banner114
banner146

Siyasetin ne olduğunu hala öğrenemedik. Hala çok partili siyasete alışamadık. Oysa o kadar çok parti olmasına rağmen. Buna alışamadığımızdan dolayı temelde farklı düşünceler olmasına rağmen ittifaklarla yol almaya gayret ediyoruz.

Peki ittifak ne demektir? İttifak asgari müşterekte tek konuda birleşmek buluşmak mı? Yoksa temel noktalarda aynı şeyleri düşünmek mi? Veya tek değer üzerinden her şeye rağmen birlikte olmak mıdır?

Sözlük anlamı “anlaşma, bağlaşım, bağlaşma. Oy birliği” olan ittifak. Siyasi anlamda ne anlama gelmekte ya da hangi manada kullanılmaktadır. Bunu son yıllarda çok duyduğumuz ve yaşadığımız ülkemizde. İrdelediğimiz zaman anladığımız ve ortada bariz gördüğümüz durum şu şekildedir.

Siyasi düşünce ve siyasi temelinde ne olduğu çok önemsenmeden. İktidarı paylaşma çabası olarak gözükmektedir. Bir diğer şekli de iktidarı paylaşırken ülke menfaatlerini korumak veya çıkarına çevirmektir. Daha da derinden incelediğimizde ise mevcut iktidarı devirmek tek hedeftir. Peki bu ittifakları incelediğimizde ana hedefin hükümeti yenmek sonrasında önümüze çıkacak olan sorunların açılımını hiç düşündük mü?

Bunları düşünmek ve sağlıklı karar vermek günümüz seçmeni için çok zor olmasa gerek. Çünkü neredeyse son yüz yılın iktidarlarını çok araştırmadan, kitaplardan okumadan neredeyse yaşamış veya birinci ağızdan dinlemiş bir seçmen toplumu bulunmaktadır.

Yaşamı bizzat yaşamış bir bireyin karar vermesi, taraf olması çok zor olmasa gerek. Kim bilir belki de bu sebepten dolayı siyasi partilerin hep aynı vasat cümlelerle ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Belki de siyasi partilerin yapacak bir şeyleri kalmamış veya yeni dünya düzenine hala ayak uyduramamış olmasıdır. Bu sebepledir ki tek hedef iktidar değişmek olmaktadır.

Bütün noksanları ile birlikte mevcut iktidarın uzun yıllar iktidar olmasının birçok nedeni vardır. Bir de ulusumuzun tarihine baktığımızda Osmanlı devletinin uzun yıllar hüküm sürmesine sebep hep İslami temelleri göstersek de. Aslında ana sebebin “DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR” ilkesinin neden olduğunu anlamamakta ısrarcı olmamız hala bazı durumları aşmamıza engeldir.

Dört beş yılda bir yapılan seçimlerin aslında hazırlanan projelerin alelacele bitirilmeye çalışılmasına sebep olmaktadır. Böylece hep önümüzde hiç bitmeyen projeler ve hep engellenen teknolojilerin olmasına sebep olmuştur. İşte buradan baktığımızda Osmanlının uzun yıllar ayakta kalmasının nedenlerinden bir tanesi de aynı düşünce ve fikirde bir yönetimin uzun yıllar iktidar olması değil midir?    

Gelelim ittifaklara. Bireysel düşüncelerin çokluğundan oluşan çok partilerin “TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK” sözünün önemi anlaşılmadığından ve benimsenmediğinden dolayı bireysel düşünce siyaseti hala devam etmektedir.

Aslında biraz düşündüğümüzde Osmanlı devletinin yıkılışı hala tamamlanmamıştır. Teorik olarak tamamlanmış gözükse de gerçekte ve toplum dimağında, siyasi yapıda hala tamamlanmamış ve hala Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet anlaşılmamıştır. İşin garip tarafı da en çok Mustafa Kemal Atatürk’ü sözde savunanlar bunu anlayamamış ve hala çözememiştir.

Bu sebepledir ki “İttifak” anlamak ve uygulamak için bir geçiş dönemidir. Bu geçiş dönemini siyasilerin birçoğu anlamış olsa da halk anlamadıkça, siyasilerin tamamı anlayıp, uygulayıp dile getirmedikçe hep siyasi kazanım çıkarı olarak kullanılacaktır.

Bu tür siyasi kullanımlar her zaman ülkeye değil bireylere kazanım sağlarlar. İşin en kötüsü de tamamlanmayan yıkılış genç Cumhuriyetimizin de yıkılmasına ve dağılmasına zemin hazırlamakta iç ve dış düşmanlara fırsat sağlamaktadır.

Siyasilerin hangi fikir ve düşüncede oldukları hiç önemsenmeden acil bir şekilde TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK (TEK VATAN) ilkesi benimsenerek bir daha halkın bizzat kendisi düşünmeli ve kendine gelerek ittifakları birleşik düşüncede geniş tabanlı partiler de birleştirmelidir.

Selam, Saygı ve Sevgi ile daha anlayışlı yarınlar için…    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.