banner114

Günümüz yazar ve gazetecileri. Eli kalem tutan kim varsa işinin ehli mi? Ün yapmış ve kalemin, objektifin verdiği özgür ve özgün gücün rahatlığında.

Dilediğini dilediği gibi şekillendirerek yüceltiyor ya da yeriyor. İster alaylı ister mektepli olsun. Öncelikle objektif ve adil olmak zorunda. Objektif ve adil olmak aslında insanlığın temel kavramıdır.

Lakin biz bireylerden bunu aramaktan vaz geçtik. Toplumun aynası ve yansıması olan basın ve yazım grubu bunu yapsın ki belki bireylerimiz de hatalarından dönerler.

Toplumun bir noktasında eğitim ve yön veren dinamiklerinden olan kalem ve objektifin sapması demek o toplumun sendesinin bozulması demektir.

Nasıl olsa özgürüm hakaret etmedikçe dilediğimi yazarım dilediğimi çeker yayınlarım demek ve düşünmek ne özgürlüktür nede topluma fayda sağlar.

Yazılan her kelimenin ve çekilen her objektifin bir hesabı vardır. Birilerinin canını yakmak ya da birilerinden kızmak. Birilerini yermek birilerini de yüceltmek için değil. Olması gereken ne ise onu ortaya koymaktır doğru olan.

Geçmişten günümüze baktığımız zaman yazılacak öyle çok kitap konuları ve günümüzde öyle çok haber ve köşe konuları var ki. Kimsenin yanlışa veya tarafa sapmasına gerek yok. Doğrunun bir kenarından tutup irdelersek her şey daha belirgin olacaktır.

Herkes de yanlışını daha kolay bulacak belki de yanlıştan dönmesi daha etkin olacaktır. Öyle çok yazar çizerimiz ve objektif severimiz var ki. Bir yerlerde fırsat bulduk mu hemen paye alır zaman içinde konumlanırız.

Sonra ver elini taraf tutmaya. En objektif olması gereken kesim en taraf tutan kesim oluyor. Sonrasında mı ne oluyor. Sınırları aşıp zarar vermeye başlarsa ve zarar çemberi toplumun çoğunluğuna denk gelirse bir şekilde çarkların arasında yok oluyor.

Ne gerek var bunlara neden doğru, yalın ve gerçekçi değiliz. Neden prim yapmak basamak çıkmak ve terfi etmek için olmaz işlere giriyoruz. Oysa başka meslek sahibi olup yan meslek olarak ya da beceri başarı veya heves olarak bu işleri yaparsak bir şekilde zarar verdik mi yanlış olduk mu mutlaka diyetini öderiz.

Mesleki eğitim illa mektepli olmakla olmaz ders çalışarak, sürekli araştırarak da kendimizi yetiştirebiliriz. Bir de yaşımız genç ise çok daha kaliteli bir şekilde kendimizi yetiştirebiliriz. Kendini yetiştiremeyeceğin bir meslekte kendine yer etmeye çalışma.

Yazmak sözden daha etkin ve kalıcıdır. Bu sebep ile yazmayı seçen kişi kesinlikle sözüne ve kalemine çok ama çok dikkat etmelidir. Beş dakika önce yazdığını dönüp okuduğunda mükemmel diye kendi kendini övüyorsan. Çektiğin haber, olay veya konuyu ilk seyrederken mükemmel diyorsan bence o işi bırakmalısın hem de en kısa zamanda.

Bütün meslekler sorumluluk, eğitim, bilgi ve tecrübe ister fakat kalem ve objektif hepsinden daha üstün bilgi, tecrübe, sağduyu ve çalışmaya muhtaçtır.

Yarınlara yanlış bilgi aktarımı yaparsak sadece okuyanın değil memleketinde geleceği tehlikeye girmiş olur. Neden mi “GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN GELECEĞİNİ DE BİLMEZ (Şeyh EDEBALİ)”. Sözünü irdelediğinizde yarınlara doğru ışık tutmadığınızda gelecek tükenmiş, şaşkın ve en kötüsü keşfedilmişleri yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır.

Olmuş olanın doğrusunu yeniden bulmak ve o yoldan devam etmek. Kayıptan öteye yıkıma sebep olur. Bazen buna ömürde yetmeyince yok oluş ortaya çıkar. Ülkenin ve neslimizin daima dik ve diri var olması için en önemli unsur olan kalem ve objektiflerimiz. Tarafsız, çıkarsız en doğrusunu yapmalıdır.

Selam saygı ve hürmetle doğru olanda yarınların birlikteliği ve bütünlüğü için buluşalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.