banner114

İşin içerisine girince, öyle bilgilere, öyle belgelere ulaşıyorsunuz ki!

Ulaştığınız belgeler ve bilgiler size akıl tutulması yaşatıyor!

Tarih 23.09.2013 yer Düzce…

Düzce’de taşımalı eğitimin yemek işi sessiz sedasız öğretmenevlerine paslanmıştı.

Mağdur olan yemek firmaları konuyu mahkemeye intikal ettirmişti, mahkemeler öğretmenevlerinin fonksiyonları dışına çıkıp, bu tür işler yapamayacağı kararını vermişti.

Mahkeme kararı vermişti ancak verilen kararı, uygulayan merci, mahkemenin verdiği iptal kararını görmezlikten gelmişti!

Hani hepimize lazım olan ve olacak olan hak, hukuk adalet var ya. Her nedense bazı kurumlara uğramadığını görmekteyiz.

İnanıyorum ki, hukuk ve adalete uymayanlar, zamanı gelince hak-hukuk, adalete öyle ihtiyaçları olacak ki?

Dileğimiz, hak hukuk adaletten kimsenin ayrılmamasıdır.

NEDEN YAPILMAK İSTENİR?

4734 sayılı kamu ihale kanununu okuyan yetkili kişiler, taşımalı eğitimin yemek işinin öğretmenevlerinin, akşam sanat okullarının karşılamasının kanun hükmüne aykırı olduğunu görmezlikten nasıl geldiklerini de anlamış değiliz.

Aklımıza şu sorular gelmiyor değil?

Evet, acaba bu işin arka bahçesinde ne var?

Evet, acaba bu işin arka bahçesinde kimler var?

Evet, acaba bu işi kimler kaşıyor?

Evet, acaba bu konuda neden ısrar edilmek isteniyor?

Evet, acaba neden 4734 sayılı kamu ihalesinin 3 maddesinin e fıkrasına uyulmuyor?

Evet, adalet dolayısıyla hukuk neden yok sayılmak isteniyor?

Genelge yayınlanmış!

Arkadaş sevsinler sizin genelgenizi! Azıcık kafanızı kaldırın etrafınıza bir bakın neler oluyor?

Şu sıralar yaşanan ekonomik kriz iş insanlarımızı boğarken, diğer taraftan ise işsizlik vatandaşlarımızın adeta belini büküyor!

Siz hala genelgeden dem vurmaya çalışıyorsunuz.

İnsanımız aç, insanımız işsiz, insanımız perişan!

Bırakın insanların ekmeğiyle oynamayı.

Bırakın insanların aşsız ve işsiz kalmasında etken olmayı!

Merak ediyorum, sizin bu genelgeniz, kanun hükmünde midir ki, illa da uygulanması gerekiyor?

Yapmayın etmeyin…

Biraz vicdan ve insaf ediniz!

BÜYÜK BİR YÜK

Taşımalı yemek işine birde şöyle bakalım.

Hadi taşımalı eğitimin yemek işi öğretmenevlerine paslanmaya çalışılsın.

Yeniden yemekhaneler yapılacak:

Yeniden araçlar alınacak.

Yeniden personel temin edilecek bu iş için.

Yeniden kap kaçak tedarik edilecek.

Yeniden falan filan…

Bunun Türkiye genelinde hayata geçirilmeye çalışıldığını bir düşünün.

Ben rakamları alt alta yazmaya çalışıyorum.

Yazdığım rakamların ne ucunu görüyorum nede sonunu.

Böyle bir külfetin altına hele de bu zamanda devletimiz niye, neden girsin?

Bu kadar para eğitimin bir başka yerine harcansa daha makbul daha yerinde olmaz mı?

Milli Eğitim’in o kadar sorunu var ki?

Hangisini yazayım?

O sorunların giderilmesi bir kenara bırakılmış, yatıp, kalkılıyor, öğretmenevleri bu yemek işini nasıl yapar’ın mücadelesi verilmeye çalışılıyor!

Pes vallahi de pes billahi de pes!

MİLLİ SERVET

Peki, bu kadar yapılan tesisler.

Bu kadar alınan araçlar.

Bu kadar çalışan insanlar.

Bu kadar çalışan personel…

Evet, bunlar ne olacak?

Taşımalı yemek işi feshedilse bu insanlar ne yapacak?

Bu kadar çalışanların evini, parkını, çoluk- çocuğunu, hadi bürokrasidekiler düşünmüyor diyelim.

Ya siyasiler de mi hiç düşünmüyor?

Yazık ve günahtır.

Adamların günahı suçu ne?

Ne yapmışlar?

Devleti zarara mı uğratmışlar?

Hijyen olmayan yemekler mi yapmışlar?

Çalmış, çırpmışlar mı?

Tüyü bitmemiş yetim hakkı mı yemişler?

İhanet mi etmişler?

Sahi ne yapmışlar?

Söyleyin bizler de bilelim.

Milli servetin heba edilmesi kime ne kazandıracak?

BAKAN’A HAKKINI TESLİM EDELİM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı ülke olarak tebrik etmemiz gerek.

Koronavirüs sürecini müthiş yönetti ve hala da yönetmeye devam ediyor.

Olaya ve konuya o kadar hakim ki, virüs Çin’de görülmeye başladığından beri, ülkemiz adına gerekli tedbirlerin alınmasında önemli rol oynadı.

Koronavirüs, ülkemizde bunca zamandır görülmemişse (Şuan iki kişide görüldüğü bilgisi veriliyor) bunu Bakan Koca’ya borçluyuz.

Bakan Fahrettin Koca’nın virüs ülkemizden yok olana kadar, baştan beri gösterdiği hassasiyetle, ülkemizi bu işin içerisinden çıkaracağına hiç şüphemiz yok.

Bana göre son dönemlerin en başarılı sağlık bakanı Fahrettin Koca’dır.

Koca, bakanlık sınavını bu süreçte mükemmel veriyor.

DOĞRU KARAR; ERTELENMELİYDİ

Lig maçlarının seyircisiz oynanması değil, bana göre ilerki bir tarihe ertelenmeleri daha doğru bir karar olurdu.

Seyircisiz oynanmasının tartışılması mutlaka önümüzdeki günlerde ve haftalarda kaçınılmaz olacaktır.

Farklı bir pencereden bakarsak…

Zira sosyal medyada çok yazılıp çiziliyor.

Tedbir ve önlem için insanları statlardan uzaklaştırdınız.

Peki, yasak yüzünden kahvelerde, çay ocaklarında restoranlarda birikecek insanları nereye koyacaksınız?

Onlar için ne yapacaksınız?

Yayıncı kuruluş, maçları şifreli verdiği için herkesin evinde yayıncı kuruluşun dekoderi yok.

Haliyle maçı izlemek için yukarda belirttiğimiz yerler tercih edilecek.

İşte önemli olan yer de burası…

O zaman tek çözüm, tehlike ortadan kalkana kadar yayıncı kuruluş da üzerine düşen görevi yapmak zorunda.

Yani maçları şifresiz yayınlamalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.