banner114

Daha iyi bir sistem için gerekli olan ilkeler düşünüldüğünde, akla ilk gelen hep “liyakat” olmuştur. Bu noktada liyakatin kavram olarak açıklanmasında yarar görülmektedir.

Liyakatin birbirine belli ölçülerde benzeyen birçok tanımı mevcuttur. Buna göre “liyakat”; görevi başarıyla yapabilme gücü olarak bir şeylere layık olmayı ve bir şeyleri hak etmeyi içermektedir. O haldeliyakat, başarılı olma karşılığında “hak etme” anlamını taşımaktadır.

Aynı zamanda Arapça kökenli layık, uygun, yeterli anlamına gelen liyakat kavramını en net biçimde karşılayan kavramlardan biri de“yetenek”tir. Kısacası ‘liyakat’ kavramı, sosyal olarak oluşturulmuştur ve değer sistemlerinden bağımsız değildir.Liyakat sistemi ise, kamu hizmetlerinde ve kamu kuruluşlarındagörev alacak personele; göreve çağrılmada, görevden alınmada, ilerlemeve yükselmelerde, yer değiştirmelerde, görevden uzaklaştırma ve çıkarmalarda, tüm şartlarda ehliyetin esas tutulması prensibidir. ( TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE LİYAKAT İLKESİ)

Mesnevinin ana temasını adalet ve liyakat üzerine kuran Mevlana’ya göre de toplumda barışın, adaletin, huzurun sağlanması ancak bu kavramlara önem verilmesi, ehliyet ve liyakat sahibi insanların işbaşına getirilmesiyle mümkün olabileceğini söyler.

Bir devleti ayakta tutmak halkın devletiyle olan bağlarını güçlendirmek isterseniz liyakate önem vermelisiniz. Yapmazsanız şayet hem kendi iktidarınızıhem de devletinizi kaybedersiniz.

Tarihte buna örnek çok devlet vardır. Bizans, tarih sahnesinden bu yüzden yok oldu. Anadolu Selçukluları bu yüzden yıkılıp gitti. EyyubiDevlet, Emevi  Devleti, son olarak da 600 yıllık Osmanlı Devletinin yıkılmasının altında yine liyakatsizlik ve adam kayırmacılığı görmek mümkündür.

Malum yerel seçimlerden yeni çıktık. Türkiye genelinde CHP büyük bir başarı sağladığı aşikârdır. Ancak konunun temeline baktığımızda bu başarı CHP ’ait olmadığı görülmektedir. Bu başarının mimarı AKP yönetiminin bizati kendisidir. Nasıl mı? Yukarıda bahsi geçen liyakat ve ehliyeti örseleyen iş başına getirilen yöneticilerin eş, dost, akraba ve yakınlarının olması, geldikleri makamların liyakat ve ehliyetine sahip olamamaları CHP’ 25 yıl sonra sunulan en büyük zafer olmuştur.

Parti yönetimi bu işe el atmazsa liyakatsizlik ve adam kayırmacılık böyle devam ederse sanırım AKP’ ninde akıbeti rahmetli Özal’ın Anavatanı gibi küçülüp yok olup gideceği yönündedir.

Seçimin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen CHP’de iş başına gelen yöneticiler, ne AKP’nin liyakatsiz yönetim biçiminden ne de 25 yıldır muhalefette beklemekten hiç ders almamışa benziyorlar.

Getirildikleri makam ve mevkiinin yeterlilik, ahlaki sorumluluğunu taşır mı, etik yönünden toplumu rencide eder mi, liyakat ve ehliyet sahibi mi hiç bakmadan bu benim adamım deyip göreve getirmeler her iki partide de maalesef hızlı bir şekilde devam etmektedir.

Herkesin şahit olduğu burnumuzun dibindeki Trabzon Büyükşehir Belediyesin deki atamalar ve günlerdir bütün görsel  medyalardadakikalarca dinlediğimiz sayısını hatırlayamayacağım CHP belediyelerindeki eş, dost, akrabalarının getirildikleri makamları örnek verebiliriz.

Hatta öyle ki belediye başkanları  daha fazla para almak için kendilerini farklı birimlere müdür atayarak etik dışı ahlaki bir yozlaşma sergilemektedirler.

Halk bunu görmektedir. Tarihte olup bitenden ders alınmazsa, ahlaki yozlaşma aynen devam ederse, onlar yaptı biz de yapsak ne olur, bu böyle gelmiş böyle gidiyor savsatasının arkasına sığınılır da devam edilirse bilinmeli ki halk bu iki partiye de gerekli dersi verir ve gerekeni her zaman yaptığı gibi yapar. Bizden söylemesi.           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.