banner114

Karadeniz Bölgesi ciddi manada zor bir coğrafyadır. Tabiat güzelliği dışarıdan gelenleri büyülese bile, bölgede yaşayanların ciddi manada zorlukları vardır. En önemli sorunlarından birisi taşkın ve sel felaketleridir. En fazla ihtiyacı da yoldur. Denizle dik dağlar arasında sıkışmış bu coğrafyada yaşamak dar elbisenin içinde durmak gibidir.

Araç sayısı ve diğer imkanlar arttıkça yol ihtiyacı da bir o kadar artmaktadır. Bu coğrafyada hemen hemen hiç bir hizmet %100 isabetle yapılamaz. Her hizmet için, zaruriyetine göre kar ve zarar hesabı yapılmalıdır. %60 kar, %40 zarar hesabına göre bir hizmet mecburiyeti çoğunlukla zorunluluk olabilir. Bu durumda insanların ihtiyaç duydukları tercihi yapmak mecburiyeti vardır.

Ne Sahil yolu, Trabzon’da ne Tanjant yolu ne de yeni yapılan Kanuni Bulvarı tüm sonuçları itibari ile % 100 isabetle yapılmış yollar değildir. Arazi buna müsaade etmiyor. Ama sonuçta şehrin zaruri ihtiyaçları idiler ve yapıldılar.

Şimdi Trabzon’da yapımı Karayollarınca projelendirilip planlanan, çömlekçi ve Kemerkayayı tünelle geçecek ve o bölgedeki trafiği Foruma kadar rahatlatacak proje ile ilgili tartışmaları takip ediyorum. Yukarıda da ifade ettim bu bölgede tam isabetli hiçbir yol yatırımı yapmak mümkün değil. Ancak şehrin zaruri ihtiyaçları var ve yakın gelecekte şehir çok daha fazla tıkanacak. Meslek odalarının bakış açıları ve mesleki itirazları elbette önemlidir. Ancak şehrin yöneticileri zaruri ihtiyaçlarla bu ilkeler arasında denge kurmakla görevlidir. Vitrine oynamak şehre karşı sorumluluğu yerine getirmek anlamına gelmez. Bu ülkeyi mahveden popülizmdir. Günlük, kısa vadeli, ben merkezli, ufku dar anlayışlarla büyük hamleler yapılamaz.

Bir idarecinin bir seçilmişin yapılmış bir projeye sırf popülizm uğruna karşı çıkışı şehrin menfaatine değildir. Daha somut ve sağlıklı bir çözüm varsa elbette o tartışılsın ve uygulansın. Şayet böyle bir çözüm yoksa projeye karşı çıkmak ve engellemek, şehrin geleceğini sıkıntıya sokar. Bu günkü şartlarda, maalesef belediyelerin imkanları sadece maaş ödemeye, çöp toplamaya ve küçük işleri yapmaya yetmektedir. Büyük projeleri yapmak belediyeler için hayaldir.

Trabzon için büyük ve önemli bir projeye ve sahilde Moloz’dan Forum’a kadar o bölgeyi rahatlatacak bir büyük yatırıma karşı çıkmak yöneticiler için çok akıllı bir tercih olamaz. Kar zarar hesabı iyi yapılmalıdır. Karşı çıkmakla hizmet edilmiş olunmaz. Çözüm üretmek esastır. Sırf tünel ağzındaki görüntü bozukluğu gerekçesi ile bir hizmetin önüne geçilebilir mi? Bu çağda, bu imkanlarda o tünelin üstü ve etrafı yeşil bir dokuyla örülür. Alttan geçecek yol hiçbir estetik bozukluk oluşturmaz. Bu yol karayollarının envanterinden çıkarsa bir daha yapılmaz. Bu imkan her zaman şehrin önüne düşmez. Bu şehrin hizmet açıklarını da, ihtiyaçlarını ve mecburiyetlerini bir nebze bilen biri olarak samimiyetle düşüncelerimi tarihe not düşüyorum.

Şehrin idarecileri popülizm yapamaz, hizmet ve çözüm üretirler. İmkan bulur insanların yaşamını kolaylaştırırlar. STK başkanı gibi davranamazlar. Herkesin görüşünü toplayıp şehrin ve toplumun yararına, zararı en az çözümü üretirler ve uygularlar. İtirazlara göre hareket edilseydi bu gün hâla Tanjant yolu bitmemiş ve şehir büyük bir kaos ve bunalım yaşıyor olurdu. Kanuni Bulvarı çok büyük bir projedir. Ama her açıdan %100 isabetle yapılmamıştır. Topoğrafyanın mecburiyetleri tam bir estetikle ve isabetle bir yol yapımına engeldir. Ancak şehri ve halkı büyük ölçüde rahatlatacaktır. Bu nedenle buradan idareci arkadaşlara sesleniyorum lütfen meselelere uzun vadeli ve bulunduğumuz gerçeklik üzerinden bakalım. Fanteziler üzerinden değil. Şehrin geleceği ve büyümesi, bireysel menfaatlerin ve kısa metrajlı hesapların çok üzerinde ve ötesindedir. Şehirler yarışında Trabzon tarihsel misyonuna uygun büyüklüğü korumalıdır. Birçok şehir çok büyük yatırımlar almaktadır. Bu konuda Trabzon’u geri bırakmak, bireysel hesaplara kurban etmek tarihsel hata olur.

Daha iyi bir çözüm varsa sonuna kadar tartışılsın ancak bir büyük projenin iptali büyük bir vebaldir ve şehre yanlış yapmaktır.

Bu projelerin ardından hedef Trabzon için Güney Çevre Yolu, Karadeniz için oto yoldur. Milletvekilleri, idareciler, siyasiler hazırlıklarını bu otoyola göre yapmalıdır. Karadeniz’in kaderini coğrafyasına göre değil büyük yatırımların ve büyük ufukların istikametinde dizayn etmek mecburiyetindeyiz. Yoksa daracık bir elbisenin içinde sızlanıp dururuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.