banner114

CHP’yi HDP desteği ile iktidara taşımak isteyen Kemal Kılıçdaroğlu her geçen gün yeni argümanlarla terör örgütünün siyasi uzantısını topluma makul gösteriyor. ‘İki ileri bir geri’ yöntemiyle de olsa bazı değerleri aşındırıyor. Ortada ne silah bırakma, ne terörü kınama, ne araya mesafe koyma açısından hiçbir gelişme yok. Her şey iktidara gelebilme uğruna yapılıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz yıl Kürt sorununun çözümünün ana dilde eğitimden geçtiğini iddia ederek bazı etkinliklerde görüş belirtmiş. İstanbul’da ‘Hakkı savunanlar platformu’ tarafından organize edilen programda Kürt Dili ve Edebiyatı mezunlarıyla bir araya gelen Kılıçdaroğlu; “Anadilde Eğitim Sorunu elbette çözülebilir. Bu herkesin doğal hakkıdır. Ortada bir Kürt sorunu vardır ve çözümün adresi de TBMM’dir. Bunun dışında çözüm aramak sorunu çözmez” dedi. Yani bir anlamda alanda PKK’yı yerle bir eden o muhteşem mücadeleyi gereksiz ilan etti!..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu kez Merkezi Londra’da bulunan Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI) toplantısına video konferans yöntemiyle katılmış. Kürt meselesinin konuşulduğu programda ‘Ana dilde eğitimin bir hak’ olduğunu belirterek şunları söylemiş… “Çocuğun ilk iki veya üç okul yılında eğitimini asıl olarak anadilde yapabilmesi… Paralel olarak elbette resmi dili de öğrenmesi… Üçüncü ve dördüncü sınıfta ve resmi dile geçmesi bir çözüm biçimidir.”

Kılıçdaroğlu kapalı kapılar arkasında söylediklerini toplum önünde savunamıyor. Söylediği sözün arkasında durmamak veya duramamak bir yana, her şey iktidara ulaşabilmek uğruna yapılıyor. Kılıçdaroğlu şimdi ‘DPI’ da yaptığı ve anadilde eğitim programıyla ilgili söylediklerini inkar etmiş. Kendilerine dün ‘DPI’ etkinliğinde; “Çocuğun ilk iki veya üç okul yılında eğitimini asıl olarak anadil yapabilmesi… Paralel olarak elbette resmi dili de öğrenmesi… Üçüncü sınıftan sonra resmi dile geçmesi bir çözümdür.” ifadesini kullanıp kullanmadığı sorulmuş. ‘O konu tartışıldı ama ben öyle bir öneride bulunmadım’ demiş. Ardından ilave etmiş: ‘Kürt sorununu biz çözeriz!..’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘DPI’ toplantısına sunduğu öneri aslında makul bir öneri olduğu kadar bir hakkın teslimidir. Allah’ın Kürt olarak yarattığı çocukları anne dillerini öğrenmelerini savunmak insanlık görevidir. Evet, demokratik devlet her Kürt çocuğuna annesinin dilini öğretmek mecburiyetindedir. Bunun amması filan da yoktur. Bu kadarını bile savunamayan ve terör örgütünü nasıl halledeceğini anlatmadan ‘Kürt sorununu biz çözeriz’ sözlerine nasıl inanacaksınız? Aslında Kılıçdaroğlu’nun da HDP’nin de Kürt sorununu çözmek diye bir derdi yok.

Hele hele HDPKK’nın meselesi asla ve kesinlikle Kürt sorununu çözmek değildir. Onlar için bu mesele… Yani anadilde eğitim meselesi sadece bir bahanedir. Ayrılıkçı fikri besleyen merdivenin sadece bir basamağıdır. Türkiye Kürt çocuklarına ilk iki- üç yıl öğretmeyi taahhüt etse bile PKK-PYD silah bırakmayacak, terörü ve ayrılıkçılığı yine savunacaktır. HDPKK’nın bütün amacı kendilerini ve sırtlarındaki PKK kamburunu ülkeye karşı gizleyip kabullendirmek ve Kürdistan hayaline taş döşemektir. CHP ise iktidara gelme karşılığında buna çoktan hazır görünmektedir.

Kılıçdaroğlu ‘Kürt sorununun çözüm yeri TBMM’dir’ sözleriyle de samimi değildir. Açılım süreci göstermiştir ki sorunun çözüm ayağı HDP değil Kandil’dir. Yani silahı elinde tutandır. HDP Milletvekilleri ve belediye başkanları Kandil tarafından belirlenen zavallılardan ibarettir. Kandil’e rağmen TBMM’de en küçük bir adım dahi atamazlar. Bunu Kılıçdaroğlu da bilir. Üçüncü ve son olarak şunu diyebiliriz… Sorunun çözüm iradesi artık ne Kandil’de ne HDPKK’nın ne de Türkiye’nin elinde değildir. İpin ucu artık puştun elindedir. Çözüm iradesi ABD’ye geçmiştir ve ABD bu sorunu hiçbir biçimde çözmeyecektir.

Gelelim Kılıçdaroğlu’nun algı üzerinden verdiği mesajın vahametine… Kılıçdaroğlu Açılım Sürecinde kurşun sıkan PKK’ya rağmen Kürt sorununu çözeceğine inanıyorsa (ki HDP’nin böyle bir iradesi yoktur) bu kanaat çözme iradesinden daha vahimdir. Zira, PKK’nın Karabağ’da Ermenistan askerliğine soyunması sorunu, olayı yeni bir evreye taşımıştır. PKK’nın yeni hedefi artık Türk köyleri ve Azeri Türkleridir. HDPKK artık Türkiye’nin küresel düşmanlarının bir maşasıdır.

Mesele artık ne dil, ne lisan ne hukuk ne de hak meselesidir. Mesele PKK’nın küresel güçler elinde Türkiye’yi ve Türkleri, hedef haline getirmesi meselesidir. Kılıçdaroğlu daha önceleri PYD’nin terör örgütü olmadığını bile söylemiştir. Şimdi Kürtçe eğitimden önce Karabağ’da çatışan PYD- Ermenistan ilişkisine dair görüşlerini dile getirmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.