banner114

AK Parti Kadın Kolları Genel Merkezinin tüm ülke geneline okuttuğu ibretlik bildiriye itirazımız devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmayı, kadın haklarını savunma noktasına taşıyan AK Parti Kadın Kolları, CHP Kadın Kollarıyla aynı noktada buluştu. HDP’li kadınların da durduğu yerde…

Madde madde ele alıp analiz ettiğimiz basın bildirisine itirazlarımızı sürdürüyoruz. 15 maddelik itirazımızın 6. maddesiyle devam ediyoruz. Bu itirazlarımız aynı zamanda AK Parti Kadın Kollarının geldiği notayı da göstermesi bakımından önemli…

6- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Kadınlara yönelik ayrımcılık, ırkçılıktan beterdir” diyen Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan…”

Diyoruz ki; Kadınlara yönelik ayrımcılığı kim savunuyor? Abdurrahman Dilipak’a cevap yetiştirmek için çıktığınız yolda tüm bir İslamcı camiayı hedef yaptığınızın farkında mısınız? Sayın Cumhurbaşkanının aileyi ve kadını korumak için çıkarttığı yasalarla İstanbul Sözleşmesinin ne alakası var?

7- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Partimiz, cahiliye devirlerine ait kadınlara yönelik her türlü şiddet ve zulmün karşısında durmuştur.”

Diyoruz ki; “Lut kavminden kalma lanetli LGBT’yi canlandırmayı hedefleyen… Böylece cahiliyye devrinin bile gerisine düşen İstanbul Sözleşmesini savunarak mı cahiliyye devrinin zulmüne karşı duruyorsunuz?

8- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Aileyi yıkan, nesilleri kirleten, tüm sapkınlıklara ve ahlaksızlıklara karşı her türlü mücadeleyi verdik ve vermeye devam ediyoruz.”

Diyoruz ki; El hak doğrudur. Ancak İstanbul Sözleşmesi tam da bu sapkınlıkların önünü açmayı hedefliyor. Sırf imzanızı savunmak adına bunu göremiyor musunuz?

9- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Din, iman, inanç, namus ve ahlak gibi değerlerimiz hiç kimsenin tekelinde değildir.”

Diyoruz ki; İslami hassasiyet göstermek, inandığını davayı savunmak, elbette herkesin hakkıdır. Yeter ki bu değerler savunulsun. Ancak bir ilave yapmak istiyoruz. Eskiden bu ifadeler AK Parti’ye ve AK Partililere karşı söyleniyordu. Şimdi AK Partililer kime karşı söylüyor? Söylesinler söylemesine de… Söylerken kendilerini nerede konumlandırıyorlar. Onu da söylesinler…

10- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “(Abdurrahman Dilipak) inançlarımızın ve değerlerimizin istismarı üzerinden yanıltıcı yazı ve paylaşımlarını sürdürmüştür.”

Diyoruz ki; İslam eksenli hakikati söylemek ne zamandan bu yana inanç ve değerlerin istismarı oldu? Ne zamandır suçlandığınız keyfiyetle yol arkadaşlarınız ve gönüldaşlarınızın bir kısmını suçlar oldunuz?

11- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Genç nesillerimizin korunması adına tüm çirkinliklere ve kötülüklere karşı savaşımız, dün olduğu gibi bugün de artarak devam edecektir.”

Diyoruz ki; İstanbul Sözleşmesi savunularak genç nesiller savunulamaz. İstanbul Sözleşmesi savunularak aile, kadın ve ahlak savunulamaz. Evet, dün hep beraber tüm kötülüklere ve çirkinliklere karşı iyi-güzel ve doğruyu savunanlar, bugün bu iddia ile İstanbul Sözleşmesinin yanında duramaz.

12- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “AK Kadınlar ülkemizin en zor zamanlarında meydanlarda yer aldı. 28 Şubat, 27 Nisan, 17/25 Aralık ve daha nice sıkıntılı günlerde…”

Diyoruz ki; AK Kadınlar 28 Şubat’ta yoktu veya çocuktu. O süreçlerden bugünlere köprüleri Abdurrahman Dilipak’lar ve gönüldaşları ölümüne mücadelelerle kurdu.

13- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “AK Kadınlar olarak bizler 28 Şubat sürecinin o acılarla dolu günlerindeki mücadelesini…”

Diyoruz ki; Siz bugünün AK Partili kadınları olarak 28 Şubat’ta yoktunuz. AK Partinin kurucu kadınları vardı. Ama siz artık o kurucu ablalarınız gibi de düşünmüyor olmalısınız.!... Artık 28 Şubat’ta hayatı pahasına mücadele edenleri bile dışlıyorsunuz

14- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Bizler dışardakilerle mücadele ettiğimiz gibi içerdeymiş gibi görünenlerle de mücadeleye devam edeceğiz.”

Diyoruz ki; Dairenizin sınırlarını ve özelliklerini yeniden çizip-belirleyip ilan ediniz. Olur ki siz dairenin dışına çıkmış olarak içerde kalanları dışarda zannediyor olabilirsiniz! Lütfen dairenizi yeniden ve net olarak tarif ediniz.

15- Sizden sonra bu kez CHP’li kadınlar basının karşısına geçip İstanbul Sözleşmesini kırmızı çizgileri ilan etti. Bununla yetinmeyip sözleşmeye karşı çıkanları, tacizci, tecavüzcü ve kadın katili ilan ettiler. Artık beraber misiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Orhan Kılıçoğlu 1 ay önce

lânetlenmiş bir sapıklık olan homoseksüelliği ''yüz kızartıcı suçlar listesinden'' akp çıkarmıştı da kimseden itiraz gelmemişti. çok tuhaf değil mi?