banner114

Ne için çalışır yada ne için iş kurarız. Para kazanmak yaşam kalitemizi yüksek tutmak için. Peki bunu yapabiliyor muyuz? Yoksa çalışacağız diye heder mi oluyoruz. Daha huzurlu ve daha müreffeh bir yaşam standardı yakalamak süreklileştirmek için çaba harcayıp zamanımızı tüketirken.

Bir an dönüp baktığımızda aslında hiç huzur ve hiç mutlu olamadık, mutlu edemedik. Sebebini kendimize sorduğumuzda türlü bahanelerle kendimizi avutup bütün derdimizin para kazanmak olduğunu düşünüp yolumuza devam ederiz.

Oysa bütün sorun para kazanmak. Para ile satın alacağımız dinginliği arar dururken bir bakarız ki. Askerlik, düğün, çocuk, ölen akraba dost ve biz de ömrü tüketmişiz.

Paradan önce ise bütün ihtiyaçlar takas yolu ile yapılır. Bu şekilde karşılanır süreç, yaşam ihtiyaçları için yine çalışılır üretim yapılırdı.

Demek ki üretim olmadan para olmaz sonucuna varmış oluyoruz.

Peki bu para nasıl kazanılır.

Asgari ücret denen yetersiz ödeme nasıl yükseltilir yada yaşama daha etkin fayda katması için ne yapılır.

Aslında asgari ücret deneme sürecinin aylığı olarak geçmeli. Çalışan işini severek ve daha etkin yapmış olursa işveren de bu ödemenin üstüne çıkmaya başlar.

Bireylerde çalışma azmi ve beceri arttıkça yaşam kalitesi de artar. Bunların oluşması için en etken olay ise kişi sevdiği işi yapmalı.

Sevdiğin işi yaparsan hem kendin hem de işverenin memnun kalır. Memnuniyet daima nezaket, hoşgörü, saygı ve sevgiyi getirir. Bunların oluştuğu ortamda ise yaşam standardı yüksek olur.

İnsanların yaşam standardını ne kadar yükseltirseniz o kadar verim alır ve bir o kadarda huzurlu toplum elde edersiniz.

Patron bana ne kadar maaş vereceksin, ne kadar zam yapacaksın sorularını sormaktan öte. Ben patrona ne verebilirim, işyerine ne faydam olur ve bu işi seviyor muyum?

İşi sevmiyorsan yapma. Tıpkı yemek yapmayı, bulaşık yıkamayı nasıl sevmiyorsak ve zorda kalmadıkça yapmıyorsak evimizde. Sevmediğimiz işi de parası için yapmamalıyız.

Bir işi eğer parası için yapıyorsan o para huzur getirmediği gibi. Tam aksine etrafına huzursuzluk da getirir.

Sevdiğimiz işi yaparsak hem kendimizi geliştirmiş hem de mutlu ve keyifli çalışmış oluruz. Böylece performansımız  da yüksek olmuş olacak.

Patron personel değil de daha çok orkestra ahenginde kıymetli bir eseri icra etmiş oluruz.

Bu olur mu? Senin tuzun kuru gibi düşünenleri görür ve duyar gibiyim. Elbette olur neden olmasın. Hiçbir işi bilmiyor ve sevmiyorsan günümüz imkanlarında pekala kendi istediğin işi kurabilirsin. Kendine güvenin yoksa ne istediğinin özgüvenini kullan. 

Bir daha düşünüp sevdiğimiz işi yapalım yada yaptığımız işin sevdiğimiz-seveceğimiz  yanlarını görelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.