banner114
banner146

Türk halkının yakından bildiği bir gerçek var. O da, ülkede ne zaman kalkınma ve büyüme konusunda bir hamle yapılsa içeriden ve dışarıdan, belli merkezlerce yönlendirilen ve koordine edilen kadrolu bir takımın ilgisiz ve alakasız konularda bir şekilde harekete geçirilmesidir. Yakın tarihimizde bunun birçok örneği vardır.

   Bu takımın temel görevi, kendilerini kadroya alan efendilerinin talimatlarını şuursuzca yerine getirmektir.

Ayrıca, 18 yıldır Türkiye’nin, akla gelebilecek her alanda yaptığı büyük hamleleri, dev yatırımları önemsizleştirip, küçük olumsuzlukları büyütmektir. Dertleri asla ve kat'a Türkiye’nin gelişmesi ve halkın refaha kavuşması değildir. Aksine halkın geri kalması, mutsuz ve huzursuz olmasıdır.

    Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra somut olarak esas meramıma gelmek istiyorum.

Türkiye; özellikle Trabzon ve Rize için hayati öneme sahip, bittiğinde yöredeki binlerce insana istihdam kapısı olacak İkizdere Lojistik ve liman projesini inşa etmeye başladı. Bu proje planlanan sonuçlara ulaşırsa ciddi, stratejik bir projedir.

Projeye başlanır başlanmaz birileri düğmeye bastı ve taş ocağını dayanak yaparak yeni bir gezi kalkışması planlamasına giriştiler. Karadeniz’in neresinde olursa olsun, yüzde yüz isabet ve zararsızlıkla bir projenin gerçekleştirilme imkanı yoktur. Topoğrafyası buna müsait değildir. Örneğin hiç bir bölgesinde deniz dolgusu yapmadan ve ağaç kesmeden kesinlikle yol yapmak mümkün değildir. Bütün köy yerleşimleri ve mahalleler iç bölgelerde ve tamamen ormanlık ve ağaçlık bölgelerin içindedir. Baştan sona bütün köy, mezra ve yayla yollarının ağaç kesmeden yapımı söz konusu olamaz!. Araziyi yarmadan hiç bir bina da yapmak mümkün değil. Yapılması gereken en az tahribatla bu hizmetleri gerçekleştirmektir.

Karadeniz bu zor coğrafyası nedeniyle birçok hizmetten mahrum kalabilmektedir. Bölge sürekli bir göçün ve memleket hasretiyle bir ömür yanıp tutuşan insanların hikâyeleri ve ıstırapları ile doludur. Bu hasret nedeniyledir ki, göç etmek zorunda kalan insanların binlercesi vefat ettiğinde memleketinde defnini vasiyet etmektedir. Bu aslında çok dramatik bir durumdur.

Devlet/Hükümet Karadeniz’in bu makus talihini tersine çevirmek ve göçü azaltmak için bir çok projeyi gerçekleştirmek  gayretindedir. Trabzon yatırım adası ve İkizdere lojistik üssü bunlar için iki somut örnektir. Bu projeleri doğaya sıfır tahribatla gerçekleştirmek mümkün değildir. Denize dolgu yapacaksınız ve malzemeyi yöreden çıkaracaksınız. Başka bir yolu var mı?. Yok. Sonuçta iki işlem de doğal duruma zarar veriyor. Peki ne olacak? Olması gereken en makul şekilde ve en az zararı planlayarak projeleri gerçekleştirmektir. Çünkü bu projelere ciddi anlamda ihtiyaç vardır. Aksi takdirde yöre insanı göçe mahkum olmaya devam edecek ve bölge büyük ölçüde emeklilerin yaşadığı bir bölge olacaktır.

Birileri bölgedeki bu zorunlu durumu fırsat bilerek hükümete karşı bir kalkışma hayali kuruyor. İçeriden ve dışarıdan senaryolar devreye konuyor. Çevrecilik maskesi adı altında hemen her yatırıma itiraz ediliyor. Yöre halkının itirazları bir tarafa, dışarıdan, ideolojik gruplardan hatta Amerikalardan koşup gelenlerin derdi gerçekten çevre midir yoksa Karadeniz’de huzursuzluk çıkarmak mıdır!?. Yöre halkı her şeyin farkındadır. Kimin hangi emelleri beslediğini gayet iyi bilmektedir. Bu grupların derdi asla çevre filan değildir. Devletin ve milletin birliğinin yanında her şartta dimdik duran Karadeniz halkının içine fitne tohumu ekebilmektir. Bu kadar açık ve net bir gayretleri vardır. Bu grupların niyetlerini sorgulamayan bazı siyasilerin rüzgara göre yelken doldurması asla Karadeniz’e iyilik yapmak değildir. O siyasiler iktidar olsalar Karadeniz’e hiç bir yatırım yapmayacaklar mı? Lojistikten vaz mı geçecekler!, Arsin yatırım adasını yapmayacaklar mı!, veya organize sanayi bölgeleri kurmayacaklar mı?!. Bütün bu hizmetlerin sıfır hata ile yapılması mümkün müdür?!. Daha iyi bir alternatifleri varsa tatbikî söylesinler. Ancak toptan istemezükçü bir yaklaşım Karadeniz’e ihanet anlamına gelir. Kimsenin buna hakkı yok. Kimsenin Karadeniz insanının istikbali ve ekmeği ile oynamaya hakkı yok!.

Bu yatırımlar öyle kolay alınabilecek ve gerçekleştirilebilecek yatırımlar değildir. Ömründe çakıl taşından bile duvar yapamayanlar bu devasa yatırımlara mani olmaya çalışıyor. İtirazlarının samimi olduğuna inanmıyorum.

Bu arada, daha çok Orta doğudaki darbe haberlerini organize eden, ABD'li gazetecinin niyetinin yöre halkının menfaatlerini koruması olduğu düşünülebilir mi!?. Belli ki yine çevrecilik maskesi adı altında bu kez Rize’den yeni bir oyun sergilenmek istenmektedir. Yeni bir gezi planlamak dertleri vardır. Ancak hesap etmedikleri şey, Karadeniz insanının vatanperliği, devletine sadakati ve zekasıdır. Yöre halkı dışarıdan gelen bu kötü niyetli grubun niyetini sezmiştir. Yakında onları bu bölgeden nasıl kovduklarını dünya görecektir. Karadeniz insanı kendi hakkını, hukukunu savunacak ve derdini en güzel şekilde ifade edecek yetkinliktedir. Bunun için dışarıdan gelecek ne akla ne de desteğe ihtiyacı yoktur!.

İkizdere’de yaşanan bu gelişmelere ilişkin, yerel basının yaklaşımını da takdirle karşılıyorum. Birçok yerel medya kuruluşu oyunu görmüştür ve buna uygun manşet ve haberlerle yöre halkını aydınlatmaktadırlar.

İkizdere’den yeni bir gezi oyunu planlayanlar bilmeliler ki ne yerel basın ne de Karadeniz’in basiretli insanları, onların bu emellerini kursaklarında bırakacaktır. Karadeniz hiç bir manada devletin aleyhinde olabilecek bir toplumsal mühendisliğin malzemesi olamaz. Karadeniz insanı çok başarılı mühendislikler ve projeler yapar da her türlü gayri ahlaki toplum mühendisliğini ayakları altına alır. Bilmeyenler bunu İkizdere’de bir kez daha görecek ve öğrenecektir!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer koçer 1 ay önce

Belli bir zihniyet nereye yatırım yapılsa engellemeye çalışıyorlar . Sabiha gökçen havaalanı yapılırken tuz gölünde balık tutmaya benzer diyen zihniyet aynı . Hep itiraz . Atom santrali olmaz liman olmaz havaalanı olmaz şu olmaz bu olmaz peki ne olacak . Memleket fakir mi kalsın . İyi ki muhterem Erdoğan bunlara itibar etmiyor ..hizmete devam sinek vızıltılaruna itibar etmeyelim .

Avatar
Sadık Ertürk 3 hafta önce

Lise ders kitaplarında Rizelililerin Turkiyeye dağılımını hatırladım.