banner114
banner146

  İYİ PARTİ Genel Başkanı Meral Akşener, Parti yönetiminde yaptığı görev değişiklikleri, basının ve sosyal medyanın gündemine oturdu. BBP kökenli Yavuz Ağıralioğlu ile partinin ağır toplarından Koray Aydın’ın görev yerleri kendileri ile görüşülmeden değiştirildi. İlk bakışta olağan bir tasarruf gibi görülse de iki milletvekilinin görev değişikliği parti içinde burukluk yaratmıştır. Ağıralioğlu’nun ilk tepkisi, “Rencide oldum. Buna en çok PKK ve FETÖ’cüler sevinip bayram etmişlerdir.” demekle başladı. Koray Aydın gibi partinin tecrübeli ve teşkilatlarını iyi tanıyan, genel başkanlık yarışlarında Devlet Bahçeli’ye karşı 400 delegenin oyunu almayı başaracak kadar partide güven almış bir teşkilat görevlisini apar topar Çevreden sorumlu” başkan yardımcılığı gibi uyduruk bir göreve getirilmesi birçok soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Aslında bu tasarruf parti içi ayak oyunları gibi anlaşılsa da, meselenin asıl sebebi bu değildir. Her ne kadar bu iki vekilin pasif görevlere kaydırılması parti içindeki bir kısım muhaliflerin keyfini kabartmıştır. Musavvat Dervişolu’na göre, Performansları yeterli görülmedi.” şeklinde açıklansa da asıl sebebin bu olmadığı aşikardır. Bu iki olayın partide bardağı taşıracağı, ardından yeni gruplaşmaları beraberinde getireceği görülmektedir.

            Bütün bu olup bitenler yanında Meral Akşener’in tatmin edici, inandırıcı bir açıklaması olmamıştır. Çünkü bu Genel Başkanın tasarrufundan ziyade mensup olduğu “MİLLET İTTİFAKI” üyeleri, daha doğrusu HDP ve CHP’nin “Susturun” şunları diye yaptığı baskıdan kaynaklanmıştır. Çünkü her iki vekil milliyetçi kimliklerinden en küçük bir taviz vermemiş, el öpüp, gerdan kırmamıştır. Meral Akşener ise daha ilk kuruluş aşamasında elini sola kaptırmıştır. Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için prensipte anlaşmış, hatta daha da ileri giderek gurup kurmak için partisinden on beş milletvekilini İP’e vererek gurup kurmasını sağlamıştır. Yegâne gayeleri AK Parti’yi iktidardan düşürmeye dayanmaktadır. Elini uzatınca bu sefer kolu da gitmiştir. Sadece Meral Hanımın ortaklığının yeterli olmadığı görülünce 9-10 milyonluk PKK partisi HDP nin oylarına göz dikildi. Millet ittifakının gizli ortaklığı tesis edildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri de bu partiye verilen tavizlerle kazanıldı. Böylece altı muhalif partinin gizli ortağı HDP oldu. Sayın Akşener de bu ortaklığa girmeye hiçbir sakınca görmedi. Çünkü o, ülkeye hizmet değil, intikam peşinde. Partiyi de bu amaçla oluşturdu. Lakin geçmişte kim CHP’ye koltuk değnekliği yapmışsa tarihe gömülmüştür.

            Bu iki vekil sırf HDP ve CHP’nin baskıları ile susturulmuştur. Ama bu parti içindeki diğer millet vekillerinin bunu kabul etmeleri, onları milliyetçi çizginin dışına atar. Partinin imajlarını değiştirir. Bundan sonra bu parti içinde kim başını kaldırırsa bu iki vekilin akıbetine uğrar. Artık bundan sonrası HDP ve CHP için İYİ PARTİ dikensiz gül bahçesi olduğunu zannediyorlar. Ama ben hala bu partide Akşener’e rağmen ülkesini ve milletini düşünen, kalbi vatan ve millet sevgisi ile dolu vekillerin bulunduğuna, dizginleri ele alacaklarına inanıyorum. Hazır fırsat doğmuşken partiyi HDP ve CHP nin pençesinden kurtarmak gerekir.

                          

                                                                   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.