banner114

AK Parti Trabzon Kadın Kolları önceki gün bir basın açıklamasıyla gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak’ı kınadı ve hakkında suç duyurusu yaptı. Dilipak’ı 1980’li yıllardan (İstanbul’dan ve başörtüsüne özgürlük yıllarından) bu yana tanıyan ve samimiyetinden asla şüphe etmeyen bir gazeteciyiz. Üslubuna, yakıştırmalarına katıldığımız olur, katılmadığımız olur.  Ne Dilipak’a avukatlık yapma ne de AK Partili kadınları savunma niyetindeyiz. İstanbul Sözleşmesinin Türk aile yapısını yıkıp Avrupa’ya benzetme operasyonu olduğu inancındayız. Evet, adına operasyon diyecek noktada kanaat sahibiyiz.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘Okumadan imzaladım’ dediği ve Allah’ın yarattığı cinsiyeti reddeden… Toplumların kökünü LGBT türü sapkınlıkla çürütmeyi hedefleyen İstanbul Sözleşmesine karşı çıkmak bir dava ve ahlak meselesi olduğunu düşünüyoruz. Karşı çıkmayı tarif ederken, taraf olanlara bir vaziyet belirleme noktasında değiliz. Yani ‘Kim taraf oluyorsa ahlaki davranmıyor’ da diyemeyiz. Biz sadece karşı duruşumuzu izah etmekle mükellefiz.

Tartışmayı böyle bir düzlemde ele alırken gelelim AK Parti Kadın Kollarının açıklamasına… AK Parti Kadın Kollarının kendilerini bir dava anlayışının dışına taşımasına!.. Böylesi bir açıklamadan Sayın Cumhurbaşkanının bilgisi var mı bilmiyoruz. Parti dışındaki düşünce insanlarını ve kalem sahiplerini ‘Ya parti- ya düşman’ ayrışmasına sıkıştıran bu anlayış yalnızca AK Parti’ye kaybettirir. İslamcı düşünce adamları ve kalem tutanların da ise umudu bitirir. Sözü daha fazla uzatmadan AK Parti’nin kendinden olanın eleştirisine bile artık tahammül edemediğini hatırlatıp 15 maddede topladığımız cevaba geçelim…

1- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Son dönemlerde bazı çevrelerin meseleleri kendi zemininde konuşuyormuş gibi yaparak birtakım hesaplaşmalar peşinde koştuklarına şahit olmaktayız”

Diyoruz ki; Bazı çevreler dedikleriniz hala sizin çevreniz. Kendi zeminlerinde konuşmalarına parti olarak tahammül etmelisiniz. Hesaplaşma peşinde koştuklarını zannetmek ise bir vehimdir. AK Parti Kadın Kolları böyle bir vehime kapıldı?

2- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Gezi Parkında yaşananlar misali, gün geçmiyor ki yeni bir bahane ile partimize yönelik bir saldırı yapmak isteyenler çıkmasın”

Diyoruz ki; Çok kötü bir mukayese… Gezi, dış güdümlü bir ihanet provasıdır. İstanbul Sözleşmesine karşı çıkanları ‘Geziciler’ ile nasıl aynı terazide tutarsınız?

3- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Kendilerine göre bazı gerçekleri öne çıkartarak partimiz kadınlarına ağır hakaret eden zihniyetin asıl meselesi o günkü gibi 3-5 ağaç değildir.”

Diyoruz ki; Bu yaklaşım ağır bir buhran halidir. İstanbul Sözleşmesine karşı çıkıp hakaretamiz ifade kullanan aydınlar bile hala AK Parti etrafında dolaşmaktadır. Belli ki hiçbir konferanslarını takip etmediniz. İsteseler Anadolu’da organize bile olabilirler. Ancak asla böyle bir varyasyon içinde değiller. Mesele gerçekten 3-5 ağaç meselesi… Mesele İstanbul Sözleşmesi’dir.

4- AK Parti Kadın Kolları diyor ki;  “Bugüne kadar AK Parti karşıtlığından beslenen bir takım gazeteci, siyasetçi, sanatçı, sözde kanaat önderi gibi duran bu gibi çevrelerin sanki hükümetimizin ve partimizin çıkarlarını düşünüyormuş gibi bir tutum sergileyenlere ve çeşitli ayrıştırma noktaları oluşturmaya çalıştıklarına şahit olmaktayız.”

Diyoruz ki; Öncelikle böyle bir bakış açısının sakatlığına vurgu yapmak zorundayız. Bahse konu aydınların hiçbiri… ‘Sözde kanaat önderi’ dedikleriniz… Olaylara yaklaşırken ilkesel yaklaşırlar. ‘Partinin çıkarına mı, aleyhine mi’ diye bakmazlar. Tam aksine bu düşüncenin neresinde olduğuna bakar. Ve ne yazık ki kendisi temel ilkelerden uzaklaşırken, karşısındakini ayrışma noktasında görür. Bu süreç yavaş yavaş inişe dönüştür.

5- AK Parti Kadın Kolları diyor ki; “Hem partimizin içinde hem partimizin karşısındaki kitleleri birbirine düşürme çabaları ile çatışma ve sürtüşme alanları oluşturmaktadır”

Diyoruz ki; Durduğumuz nokta; ‘Biz asla yanlış yapmayız’ noktasıdır. Bu sorunlu bir bakıştır ki, yanlışı ortaya çıkarana fitneci diye bakar. Halbuki düşünce adamı fikirlerini söyler, geçer… Etkisi ve alanı ağır ve büyükse parti buna dikkat eder. Yok eğer ılık bir rüzgar gibi ise parti yoluna devam eder.

Bir ara soru: İstanbul Sözleşmesi AK Parti Kadınları için de bu kadar vazgeçilmez midir? Yoksa AK Parti Kadın Kolları da CHP Kadın Kolları gibi İstanbul Sözleşmesini ‘Kırmızıçizgi’ mi ilan etmiştir?

Devam edecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail 2 ay önce

RABBİM HAKKA HİZMET ETMEYİ NASİP ETSİN BU GÜN AKP BURDAYSA DİLİPAKLAR HEP SOLCULAR VE DİN DÜŞMANLARIYLA SAVAŞIYORDU KALEMLERİYLE SÖZLERİYLE HEP İSLAM TARAFINDA ÇIKAR DEVŞİRSEYDİ HER GAZEDE YAZAR HER TARAFA OYNARDI HEP BİLDİĞİNİ SÖYLEDİ ONLAR HAZIR ZEMİNDE SİYASET YAPIYORLAR