banner114

Ağaoğlu ile Newton’un ağızlarından bal damlıyor, bal! Benim gözlerimde bir sorun olduğu muhakkak ama, artık ikisine inanmaya, hem de çok inanmaya başladım! Bu sezon bu işin uçarı kaçarı yok, Trabzonspor ligin tozunu atacak! Baksanıza hem hocası, hem başkanı neler diyorlar? Hakemler mi? Boş verin canım iki maç kazanılınca hepsi unutulur.

Eddie Newton, basın mensuplarına “ Trabzonspor’da bir rüyanın içindeyim. Rüyamı gerçekleştirmek istiyorum” demiş! Sonra da ilave etmiş: “ Yönetim ve başkanımız çok iyi kadro yaptı. Kadromuz yeterlidir. Trabzonspor’da olmak rüyamın bir parçası… Zor bir görev. Burada baskı var ama ben bunu seviyorum. Sürdürülebilir başarı önemli. Ekip olarak bunu yapmaya çalışacağız.”

Başkan Ahmet Ağaoğlu da benzer ifadeler kullanıyor. Pembe vaatler dağıtıyor. “İstediklerimizin neredeyse tamamını aldık. Milli ara bize ilaç gibi gelecek. Çok iyi olacağız” diyor.

Newton’un Trabzonspor’un başına teknik direktör olarak nasıl geldiğini, nasıl getirildiğini hala anlamış değilim. Şuna kadar yaptığı pek bir şey de yok! Ama eğer bu kadro tamam ve yeterli ise bunun sahaya yansıması gerekir. Ne yazık ki ben sahada bir şey göremiyorum. Dedim ya gözlerimde sorun var. Ya da hiçbir şeyden anlamıyorum! Tamam, hakemlerin kastı var, Trabzonspor’u 3 maçta da budadılar ve buna Newton’un yapacağı bir şey yok. Ancak futbol olarak Trabzonspor’un çok eksiği var! Ne yenilerden bir şey gördüm, ne eskilerle uyumundan… Erzurumspor’la yapılan hazırlık maçı ölçü değildir ancak, özel de olsa bir büyük takımın oyuncuları bu kadar vurdumduymaz Olamaz.

Newton kendini bir rüyada görüyor, rüyasını yaşıyor. Umarım o rüyadan hiç uyanmaz. Hele biz kabuslarla uyanmayalım da... Ancak korkarım rüyadan uyandığımızda gerçekle yüzleşmiş olacağız! Şu ana kadar pek umudum yok ama umarım Newton’un ve de sevgili başkan Ahmet Ağaoğlu’nun istediği gibi uyanırız.

NASIL TFF BAŞKANI?

Spor ve futbol camiasının içinde çok şey gördüm, yaşadım, çok kişi tanıdım, öğrendim, hala da öğrenmeye çalışıyorum. Şimdiki Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’i de Fenerbahçe’de yönetici iken tanıdım. Ortada çok çelişkili durum var. Özdemir sanırım kendisini TFF başkanlığına getirenlerin istek ve arzusunu yerine getirmekle görevli sanıyor kendini! Fenerbahçe başkanı Ali Koç’la bir AVM’de gizlice görüşmesine karşılık Trabzonspor başkanının görüşme isteğini bırakın kabul etmeyi telefonla bile geri dönüş yapmaması bir Türkiye gerçeğidir!

Salgın hastalık döneminden beri de o kadar zigzak çizdi ki yine bir Türkiye gerçeği ile karşılaştık! Hele ligi oynatıp önce küme düşmenin kaldırılmasını isteyen 7 kulübe verdiği cevapta “ UEFA’ya ne deniz?” diyerek red cevabı verip, lig bitiminde herkesin bildiğini uygulayıp düşmeyi kaldırması skandaldı!!! Bunları aynı adam yaptı! Ligin oynandığı dönemde düşme adaylarının Trabzonspor’a karşı oyunları ile diğer rakiplere karşı oynadıkları “oyunları” bu ülkenin kalp gözleri açık olanları resmen gördüler. Sanki danışıklı dövüş yapıldı. Olan sadece Trabzonspor’a oldu. Hem şampiyonluktan, hem Avrupa Kupaları’ndan oldu.

Özdemir önümüzdeki sezon yabancı sayısının 8’e indirileceğini açıkladı, tepkiler üzerine vazgeçti. Önce maçların önce seyircili oynanacağını söyledi, sonra çark etti. Sürekli karar değiştiren başkanımız bu defa da locaların yüzde 50’sine seyirci alınacağını deklere etti. Bu da eşitlik ilkesine düpedüz aykırı! Parası olan maç izleyecek, olmayan televizyon başına… Lig devam ederken bakalım başka hangi değişiklikler yapılacak?

Evet, çok federasyon başkanı gördüm ama, Hasan Polat gibisini az gördüm. Trabzon beyefendisi, eski İdmanocağı ve 17 yıl Ankara Gençlerbirliği futbolcusu, eski vekil Hasan Polat gibi TFF başkanı bu ülkeye bana göre gelmedi. Adına yaşarken KTÜ’nün spor salonunun adı verilen Polat, 2010 yılında aramızdan ayrıldı. Polat’ın en büyük özelliği adil ve sözünün eri olması idi!

ÇALHANOĞLU BOMBASI!

Futboldan çok bahis ve at yarışı” gazetelerinden Fotomaç’ta (8 Ekim 2020) manşet haber: “Galatasaray’dan Hakan Çalhanoğlu Bombası”!!! Devamında “Galatasaray, Milan’la sezon sonu anlaşması bitecek olan Hakan Çalhanoğlu’nu almak için devlerle yarışacak!” Adamlar masa başında oturmuş ciddi ciddi bunu yazmışlar! Güya Hakan Çalhanoğlu da Galatasaraylı imiş. Bu nedenle bu transfere sıcak bakıyormuş da, falan, filan…

Elbette Hakan Çalhanoğlu’nu her Türk kulübü almak ister! Hatta dünyanın birçok takımı da… Çünkü gerçekten dünya çapında kaliteli bir futbolcu… Milan’ı İbrahimoviç’le taşıyan iki adamdan biri… Ama onu almak için Galatasaray Adası’nın dibinde doğalgaz ya da petrol bulunmuş ise sözüm yok! Ama bu tür haberler, Galatasaray’ın kötü gidişinde gündem değiştirmek için birebir haber doğrusu!!!

Yalnız bu oyuncunun bir kusuru var! Çok iyi futbolcu olan Hakan Çalhanoğlu kendinden mi, babasından mı, yoksa menajerinden mi kaynaklanıyor bilinmez ama transferde sözüne pek güvenilir biri değil!!! Çünkü bu oyuncuyla yıllar önce Trabzonspor, anlaşma yaptı. Sözünü aldı. Karşılıklı teminat verildi. Tam transfer resmiyete döküleceği zaman Hakan’ın tarafı vazgeçti. Trabzonspor’la davalık oldu. Alınan peşinatı da geri vermek istemedi. Mahkeme sonunda Çalhanoğlu ailesi davayı kaybetti. Hem Trabzonspor’un parasını iade etti, hem de 4 ay futboldan men edildi. Yani şimdi onu almaya hazırlanan! Galatasaray, Çalhanoğlu’nun bir zamanlar da Trabzonsporlu olduğunu bilsin! Kim bilir yarın hangi takımı olur?

“5 DAKİKADA DÜNYA YILDIZI!”

Trabzonspor taraftarları ve fanatikleri resmen alem! Hele klavyenin başındaki sosyal medyacılar! Konu Abdulkadir Ömür! Bu oyuncu genç ve 2016’dan beri Trabzonspor’da oynuyor. Piyasa değeri yüksek. Ve birçok yabancı kulüp tarafından izlendiği biliniyor. Geçen sezonun çoğunu sakat olarak geçirdi. Buna rağmen ağzı ile kuş tutsa sık sık eleştiriliyor! Bunu sadece sosyal medyayı kullananlar yapmıyor, basının tavrı da aynı! “Efendim, Abdulkadir Ömür çok daha iyi oynamalı. Çok daha gayret sarf etmeli. Takımı sırtlamalı” gibi aslında mantıklı ama, sadece bir kişinin yapamayacağı şeyleri söylüyorlar. Futbolda yetenek çok şeydir ama, tek başına hiçbir şey… Abdulkadir Ömür bence zaten çok iyi… Çok daha iyi olacağına inanıyorum. Bunu yapacak çapı da var. Futbol ise takım oyunudur. Birlikte oynanır. Ne kadar yetenekli olursanız olun takım olamıyorsanız hiçsiniz!

Hem böyle söyleyip yazıyorlar, ama 3-5 dakikalık performansa bakıp karar değiştirmekte sakınca görmüyorlar. Mesela Abdulkadir Ömür, Almanya ile oynanan hazırlık maçının son 5 dakikasında oyuna girdi. Hem çok kısa sürede etkisini gösterdi, hem de inanılmaz ve her futbolcunun o anda, o dakikada yapamayacağı soğukkanlılıkla harika bir asit verdi.

İşte o tek asist bir anda Abdulkadir Ömür’ü Türkiye ve Avrupa’nın gündemine taşıdı!!! Ben demiyorum, yukarıda sözünü ettiğim kesim diyor!!! Abdulkadir Ömür kaç senedir Trabzonspor’da yaptığını 5 dakika içinde milli takımda gösterince bir anda çark ediyorlar!

Yok arkadaşlar; Abdulkadir aynı oyuncu… Değişen bir şey yok. Her zaman gözümüzün önünde. Ama haklısınız! Sizler sürekli Trabzonspor’da Messiler’i, Ronaldolar’ı gördüğünüz için beğenmezsiniz elbette!!! Siz onu, Abdulkadir Parmak’ı, Hüseyin Türkmen’i rahat bırakın yeter. Onlar yolunu bulurlar. Onlar emin olun ki aynı oyuncular. Yani milli takıma gidince değişmiyorlar! Tıpkı Yusuf Yazıcı gibi… Sadece yabancıları gösterilen hoş görüyü onlardan esirgemeyin! Gittikten sonra da ahlanıp vahlanmayın!

ZAMAN SU GİBİ…

Evet, zaman su gibi akıp gidiyor. Ve sevdiklerimiz de öyle… Biliyoruz ki kimse kalıcı değil. Her zaman söyler ve yazarım: Herkes öleceğini bilir ama hiç kimse öleceğine inanmaz!

Sevgili dostum Turgay Murtezaoğlu’nun ölüm yıldönümü geldi. Tıpkı Ziyad Nemli, Mehmet Tan, Orhan Kaynar, Ayhan Kıyak, Emin Şefik Yılmaz, Ömer Güner, Turgut Özdemir, Ahmet Şefik, Ahmet Kayacık, Muharrem Kaya, Muharrem Özağcı ve daha birçok gazeteci arkadaşım gibi. Hepsinin farklı özellikleri vardı. Ama Turgay bambaşka biri idi. Trabzon için entelektüel sayılırdı. Sadece gazeteci ve fotoğrafçı değildi. Bambaşka özellikleri de vardı. Hayvan ve doğa severdi. Otomobilden, motosikletten anlardı. Müthiş kuru kalem çalışmaları vardı. Teknoloji kurdu idi. Ayrıca kolej okumuş ve lisanı vardı. O kardeşim işte şimdi yok.

Trabzon iş hayatı ve spor camiasının tanınmış simalarından sevgili arkadaşım Şeref Usta da aramızdan ayrılalı 40 gün oldu. Daha dün gibi… Şeref Usta, sakin, düzgün, arkadaş canlısı, çalışkan ve sevimli biri idi. Turgay’a da Şeref’e de rahmetler, sevenlerine başsağlığı diliyorum.

DÜŞMAN TAKIMI!

Eurolig’te geçen hafta Anadolu Efes ile Fenerbahçe takımları karşılaştılar. Türkiye Derbi’sini Fenerbahçe kazandı. Maç, yayıncı kuruluş Beinspor’dan verildi. Maçtan, oyundan ve skordan azada olarak anlatıcı İsmail Şenol ile yorumcu İhsan Bayülken o kadar taraflı bir tutum sergilediler ki sanki sahada Türkiye ile bir düşman ülkenin savaşı vardı! Evet, Efes’in iyi oyunu ve sayıları karşısında tırsak olan bu ikili, Fenerbahçe’nin sayıları ile adeta coştular ve kendilerinden geçtiler. Sanırım maçın sonlarına doğru kamera arkasından biri ikaz etti de biraz frene bastılar. O da biraz… Her zaman diyorum ya, yine söylüyorum ve iddia ediyorum: Bu ülkede medya nezdinde Fenerbahçe, Galatasaray ve Biraz da Beşiktaş vardır! Gerisi teferruattır. Hangi spor dalı olursa olsun bu hiç değişmiyor. Biz de bunlardan adalet bekliyoruz he mi? Güleyim bari…

AVRUPA’LILARA NE OLDU?

Birkaç yıl öncesine kadar Avrupa’nın 6 büyük futbol ülkesi Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa ve Hollanda aralarına başka hiçbir ülkeyi alıp özel maç oynamıyorlardı. Kendilerinden başka ülkeleri küçük görüyor ve rakip saymıyorlardı. Nedense bunu değiştirdiler. Bunu Almanya - Türkiye, Fransa - Ukrayna maçlarında gördük. Acaba bilerek mi değiştirdiler yoksa, mecbur mu kaldılar bilmiyorum. Ama iyi ki böyle yaptılar. Bizler de kendimizi ölçmüş olduk.

SAFA’YA DİKKAT!

Trabzonspor bir ton para verip, birkaç ton yabancı transferi yaptı. Hiç tarzı olmayan oyunculara bonservis ve maaşlar verdi. Üstelik mali fair playden ötürü limit sıkıntısı da varken. Yetmedi onca borç tavanda asılı dururken… Başkan Ağaoğlu” Almayacağız. Bu kadar para veremeyiz. Gündemimizden çıkardık” dedikten bir hafta sonra aynı paraları verip bahsi geçen oyuncu Vitor Hugo’yu aldı. 29 yaşındaki oyuncuya 4 yıllık sözleşme yapıldı. Toplam ödenecek ücret 9 milyon avro! Ve avro da 4 yıl içinde kim bilir kaç liraya fırlayacak. Avrupa’da 100, 200 bin avroya oynuyor bu oyuncular! Hadi diyelim ki Türkiye onlar için farklı bir ülke bu ücret olsun 300 bin, olsun 400 bin avro… Gerisi çöpe atılan paradır.

Diğer yabancılara da hatırı sayılır ücretler verildi. Ama geç de alınmış olsalar oynadıkları maçlarda şuana kadar ortaya bir fark koyamadılar. En çok umut beslenen iki oyuncu da kiralık! Yabancıları kim aldırdı? Menajerler mi, yoksa scout mı? Trabzonspor’un transferlerinde menajer parmağı var mı? Daha önce adı şaibelere karışmış olanlar mesela!!!

Bu takımın şu ana kadar en iyi transferi bana göre Safa Kınalı! Diyeceksiniz ki zaten Trabzonspor’un malı idi. Ancak takımda şans bulamadı ve Menemenspor ısrarlı bu oyuncuyu istedi ama Newton belki de en doğru kararını verip Safa’yı göndermedi. Güçlü fiziği olan, adam eksilten, sol kenarı iyi kullandığı gibi değişik mevkilerde de oynayan bu oyuncu kısa sürede gündemin başlarına oturabilir. Ama elbette özellikle taraftar baskısı ve sosyal medyada linç edilmezse…

NE VARSA ESKİLERDE VAR!

Trabzonspor’un yabancı transferlerinin ve onları alanların beni yanıltmalarını sabırsızla bekliyorum. Umuyorum ki ben yanılırım da mahcup olurum! Her sezon öncesi bu tür iddialı yazılar yazarım. Ama ne yazık ki yazdığımla kalırım. Çünkü hep aynı tas hep aynı hamamdır. Özel maçlar ve ligde gördüğüm kadarı ile takımlı sırtlayacak 5 oyuncu var: Uğurcan, Abdulkadir Ömür, Abdulkadir Parmak, Ekuban ve NWakaeme… Bunlara bir de Hüseyin’i ekleyebiliriz. Eğer bir aksilik olmaz ise Safa Kınalı, Serkan Asan ve Kamil Ahmet’i de iyi birer alternatif olarak görüyorum. Bakıldığında Trabzonspor’da eskiler öne çıkıyor. Yeni yabancıların takımın önünü nasıl aydınlatacağını ise henüz göremedik!

MİLLİ TAKIM OYUNCUSU

A milli takım Almanya ile özel, Rusya ile resmi maçlar oynadı. Rusya maçının ikinci yarısında müthiş oynadı. Almanya maçında oynayan ve başarılı olduğu söylenen Efecan Karaca yere göğe sığdırılamadı! Almanya maçında bir çok hakemin faul olarak değerlendirebileceği pozisyonda golü de attı. Ama gördük ki fizik olarak milli maçlar için son derece yetersiz olan bu oyuncu yerden bir türlü kalkmadı. Almanya maçındaki performasına güvenen Şenol Güneş, Rusya maçının ilk 11’inde onu sahaya sürdü. Ama gördük ki 45 dakika bir kişi eksik oynamışız. O değiştirilince ve Cengiz oyuna girince takım rayına oturdu ve beraberliği yakalamanın yanında hem harika oynadık, hem galibiyeti kaçırdık. Efecan’ı takdir etmemek mümkün değil. Bu yaş ve fizikte hala fişek gibi oynuyor. Türkiye Ligi için yeterlidir ama milli takım oyuncusu olmak başka bir şeydir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.