banner114
banner146
banner122

Haftanın sözü

“İmkânın sınırını görmek için, imkânsızı denemek lazım.”

 Fatih Sultan Mehmet

Haftanın Açıklaması

“Geldiğimiz günden beri tespitimiz takım savunmasıyla alakalıydı. Geçen sene maç içinde 32 puan öne geçip, geriye düşmüş bir takım. Geldiğim günden beri takım savunmasıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz."

Abdullah Avcı

KEŞKE YAPMASAYDIN ŞENOL HOCA

Şenol Güneş’in yeri Trabzonspor için bir başkadır. Onu Trabzonsporsuz, Trabzonspor’u onsuz düşünmek hep bir tarafın eksik olmasına neden olur. İşte o Şenol Hoca, yaptığı bir açıklamada “Atiba’nın Trabzonspor’a gitmesine engel oldum” dedi.

Hemen kızmaya gerek yok. Çünkü bu engel olma durumu Şenol Güneş’in Beşiktaş Teknik Direktörü olduğu dönemde yaşandı. Atiba, Trabzonspor’a gitmek için yola çıkarken Şenol Hoca, Atiba’nın gitmesine engel oldu.

Şöyle düşünün Atiba şu anda Trabzonspor’da olsa neler yapardı! Ancak güzel bir söz var bildiğimiz; “Önce can, sonra canan”

O gün Şenol Hoca’nın Atiba’yı tutması, kendisi için atılmış en doğru adımdı. Ancak yine de sitem etmeden geçemiyor insan. “Keşke yapmasaydın Şenol Hoca”

Güzel Haber Böyle olur!

Önce Eddie Newton kadroya almadı ve maçlarda kullanmadı, ardından Abdullah Avcı geldi değişen bir şey olmadı. Stiven Plaza’dan bahsediyorum. Trabzonspor’a iki yıl için 1.4 milyon euroya mal olan ve geride kalan haftalarda sadece 3 dakika görev yapan Stiven Plaza’dan.

İşte o Plaza’ya menajerinin açıklamasına göre Belçika’dan iki kulüp talip olmuş. Ne demeli yılbaşı yaklaşıyor, bu olsa olsa Trabzonspor’a büyük ikramiye olur. Tabi menajeri doğruyu söylüyor, pazarlama stratejisi uygulamıyorsa…

İşin bir de ilginç yanı var. Bu Stiven Plaza Trabzonspor’a gelirken, referansı Efsane Ronaldo’ydu. Bakın düştüğümüz duruma. Efsane olabiliyorsun ama futbolcu seçimlerinde aynı başarıyı gösteremiyorsun.

Her neyse şimdi büyük ikramiye için Plaza’ya yapılan teklifin kulübe gelmesini beklemeli.

Savunma Sanatı

En son yazacağımızı en baştan yazalım; “Savunma bir sanattır” Hiç kuşku yok ki aksini iddia edenler de olacaktır. Ancak dünya tarihine geçen en önemli savaşlar savunma sanatı üzerinedir. Çanakkale Savaşı bunun örneğidir.

İşin özü, savunmak özel bir beceri ve yetenek ister. Bu konuda deneyimlerden yararlanmak en doğru seçim olur. Abdullah Avcı da takım savunması derken, savunmanın direksiyonuna yardımcısı Egemen Korkmaz’ı geçirdi.

Sonuç ortada. Trabzonspor iki maçta kalesini gole kapattı. Aslında biz onun nasıl bir savunmacı olduğunu 2008-2011 yılları arasında formasını giydiği Trabzonspor’dan biliyoruz.

O Egemen Korkmaz şimdi de deneyimleri ile Trabzonspor savunmasını toparladı desek yanlış olmaz. Doğal olarak Vitor Hugo gibi bir savunma liderinin onun işini kolaylaştırdığı yazmak mümkün. Çünkü Hugo geldiğinden bu yana Edgar da da müthiş bir gelişme yaşandı.

Trabzonspor 10 senede 18 stoper transfer edip, 9 milyon 350 bin Euro (86.5 milyon TL) harcadı ama sonunda Vitor Hugo-Edgar ikilisi ile sonuca ulaşmış göründü. En başta da işaret ettiğimiz gibi bu savunmanın oluşmasında başrolü Egemen Korkmaz aldı.

Djaniny, Flavio ve Diabate ne olacak?

Abdullah Avcı göreve geldiği anda ideal bir 11 oluşturup, bu kadro üzerinden iki maç oynadı. Ancak ocak ayından sonra yoğun maç trafiğinde aynı 11’le her maça çıkmak mümkün olmayacak. Onun için eldeki kadroyu her an oynayacak şekilde hazır tutmak çok önemli. Özellikle bu oyunculardan bonservisi elinizde bulunanların hazır olması ve takıma katkı vermesi diğerlerine göre daha değerli.

Bu konumda üç oyuncu var Trabzonspor’da; Flavio, Djaniny ve Diabate. Teknik Direktör Abdullah Avcı, işte bu üç oyuncu üzerinde özel olarak duruyor. Bilindiği gibi Flavio bunlardan maç kadrosuna en yakın oyuncu. Keza Djaniny de Afobe’nin alternatifi olarak sonradan oyuna dahil oluyor.

Diabate ise Sivasspor performansı ile damaklarda tat bıraktığı için kazanılmak istenen oyuncuların başında yer alıyor.

Peki, ocak transfer döneminde yabancı kontenjanı açılması için ne yapılmalı? Ya da kimler ile vedalaşmalı?  Bu konuda iki isim zaten öne çıktı. Biri Stiven Plaza, diğeri şimdilik Campi gibi görünüyor. Neden Campi? Çünkü o bölgede nitelik ve nicelik olarak yeterli isim oluştu. Vitor Hugo, Edgar, Hüseyin Türkmen ve Housseini. Gençler de zaman zaman oynatılabilir.

Başkan Ahmet Ağaoğlu ile Abdullah Avcı arasındaki İstanbul görüşmesinde bunların da masaya yatırıldığı kesin.

Olmadı Pereira, takiptesin Serkan

Sert, keskin, agresif, mücadeleci ve hırslı. Bunları yan yana koyduğunuzda karşınıza Pereira çıkar. Trabzonspor’un takım kaptanı Pereira. Bunlar oyuncunun kimlik kartıdır ve sahada onun diğer oyunculardan ayrılmasının özel işaretidir.

Buraya kadar tamam. Nitekim bu yapısı nedeniyle zaman zaman eleştirildiği de bir gerçek. Ancak bunun yanında Pereira’nın hakemlerle yaşadığı aykırı diyaloglar için tek kelimeyle “yakışmıyor” diyeceğim.

Bordo-mavili takım Ankaragücü maçına çıkmış, kritik bir süreçten geçiyor. Hoca takım kadrosunda bir bütünlük oluşturmaya çalışıyor. Takım Kaptanı Pereira, sertlikten değil, mücadeleden değil, sinirlerine hakim olamadığı için itirazdan iki kart görüp, takımını 10 kişi bıraktığı gibi Sivasspor maçında cezalı duruma düşüyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Pereira’nın arkadaşlarını sakinleştirmesi gerekirken yaptığı anlamsız taç itirazı takımın canını yakabilirdi. Bundan sonra umarım daha dikkatli olur.

Bu arada yerine oynayacak Serkan’ın tecrübe dışında ondan geri kalır yanı yok. Üstelik tıpkı sezon başında Getafe’nin takibine girdiği gibi şimdi de Avrupa’nın iki majör liginde takipçileri var. Umarım Serkan Asan da fırsatı iyi değerlendirir.

Sörloth’un kabusu

Trabzonspor taraftarı onu çok sevdi. Trabzonspor camiası da onu kalbinin başköşesine yerleştirdi. Ancak gün geldi Sörloth yuvadan uçtu ve Leipzing’e kondu. Sörloth belli ki çok mutluydu, bordo-mavili camiada ise buruk bir mutluluk vardı. Giderken maddi olarak kazandırmıştı ama oynadığı mevkide derin bir yara bırakmıştı.

Hani şarkıda olduğu gibi “Gittiğin yerde mutlu ol “ dedi Trabzonspor taraftarı ama şu ana kadar olmadı. Nitekim son maçında Leipzig, Arminia Bilelefeld’i 2-1 yenerken, Sörloth düşürüldü ve Leipzig penaltı kazandı. Normalde takımın penaltıcı Forsberg, topu Sörloth’a verip, ilk golünü atmasını ve kendine gelmesini istedi ama Sörloth penaltıyı da kaçırdı.

Teknik Direktör Nagelsmann ısrarla Sörloth’a sahip çıkıyor ama anladığımız şu; ocak transfer dönemine girildiğinde Sörloth hala gol hasreti ile takıma katkısız kalırsa, kiralama gündeme gelir ve Trabzonspor taraftarı da o şarkıyı söyler; “Dön bebeğim”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fırtına Kuşu 2 ay önce

teşekkürler haldun abi