banner114

Trabzonspor'un şampiyonluğunu engellemek için malum kişilerce kurulan tezgahların ve onlara yardımcı olan haysiyet yoksunu figüranlar yüzünden kalan maçlarda da yaşaması muhtemel benzer olayların gündemi fazlasıyla meşgul ettiği bir ortamda çıkılan çok kritik Alanya maçında iki kez öne geçmesine karşın, ilk ve ikinci yarının uzatma dakikalarının bitimine az kala yenilen çok kötü iki golle kaybedilen iki puan sonrası Başakşehir'e kaptırılan liderlik ,elbette tüm Trabzonsporluları çok fazla üzdü. Üzmekten öte kahretti.

Ligin bitimine 6 hafta kala yaşanan bu dramatik kayıpla Trabzonspor bir avantajını kullanamadı ancak elbette şampiyonluk iddiasından uzaklaşmadı. Yarıştan kopmadı... Bu köprünün altından daha çok sular akacak ve yine kayıplar yaşanacak… Önemli olan bu sonuçtan gerekli dersleri çıkarıp aksaklıkların önümüzdeki maçlara sarkarak başka kayıpların yol açmasını engellemek.

Bu maçın eleştirisini yapacağız ancak burada çakılı kalmayacağız, çünkü önümüzde çok kritik 6 maç daha var. Eğer bu maçtan gerekli dersleri çıkarırsak kaybımız sadece 2 puanda kalır, yok eğer işi uzatır da burada çakılı kalırsak başka kayıpların olması da kaçınılmaz olur. Bu tespiti yapalım, şimdi biraz da bizim takıma bakalım…

SOSA VE NWAKAEME' SİZ İŞLER ZORLAŞTI

Şu bir gerçek ki zaten baştan beri orta sahası kolay geçilen bir takım olan Trabzonspor bir de takımı çekip, çeviren, yönetip, yönlendiren Sosa'dan sakatlığı nedeniyle yoksun kalınca bu bölgede çok daha fazla sıkıntı yaşamaya başladı. Buna bir de ileride top tutan, adam eksilten, etkili kontrataklar yaparak gol attıran, atan, rakibi tehdit ederek o kanattan fazla atağa çıkmasını engelleyen Nwakaeme'nin yokluğu eklenince gücünü önemli ölçüde yitirdi. Bu durum en büyük gol silahı Sörlotht'un da verimini düşürdü… Hüseyin Hoca bu zaafları Alanya'da 'Öne geçerek savunma ağırlıklı bir anlayışıyla skoru korumak' anlayışıyla gidermeye çalıştı ancak orta sahası kolay geçilen, ileride top tutma, adam eksiltme zaafları yaşayan Trabzonspor attığı iki gole rağmen galibiyet amacına ulaşamadı. Savunma ağırlıklı futboluna karşın iki gol yemesinin dışında biri Uğurcan, üçü de Erce tarafından kurtarılan dört mutlak gol tehlikesi yaşadı kalesinde..

ZAYIF TARAFINI KARŞIMIZA ALMALIYDIK!

Alanyaspor'un orta sahası ve forveti güçlü bir takım. Etkili, golcü, deneyimli oyuncuları var. Defansı ise zaaflar içindeydi. Üzerine gittiğimiz anlarda ofansif zayıflığımıza karşın son pasları isabetli kullansak, rahatça gol pozisyonları bulmak mümkün. Madem güçlü savunma yapamıyorsun, kontratakla gidemiyorsun o zaman oyunu önde kurup takım olarak baskılı bir anlayışla Alanya'nın en zayıf tarafını karşına alarak oynamak bence defansa çekilip rakibe mahkum olmaktan, kazanılan topları gelişigüzel ileri vurmaktan çok daha gerçekçi olurdu.

ABDULKADİR SAHADA KALMALIYDI

Yine de 5 dakikalık uzatmanın 4 dakikasını 2-1 önde tamamladı temsilcimiz… Sörloth geriden atılan iki toptan birini tutup çizgiye sürse maç bitecek. Ancak sezonun flaş ismi, Trabzonspor'daki en başarısız futbolunu sergiledi ve bu topları kaybetti. 7. dakikada A.Kadir'e verdiği gol pası dışında bir şey yapmadı. Bu arada bence A.Kadir Ömür çıkmazdı. Zaten iki dakika kalkmış, ne kadar yorulursa yorulsun sahada kalmalıydı. Ki iki maçlık vasatlıktan sonra hemen hemen eski görüntüsüne kavuşmuştu. Topu tutup biraz oyalayarak maçı bitirecek bir o vardı, onu da dışarı aldık…

Aynı görüntüyü Ünal Karaman zamanında da çok yaşadık. A.Kadir Ömür ve Yusuf Yazıcı gibi topun  birkaç dakika Trabzonspor'da kalarak maçı bitirecek isimler dışarı alınıp 'Diridir koşar, mücadele eder' düşüncesiyle sahaya sürülen oyuncular yüzünden G.Saray, F.Bahçe, Gençlerbirliği maçlarında son dakikalarda yenilen gollerle galibiyetlerden olmuştuk.

Tabi Trabzonspor'un bir şanssızlığı da Sörloth dışında, Ekuban gibi çok şeyler belediğimiz iki oyuncunun  çok başarısız bir gününde olması idi.. Zaten hesap ortada, bu oyuncuların biri bir gol atmış olsaydı liderlik yeniden Trabzonspor'a gelmişti.

KULÜBE YETERLİ DEĞİL!

Şu da bir gerçek ki şampiyonluğa kilitlenen Trabzonspor'un kulübesi zirve için yarıştığı rakipleri gibi güçlü değil.. Diğerlerinde ilk 11'de oynayanlardan farksız ve belki daha iyi oyuncular varken bizim kulübedekiler deneyimsiz gençler… Gençler elbette yetenekli ancak henüz tamamlayıcı oyuncu düzeyindeler. Örneğin Başakşehir sıkıştığında sahaya Robinho, Mehmet Topal gibi isimleri sürerken biz çareyi Serkan'da, Bilal'de arıyoruz!... Bunun için Sosa ve Nwakaeme'den sonra Sörloth, Ekuban, Novak hatta Ndiaye gibi oyuncularının da sakatlanması ya da ceza alması Trabzonspor'u çok zor durumlara düşürür.. Nitekim sarı kart gören Ekuban ikinciyi görmemek için tamamen etkisizleşti. Bu anlamda Hüseyin Hoca'nın eli kolu bağlı, müdahale olanakları sınırlı..

Bu arada şunu da belirteyim ki, Obi Mikel'in ayrılmasından sonra yerinde oynayan Abdulkadir Parmak çok iyi maçlar çıkardı ancak istikrarı bir türlü yakalayamadı. Ya çok iyi, ya da çok kötü… Bunun bir ortası olmalı. Her eleştiri sonrası da “Zaten biz Trabzonlu futbolcuları çekemiyorlar" yakınmasını terketmeli... Nasıl iyi oynadığınızda göklere çıkarılıyorsanız takım kazanamadığı zamanlar da, bırakın biraz eleştirsinler. Çünkü siz yenildiğiniz zaman o insanlar kalp krizinden ölüyor, hatta intihar ediyor!

Ayrıca biz yazar çizerler de tabii ki öncelikle bizim çocukların hatalarını yazıp bunları düzeltmelerine katkıda bulunacağız. Çünkü bizlerin değerlisi sizlersiniz. Pereira'ymış, Costa'ymış, Guilherme'ymiş bize ne!. Onlar zaten olacağı kadar olmuş veya olamamış… Ama sizler bu takımın ruhusunuz..

HELAL OLSUN ERCE'YE..

Uğurcan'ın sakatlanması üzerine kaleye geçen ve 3 mutlak golü inanılmaz reflekslerle önleyen kaleci Erce'yi de ayrıca kutluyorum… Bir kaleci için arada bir oynamak felakettir. Çünkü kaleci oynadıkça kendisini bulur, gelişir. Ancak bu genç her zaman hazır haliyle büyük güven veriyor. Bu yüzden Uğurcan gibi bir kalecinin çıkması bile taraftarı tedirgin etmedi, herkes 'Nasılsa Erce var' dedi… Performansı dışında sağlam karakteri ve Trabzonspor'u hepimiz gibi, hatta daha çok benimsemesiyle öne çıkar Erce'yi  kutluyorum. Ve inanıyorum ki önü kapalı olmasa o ikinci golü yemezdi…

HAKEMLER BİLDİĞİNİZ GİBİ!

Bu arada maçın 28'inci dakikasında Trabzonspor 1-0 öndeyken bir kontratakta Abdülkadir'in bileğine Caulker'in tabanı ile yaptığı çok sert ve kesinlikle kartlık faule pozisyonun iki metre uzağındaki hakem Atilla Karaoğlan faul bile çalmadı. Novak'ın attığı ikinci golde gereksiz yere VAR'a başvurarak maçın 5 dakika uzamasına neden olarak son dakikada yenilen golün asistini yaptı!

ALANYA'NIN ZORU NEYDİ?

Öte yandan maç esnasında ve sonrasında yaşananlar ise 'Bu Alanya'nın zoru ne?' dedirtti. Başkanıyla, yöneticisiyle ve futbolcusuyla Trabzonspor'a karşı hasmane bir tutum içerisinde olan güney ekibi belki yaranmak istediklerinden 'aferin' alır ama Trabzonspor'da bunu unutmaz bir yerlere yazar...Özellikle de başkanları Hasan Çavuşoğlu ve ekibinin Ahmet Ağaoğlu gibi mülayim birini bile çıldırtacak küfürleri gün gelir kendilerine yutturulur…

BÜTÜN BUNLAR DAHA DA HIRSLANDIRMALI

Son olarak şunu da diyelim; üzüldük ama asla havlu atmadık. Önümüzde 6 maç ve kazanılacak 18 puan var. Daha bir hırslı, daha gayretli ve Türk futbolunu tiyatroya çevirenlerin tüm gayretlerine karşın inadına daha da çok motive olmuş bir Trabzonspor şampiyonluk amacına ulaşır.

TELE GÖZLEM!..

Corona tedbirleri yüzünden hakemler, yöneticiler ve basın mensupları olmak üzere yaklaşık 300 kişi maçlara giriyor ama gözlemciler evde oturarak görevli oldukları maçları TV'den izliyormuş   Hani o maç boyu hakemi izleyip performanslarını değerlendiren, verdikleri notlarla hakemlerin daha çok maç alarak yükselmelerine ya da ceza almalarına yol açan gözlemciler. İnsan bu uygulama üzerine düşünmeden edemiyor, 'Artık hakem değerlendirmesi yok mu? Yoksa hakemlere 'Siz bizim istediğimizi yapın gerisine karışmayın, ceza alırız diye korkmayın'mı deniyor? Ya da notları Göksel Gümüşdağ mı veriyor?

EMRE KESİNLİKLE KALMALI!

İnsanlar yaşlanınca olgunlaşır ama bu Emre Belezoğlu tam aksine yaşlandıkça daha bir saçmalıyor. Sayın Başkan Ali Koç'un FB'ye yapacağı en büyük iyilik 'Bu takımı Emre'den kurtarmaktır 'diyeceğim ama demiyorum...

Aksine Emre kesinlikle kalmalı! diyorum..

Çünkü Emre varsa, FB'den ne köy olur ne kasaba...

Gazeteci Fatih Altaylı: ‘Göksel Gümüşdağ geçmişte Galatasaraylı bazı futbolcuların ‘abi’siydi. Ne abisi olduğunu sormayın bana. Anlayan anladı’

Fatih Terim: Geçen sene iki namuslu hakemin düdüğünü astırdılar... (Rize-GS maçını katleden Serkan

Çınar ile derbiyi katleden Bülent Yıldırım’dan bahsediyor)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
X şahıs 3 hafta önce

Kaybedilen tek şey şampiyonluk. Bunu niçin soyleuemiyorsunuz?

Avatar
Turgay 2 hafta önce

zor'u olan alanya diyorsanız yanılıyorsunuz tabi bunu biliyorsunuz ama alanya'nın arkasında başakşehir var diyorsanız yine yanılıyorsunuz. trabzonspor'un şampiyon olması en fazla kimi etkiler asıl sorulması gereken budur.trabzonspor'un şampiyonluğu halinde elde edeceği gelirler ile önümüzdeki en az 3 yıla damga vuracağı açık.bu durumdan istanbul'un 3 büyütülmüşü içinde en fazla sıkıntı duyacak ve hatta büyük vaatlerle geldiği başkanlığı kaybedecek olan kimse maçtaki olayların planlayıcısı da odur. gümüşdağ aysberg'in görünen yüzüdür. unutmayın bu camia taraftarına verdiği şampiyonluk sözlerinin yerine gelemeyeceğini gördüğü için şike yapmak zorunda kalmıştı. şimdi şike yapamayınca araya mhk'yı ,yöneticileri , teknik direktörleri velhasıl uzanabildikleri herkesi devreye almışlardı. i̇şin serencamı budur.

Avatar
saadettin ışıl 2 hafta önce

yazı güzel olmuş .tebrikler

Avatar
İbrahim köseoğlu 2 hafta önce

Şenol hocada yattara yı çıkarırdı rakip rahatlar gol atardı

Avatar
OZAN ATAOĞLU 2 hafta önce

Birbirinizi yemeyi bırakın. İstanbul takımları iktidar gücü ile hakemleri ve medyayı satın almış. En iyi oyuncuların yok yere sarı kart ile cezalandırılıyor. En ufak bir hatada 2. Sarı ve oyun dışı kalacak. Biz hala iyi futbol bekliyoruz. Beyler iyi futbol devri bitti. Bu sezonun en iyi fubol oynayan takımı Trabzonspordu ve hakkı olmayan bir puan bile almadı. Ama artık bu saatten sonra şapkamızı önümüze koyacağız. Bu sene Şampiyon olmak için ilk önce birbirimizi eleştirmeyi bırakıp hep destek tam destek zamanı. Bu ligde ne kadar Trabzonlu ve Trabzonspor forması giymiş futbolcu varsa bire bir temas halinde olup Trabzonspor’a şampiyonluğu getirmek için kıyasıya mücadele zamanı.
Onların hakemleri, medyası varsa bizim de bu ligde 61 numaralı formayı taşıyan onlarca futbolcumuz ve bu forma için mücadele etmiş bir futbolcu ordumuz var. Bıçak kemiğe dayandı saha içinde kalmak koşulu ile artık tek vucüt olma zamanı. En büyük Trabzonspor ve başka Trabzonspor yok...