banner114
banner146
banner122

Yine ben sorayım!

Yine mahallenin yaramaz çocuğu ben olayım!

Yine kuyuya taşı ben atayım!

Yine kuyudaki suyu ben bulandırayım!

Açık ve net, herkesin anlayacağı şekilde soruyorum!

Kime mi?

Tabi ki Başkan Ahmet Ağaoğlu’na.

Sorduklarıma cevap verir mi Ağaoğlu?

Bekleyip görelim, vermezse de başkanın canı sağ olsun!

Soru 1: Pandemi dönemine kadar 8 galibiyet 3 beraberlik alan bir takım pandemi den sonra oynadığı sekiz maçta hem de şampiyonluk mücadelesi verdiği bir ortamda neden sadece üç galibiyet alabildi? Acaba oluşan bu kötü tabloda, pandemi süresince yaklaşık iki buçuk ay tesislerde kalan başkan Ahmet Ağaoğlu’nun etkisi ve rolü ne olmuştur?

Soru 2: Sezon başı Abdullah Avcı ile anlaşılmışken, sonrasında neden Newton ile devam etme kararı aldınız?

Soru 3: Bu sezon kötü gidişat nedeniyle yönetim kurulu Newton ile yola devam etmeme kararı aldı. Buna rağmen, yönetim kurulunun aldığı bu kararı, siz neden uygulamadınız?

Soru 4: Yapılan transferleri kim yaptı, hangi menajerlerle bu transferler gerçekleştirildi?

Bu soruların cevabını Ağaoğlu’ndan eğer ki alabilirsek, Trabzonspor’da yaşanan teknik adam ve futbolcu kaosunu çözmüş olacağımıza inanıyorum.

Ya da kimin haklı kim haksız olduğunu ayırt etme imkânı yakalayacağız.

BAŞKAN ÇİMEN

Önceki gün Enis Yıldırım ile Gümüşhane’ye gittik.

Gümüşhane’ye vardığımızda bir-iki ziyaretimizi gerçekleştirdikten sonra, bu güzel komşu ilimizi baştan aşağıya bir gezelim istedik.

Gümüşhane’yi gezerken Enis ile birlikte Gümüşhane’nin nereden nereye geldiğini, getirildiğini konuşurken başkan Ercan Çimen’in hakkını teslim etmezsek kendisine haksızlık etmiş oluruz diye, başkan Çimen’i aradık.

Sahi Çimen’i ziyaret esnasındaki sohbetimize değinmeden, biraz Gümüşhane’de yaşanan değişimlerden sizlere bahsetmek istiyorum.

Net ve açık yazıyorum, Gümüşhane’ye sanki bir sihirli el değmiş. O sihirli el Gümüşhane’yi öyle bir hale getirmiş ki, küçük ve çok şık bir butik şehre dönüştürüvermiş.

Gümüşhane’nin Başkan Ercan Çimen ile birlikte müthiş bir değişim ve dönüşüm yaşadığını gördük.

Uzun süre Gümüşhane’ye gitmeyenler, şu an Gümüşhane’ye gitseler inanın Gümüşhane’yi tanımakta zorluk çekerler!

Gümüşhane’nin neresine giderseniz gidin, mutlaka o gittiğiniz mahallede, caddede, sokakta, dağda, bayırda, Ercan başkanın bir imzasını görebilirsiniz.

Gezintimizi bitirdikten sonra sıra Başkan Çimen’i ziyaret etmemize gelmişti.

Başkan Ercan Çimen’i ziyaret etmemizi en sona bırakmamızın nedeni ise Belediye Başkanı Çimen ile Gümüşhane’yi konuşurken, hizmet etiği ille ilgili fikir ve zikir sahibi olup, kendisiyle öyle sohbet edelim istedik.

Başkanlık makamına vardık, makam her zaman ki gibi doluydu.

Sıkıntısı, derdi olan başkanlık makamına gelmiş, kendisinden dertlerine derman, sıkıntılarına çözüm istemekteydiler.

Başkan bu konularda çok duyarlı olduğu için hiçbir vatandaşın elini boş çevirmiyordu.

O nedenle, belediyeye gelen herkesle görüşüyordu.

İşini severek ve heyecan duyarak yapıyordu Başkan Ercan Çimen.

Bunu gözlerinden okuyorduk…

Sohbetimiz esnasında Gümüşhane ile ilgili yeni, önemli projeleri olduğunu, devam eden projeleri de kısa sürede hayata geçirmeye çalışacaklarını söyledi başkan.

“Halka Hizmet, Hakka Hizmettir” diyerek yola çıkarak, ömrü yettiğince Gümüşhane’ye, Gümüşhaneli hemşehrilerine hizmet edeceğini belirtti.

Gecesini gündüzüne katan, Gümüşhane’nin derdiyle dertlenen bir başkana sahip oldukları için ben Gümüşhanelilerin çok şanslı olduklarını düşünüyorum.

BİR DAHA GELMEZ

Maalesef kimseye kalmıyor!

Maalesef sırası gelen gidiyor!

Ne olursan ol?

İster padişah ol.

İster sultan.

İster simitçi ol.

İster boyacı.

İster iş adamı ol.

Dedim ya ne olursanız olun, zamanı vakti geldi mi o yolculuğa mutlaka çıkacaksınız.

Bunun kaçarı göçeri yoktur!

Buradan nereye geleceğim?

Yine bu dünyadan bir kral, bir imparator göçüp gitti.

Göçüp giden gönüllerin kralı ve imparatoru Diego Maradona’ydı.

Evet, Diego Maradona da her canlının bir gün tadacağı ölüme yenik düştü!

Biz kendisini seyreden şanslı kuşaklardanız.

Marodana’yı buradan yazmaya kalksak, inanın sütunlarımıza sığmaz.

Kısa ve öz yazıyorum.

O futbolun bir efsanesiydi.

O futbolun bir numarasıydı.

Ve diyorum ki, Maradona bütün zamanların en büyük futbolcusuydu.

Futbol dünyası böyle bir ismi kaybetti.

Bir daha Maradona gibi bir futbolcunun dünya futboluna geleceğini hiç mi hiç zannetmiyorum.

Ruhu şad olsun.

GİTSİNLER DE KİM GELEÇEK?

Aklı evveller yönetim kurulunun bırakmasını istiyor!

Ardından da genel kurula gitmelerini söylüyorlar!

Yahu arkadaş yönetim kurulu bıraksa, kim, kimler gelecek?

Bu ağır yükün altına kim girebilir?

Bu ağır sorumluluğun altına kim omuz vurabilir?

Kim de o cesaret var?

Haa macera aranacaksa ona da diyecek bir şeyimiz yok!

Zira macera arana arana bu günlere gelindi ya!

Bu aklı evvellere göre sanki Trabzonspor’da her şey süt limanmış gibi!

Sanki Trabzonspor’un hiçbir sorunu, sıkıntısı yokmuş gibi.

Trabzonspor’un o kadar sıkıntısı var ki, her şey kılı kırk yarılıp çözüm bulunuyor.

Soruyorum sizlere, nerede bulacaksınız Mehmet Yiğit Alp gibisini?

Nerede bulacaksınız Ertuğrul Doğan gibi, para lazım olduğu zaman, hiç çekinmeden ve sıkılmadan, ‘acaba ne olur?’ demeden, parasını veren birisini?

Bir bakın bakalım, daha düne kadar Trabzonspor’a gelenler alma peşinde miydiler verme peşinde miydiler?

Burayı çözebilirseniz, belki o zaman genel kurul isteme şansınız olabilir!

BEKLENTİ BÜYÜK

Abdullah Avcı ikinci sınavına çıkacak.

Elbette hepimizin kendisinden beklentisi büyük…

Ancak şunu da unutmuş değiliz.

Eldeki kadro yapısı Avcı’dan beklentimizi kırmıyor değil.

Ama bu saatten sonra yapacak çok şey de yok!

Ben yine de Abdullah Avcı’nın elinin değdiği Trabzonspor’un, bu zor savaşlardan başarıyla çıkacağına inananlardanım.

Trabzonspor inşallah Ankaragücü maçında geçen hafta Erzurumspor karşısında aldığı galibiyetin bir yenisini daha bizlere yaşatır.

Bu akşam gönlümüz ve kalbimizle teknik heyet ve takımımızla birlikteyiz.

Son söz, hep birlikte başarmalıyız.

Başaracağız da…

TRANSFERLERİ KİM YAPTI?

Abi yapılan transferlere bakıyorum…

Tamı tamına 10 yabancı oyuncu transfer sezonunda kadroya katılmış.

Oynayan kadro ile oyuna bakıyorum.

Oynanan oyunla, oynayan oyuncuların ne ele geldiğini görüyorum nede avuca?

O zaman sormak herhalde bizim hakkımız olsa gerek!

Bu kadar ele avuca gelmeyen oyuncular neden alınmış?

Neden bu kadar transfer yapılmış?

Neden alınan bu yabancı oyuncular tercih edilmiş?

Bunları kim almış?

Kim bunların alınması yönünde yönetim kuruluna hikâye yazmış!

Ağır olacak ama Trabzonspor adeta yabancı oyuncu hurdalığına dönüştürülmüş:

Yazık günah değil mi?

“Ayranım yok içmeye tahterevalli ile gidersin uçmaya”

Trabzonspor’un durumu da bu misal!

NEDEN ALINMIŞ?

Yabancı oyunculardan laf açılmışken bir- iki tanesinin durumuna değinmek istiyorum.

Stiven Plaza diye bir oyuncu alındı.

Adamın bırakın ilk on birde oynamasını, 21 kişilik maç kadrosuna giremiyor.

Hal böyleyken, bu adamla 2+2 sözleşme yapılmış.

Ayrıca bu adamın iki yıllık kulübe maliyeti 1.300 bin Euro’ymuş.

Allaha aşkına gelin de isyan etmeyin!

Soruyorum sizlere, nasıl bir yabancı oyuncu transferiymiş bu?

Kadroda adamın esamesi okunmuyor ama bu adamın kulübe maliyeti bizim parayla yıllık beş milyonun üzerinde oluyor.

Trabzonspor’un transferlerde böylesine bir savurganlık yapmaya hakkı var mıdırı bir kenara bırakalım, şansı var mı?

Plaza’nın transferine kim imza atmışsa, Trabzonspor’a ne yapmış olur?

Bunu da ben yazmayayım sizler söyleyin!

HANİ TAMAMLAYICI OLACAKTI?

Aynı sıkıntıyı Trabzonspor Diabate’de de yaşıyor.

Diabate İngiltere’den alınıp getirilmiş!

Futbolculuk menşei İngiltere olunca, herhalde akan sular durur!

Diabate alındığı zaman, hiç unutmam Başkan Ağaoğlu bu oyuncu için şunları söylemişti, ”Diabete tamamlayıcı oyuncu olarak alındı”

Hani nerede sevgili başkan Diabate?

21 kişilik kadroda olmayan oyuncu nasıl tamamlayıcı oyuncu olur?

Vallahi ahvali duruma bakarsak, ya bu işi biz bilmiyoruz, başkan çok iyi biliyor.

Ya da başkan bilmiyor, bizler biliyoruz.

Sahi hangimizin bildiği doğrudur acep?

Bir de her şeyi başkan bilir diye de bir kayt-kuyt yok!

Gerçi Ahmet Ağaoğlu’nun bilmediği bir şey yoktur ya!

Filmin sonunda yine suçlu biz oluruz!

Yine sonunda futbolun kitabını yazan Ağaoğlu olur!

Bizler ise çırak olarak kalırız!

Bereket versin ki, sıva yaparken, mala ile ters sıva da yapabiliyoruz!

Sıva yapmaya devam!

HUGO VE MARLON

Diyeceksiniz ki bu kadar yabancı oyuncu alındı, öyle ya bir-iki tane de mi iyi oyuncu çıkmadı bu kadar alınan yabancı oyuncuların içerisinde?

Olmaz olur mu canım?

Stoper olarak alınan Hugo ile sol bek Marlon, bana göre bu iki oyuncu da alınması gereken oyuncular olmuştur.

Allah için ikisi de Trabzonspor forması altında asla sırıtmıyorlar.

İki oyuncu da sahada yürekleri ile oynuyor.

Hugo da Marlon da mevkilerini dolduran şu an çok az hata yüzdesiyle oynayan oyunculardır.

En azından Trabzonspor böylelikle bir stoper ile sol bek mevki sıkıntısın bu iki oyuncuyla çözmüş oldu.

Demek ki istenildiği zaman nokta transfer yapılabiliyor.

Demek ki doğru adımlarla doğru hedeflere gidilebiliyor.

Demek ki işin ehline kulak verildiğinde doğru adres bulunabiliyor.

Yeter ki, Başkan Ağaoğlu transfer işine ben futbolu biliyorum diye müdahil olmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.