banner114
banner146

Bazen insan her şeyi bildiğini sanır. Biraz öne çıkıp parladığında ve biraz da alkış aldığında kendini dev gibi görür. Ayakları yere basmaz havada yürür.

Kimin övdüğü de çok önemli değildir. Ailesi, çevresi, komşusu kim olduğu önemli değildir. Mühim olan övgü alarak kendinden geçmesidir.

Bu tipler ise salgın döneminde ulema kesilmiş. Her şeyi bilir, her şeyden haberdar ve her yerde bir şekilde olurlar. Kendilerince dünyayı kurtarıyorlar. İnsanlığa yardım eden, yarını gören onlardır.

Çalıştığı işte, yaşadığı çevrede özellikle genlere ahkam kesip onların ilgisini ufak numaralar ve basit döngülerle aldatması içten bile değil.

-Koçum bak o adam zamanında çalmış da zengin olmuş.

-Bak aslanım bakma sen bunları bunlar vatan haini biz bu ülkeyi kurtardık da bakma şimdi onlar iktidar.

-Bak yiğidim bunlar boş işler bu tam kapanma hikayesi falan, bunlar turistlere çalışıyorlar.

-Sen akıllı adamsın ne yasağı bunlar bahane insanları azaltmaya çalışıyorlar, hatta eceli ile ölmeyeni iğne ile öldürüyorlar.

-inanma paşam bunlar hükümet hikayesi, kafana göre takıl.

-Neden paranı ailene vereceksin, onlar sana versin bak millet çocuklarını nasıl yaşatıyor verme aslanım.

Ve bunun gibi güne, zamana, olaylara ve döneme uygun birçok bilgelik. Neresinden bakarsan bak boş laf. Lakin onların her mevzuda doğru bildikleri vardır. Mutlak doğrular onlardadır.

Genç yaşlı kim varsa yolundan alıkoyarlar, doğru düşüncelerinden uzak tutarlar. Kim bilir belki de bazen işlerinden, geleceklerinden mahrum kalırlar. Zarara uğrarlar, dimağlarını düşünmeye kapatırlar, bütün sorunlarında bu kişilerin fikirleri ile yürürler. Çünkü onların düşünceleri o bireylerin de işine gelmektedir.

Kendi düşüncesinde ve kendi fikrinin yolunda aşındırdığımız ayakkabın, dikenlerinde aldığımız yaranın hiçbir zaman keşke’ si yoktur. Daima gurur ve onurla her yaşanan anlatılır ve dinleyen de aynı düşüncede ders alır.

Bir başkasının düşüncesinde varılan sonuç ne kadar iyi olursa olsun arada fark edilen tecrübeler her zaman keşke dedirttir ve düşündürür. Yarın anlatıldığında da dinleyenin keşkeleri mutlaka olacaktır ve bir o kadar da fikirleri doğacaktır.  

Yaşam ve yaşanmışlıkların getirdiği sonuçlar her zaman yaşayanın kişiliği, duruşu, hayata bakışı ile değer kazanır. Sizin duruşunuza yakışmayan düşünce ve yaşamlar sizi değil bir başkasını anlatır ve bir başkasının sonucuna sizi ulaştırır.

Zaten sizi kendi düşünce ve yorumunda yola revan edenler. Hiç unutmayın ki onların sizin varışınızda ve kat ettiğiniz zamandan diliminde kazanç ve kaybedişleriniz ile tecrübe edinmek için sizi o yolda önden gönderip arkandayım nidasının cesaretinde tam sonuç almak isterler.

Kazanırsanız ben dedim, ben yön verdim olur. Kaybederseniz de ben yap, git demedim sadece düşündüm sen kalktın uyguladın. Ben nereden bilecektim senin yorulacağını, düşeceğini, üşüyeceğini. Üstüne de üşüdüğünü, yorulduğunu, düştüğünü anlamadın mı? Geri dönseydin neden sonuna kadar gittin. Olmuyorsa bırakacaksın.

Yaşam ne kadar güzel ise bir o kadar da engebeli, dertli ve sıkıntı doludur. Mühim olan onu yaşarken o yolda yürürken siz siz olun sizden başkasının aklında ve düşüncesinde yol almayın.

Sevgi, sağlık, huzurlu, mutlu ve gönlünüzce yaşamak dileği ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.