banner114

Bazen fikir alırken tamamen düşünce ve davranışlarımız dışında işlere imza atarız. Bazen de işimizi aşan zamanımızı çalan birçok fikir alırız. Bir türlü düşüncelerimizi bu fikirlerle bağdaştıramaz ve eninde sonunda yine bildiğimizi yaparız.

Hangi umurun sonunda marjinal faydaya geçeriz incelediğimizde. Hep kendi düşüncelerimizi uyguladığımızda başarıya geçtiğimizi düşünürüz. Çünkü benimsediğimiz düşünce daima kendi düşüncemizdir.

İnsan kendini beğenince, kendini anlayıp isteklerini anlayıp benimsediğinde her zaman kendi düşüncelerini benimser ve beğenir.

Oysa başkalarının yaşadığı tecrübelerden gelen fikirler ve yine başkalarının istek ve arzuları onların verdikleri fikirlerin ardında saklıdır. Bir kişinin arzu ve özlemi tanımadığı birçok kişinin arzu ve özlemi, hayali olabilir.

Siz bu hayali gerçekleştirdiğinizde kimileri özenecek kimileri ise beğenecek sevinecektir. İnsan yetişip, faydalandığı her şeyi över yetişemediği birçok durumu da yerer. Eleştirir çünkü onun da hayalleri içindeydi ve gideceği yolu belirleyemediği için, gereken alt yapıyı hazırlayamadığı için bir türlü bu özlemine kavuşamamıştır.

Kendi düşüncesi ve gözünde kendisinin de arzuladığı özlemlerini başaran kişiye karşı olumsuz tutum ve davranışlara girer. Tanıyıp tanımaması çok önemli değildir. Önemli olan onun başardığını duymak, görmek ve okumaktır. Bu kişi için yeterlidir, onun heveslerini yeniden harlar; düşünce derinliklerinden yeniden uyanır hevesleri.

Oysa kişi ulaşamayacağı hevesler ve özlemlerde olmaz, mutlaka ufukta olabilecek, en azından yapabileceği, maddi manevi gücü yeteceği şeylere umut bağlar ve heves etmeli.

Bu özlemlere bir başkalarının etkisi onların tecrübe ve özlemi kadardır. Sizin düşünce ve özlemlerinize yapacağı etki ise sizin onu dinleyip, anlayıp ve ufkuna erişeceğiniz kadardır.

Bu erişimi yapamazsanız. Kendi düşüncelerinizin yarınlarında çabanız kadar yaşar ve gördüğünüz kadar doyuma ulaşırsınız.

Kendi düşünce ve fikrini hayali ve arzusu ile doğru harmanlayan ve başkasından yöntem alan kişiler kimseyi incitmeden kendi düşüncelerinde isteklerine ulaşma güdüsüne yenilmeden yürümeyi bilmeleri gerekir.

Başkalarına özenerek yürümeye çalışanlar daima kaybedenlerdir. Kaybetmeye de mahkumdurlar. Bu hep böyle olmuştur. Yine de böyle olacaktır değişmeyecektir.

Bir başkasının vardığı noktaya varmak için onun neler yaşadığını; Hangi zorluklardan geçerek o noktaya vardığını bilmeden düşünmeden imrenerek, özenerek yola çıkmak veya onu dinleyerek yola girmek aynı sonuca getirmez. Siz aldığınız tecrübe ile yola çıkar tedbirinizi ona göre alsanız da mutlaka bir farklı tecrübe yaşarsınız.

Bir tava kuymak düşünün kaşıklar aynı ve aynı sofrada aynı anda yiyor olsanız da. Kaşık, ağız, sinir sistemi, kas sistemi, alışkanlıklar mutlaka yerken dökme, yanmadan dolayı, tat almadan dolayı göstereceğiniz farklılıklar vardır.

İşte özenmek ve kıskanarak aynı hedefe varmak için mutlaka kendinizin hazırlayacağı yol haritası sizi daha yakın veya daha kolay hedefe varmanızı sağlar. Belki daha uzun da sürer lakin kayıplar ve aksaklıklar sizin olmuş olur.

Sonucunda da siz olmuş olursunuz. Vardığınız noktada size sorulan her soruya mutlaka sizin de doyurucu bir cevabınız olur. Bir başkasının düşüncesinde yürümek sonucunda susacağınız sorular ve o dedi diyeceğiniz cevaplar o zaman sizi yoracak ve daha derin düşüncelere gark edecektir.

Siz siz olun, örnek alın lakin özenmeyin, imrenmeyin. Cesaretinizi asla kırmadan mutlaka kendi şartlarınızda hayallerinizin, fikir ve düşüncelerinizin yolunu siz çizin ve sabırla uygulayın.

Selam, Saygı, Sevgi ve Hürmetle….    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.