banner114
banner146

Hemen hepimiz yaşamışız bu anı.
Ya da tanık olmuşuz.
Çocukluğumuzda, okulda...
Daha çok suç işlediğimizde...
Dersimizi çalışmadığımızda...
Cevap veremediğimizde...
Öğretmenimizin, anne babamızın dilinden dökülmüştür: "Kaldır başını!.."
***
"Yere bakma, gözlerime bak" demektir aslında.
Fakat çok ilginçtir, tam da o anda...
Yerdeki halının desenlerinde dolaşmak ister canımız. Seramiklerde yeni yeni keşifler de yapabiliriz.
Her şeyin üzeri belli belirsiz bir sisle örtüldüğünde duyarız.
"Kaldır başını!.."
***
Ses tonu da önemlidir şüphesiz.
Ardından gelecek onca kelime de...
Gözlerimizi öne baktıran, başımızı eğdiren telaş mıdır yoksa korku mu?
Derken, toplarız kendimizi, başımızı kaldırırız ki...
İki ihtimal vardır.
Sevecen, hoş gören, başımızı okşayan bir el... Bizi anlayan, gülümseyen gözler...
Diğeri zaten tarif bile edilemez. Sıkılmış dişler, tabanca misali patlayan sözler ve fal taşı gibi açılan gözler...
"Aloooo, karşındaki çocuk çocuk... Ondan, bir yetişkin tavrı bekleme."
***
Böyle şeyler geldi aklıma.
Sonra Kur’an-ı Kerim’e baktım.
Mülk Süresi, 3. Ayet...
"Gözünü çevir de bir bak."
Tabaka tabaka yedi gökten bahsediyor.
Sonra kendi kendime fısıldadım: Evde anne baba, okulda öğretmen... Ve kutsal kitabımız da aynı şeyleri söylüyor.
"Kaldır başını, gökyüzüne bak" şeklinde okuyorum ben, bunu.
Senin asıl hedefin orası...
Dünya dediğin ne ki? Kâinatta bir zerre misali...
***
Önceki gün, 10 milyar dolara mal olan James Webb Teleskobu uzaya fırlatıldı.
İnsanlığın bugüne kadar geliştirebildiği en büyük, en hassas ve en pahalı teleskop...
30 yıllık bir emeğin ürünü...
Daha önce yere göğe sığdıramadığımız Hubble Teleskobu’nun yerini alacakmış.
***
Bu arada bizdeki Teknofest’e ve dolayısıyla Selçuk Bayraktar’a da bir teşekkür gönderelim.
Hiç olmadık kadar çocukların başını kaldırdığı...
Atatürk”ün, "İstikbal göklerdedir" hedefine bir adım daha yaklaştırdığı için...
***
Tamam, bizim de uydumuz uzaya fırlatılıyor.
Ülkemiz, gecikmeli de olsa uzay çalışmalarına katılıyor.
Gözle görülür bir teknoloji hamlesi var ortada.
Fakat geldik gördük ki mesafe katlanarak açılmış.
Artık daha fazla yere bakmayalım, başımızı kaldıralım, bu tamam.
Arkamızda önümüzde kimler var?
Konuştuklarımız, incir çekirdeğini dolduruyor mu?
Tartışmalar, günlük kısır çekişmeler bize yakışıyor mu?
İşte tam da o anda bir ses duyulsa: "Kaldır başını!.."


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.