şehrimizdir. Bazılarımız kayalıkla dolu şehir ya da kayalıkların arasında bir şehir diye baksa da asla öyle değildir.

Gümüşhane’nin o kocaman kayalarının üzerine çıkıp uzakları seyretmek başka, o kayaların dibinde serinlenip bir yudum çay içmek daha başka. Oda olmadı uzaktan seyredip başka ütopyalarda gezinmek daha da başkadır.

Hep birlikte yaşadığımız şehirlerimize sahip çıkalım, çevremizi temiz tutalım, geleceğimizi kurtaralım, koruyalım.

Selam saygı ve sevgilerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.