banner114

İnsanlık yeni ve korkunç bir evreye giriyor. Bu evrede insanlığın büyük çoğunluğu acımasızca, hunharca yok edilecek. Kalanlar da, ne düşüncede ne sosyal hayatta asla özgür olamayacaklar. Yeni nesil kölelik devreye sokulacak. Yapay zeka denilen bela işe yaradığından daha fazla insanlığın başına bela edilecek. Fiili savaşlar, biyolojik savaşlar, teknoloji savaşları ile dünya felaketlerden felaketlere sürüklenecek. İnsan beyni bütünüyle kontrol altına alınacak. Bütün davranışları, eğilimleri, beklentileri manyetik dalgalarla yönlendirilecek. Hayvanlar gibi her insana bir çip takılacak. İnsanlar öylesine korkutulacak ve yönlendirilecek ki herkes bu çipi takmak zorunda kalacak. Takmayanlar bir çok hizmetten hatta sosyal hayattan tecrit edilecek. Bu gün çinde yaptıkları gibi tek tip insan üretilecek ve bu çipler sayesinde insanların davranışları puanlandırılacak. Puanı düşük olanlar hiç bir hizmetten yararlanamayacak ve hayatın dışına atılarak ölüm odalarında ölüme terkedilecek. Yapay zeka ile hayattaki üstünlük robotlara geçecek. Robot olmadan insanlar işlerini göremez hale gelecekler. Yaşayan insanlar arasında cinsiyet kavramı kaldırılacak. Her türlü cinsel yönelim ve sapkınlık hayatın normal bir akışı gibi görülecek. Din ve ahlak kavramları yerini kurallara uygun davranış puanlamasına devredecek. Devletler ortadan kalkacak. Mümkün mertebe azaltılan dünya nüfusu tek bir merkezden yönetilecek. Daha neler neler. Evet bütün bu akılalmaz dehşet senaryolarını yapan ve filimlerle toplumların zihin altyapılarını bu senaryolara hazırlayan, kendilerini dünyanın efendileri olarak gören küçük ama ellerinde güç olan bir azınlığın planları bunlar. Okuyunca hepimizi dehşete düşüren planlar. Bu planların çok daha fazlası bu zalim azınlığın atölyesinde tartışılıyor, kesilip biçiliyor. Kitaplar yazılıyor. Karikatür dergilerine varıncaya kadar insanlığın zihin altyapısına nüfuz ediliyor. Toplumlar duyarsızlaştırılıyor. Her şeyi bir filim modunda sunuyorlar. İnsanlığı, özellikle müslümanları kendi değerlerinden hızla uzaklaştırıyorlar. Aileler parçalanıyor, kadın erkek arasında derin kavgaların ve düşmanlıkların sosyal ve kanuni altyapıları devreye sokuluyor. Anne ve baba sevgisinden uzak nesiller üretmek istiyorlar. Bunlar hiç kimse için sır değil artık. Dünyanın aylardır yaşadığı bir koronavirüs korkusu giderek bütün insanlığı sarmış durumda. Biz de nasibimizi alıyoruz. İlk ölüm vakasını da yaşadık. Sokaklar boşaldı. Hayat adeta durdu. Ekonomiler büyük kayıplara gebe. Mevcut para sistemini bitirip tamamen sanal para sistemine geçmek ve dünyadaki ekonomiyi küçük azınlığın tekeline alma arzusu yüksek.Dehşeti yaşıyor dünya. Bu virüsün biyolojik bir savaş malzemesi olduğu konusunda şüphe kalmamaya başladı. Ancak bu biyolojik savaşta kurgulayanlar da korkunç zarar görüyorlar. Buna rağmen gelecekte bu savaşı devam ettirecekler ve insanlığı kendi arzu ettikleri yeni evreye sokacaklar. Arzuları, hedefleri bu. Dünyada hiç bir gündem kalmadı. Sadece koronavirüs ile savaş. Dünyayı bu korku tüneline sokanlar elbette arka planda boş durmuyorlar. Devletler ve toplumlar bu bela ile boğulurken onlar kendi kurgularının sahici olup olmadığını test ediyorlar. Bu onların planları. Birde Kainatın sahibi Kadiri mutlak cenabı Allahın planı var. Sonunda şüphesiz galip gelecek olan onun planıdır. Ona teslim olmayı becerebilirsek, sınırları aşmazsak, günahlarımızı gazabı ilahinin paratoneri haline getirmekten kurtulursak inşallah bu zalimlerin planlarına engel oluruz. Şeytan aklını esas alan Batıl medeniyetin insanlık için tasavvuru, insanlığı yok etmek, kalanını köleleştirmektir. Hakkı üstün tutan medeniyetin tasavvuru da bütün insanlığı hatta bütün canlıları yaşatmaktır. Ne insanı ne de develeri ve diğer canlıları öldürmek değildir. Yeniden toparlanmak ve bu kötülüklere karşı iyilik savaşçıları olmak zorundayız. Her alanda, özellikle teknolojide, dijitalde, datalara sahip olmada yeni yollar bulmalıyız. Onlar kadar bu işlere kafa yormalıyız. Onlardan korkmak değil onlara karşı kendi medeniyet kodlarımızı samimiyetle kuşanıp Allaha dayanıp güvenerek, savaşmalıyız. İnsanlığın ihtiyacı budur. Bizim kurtuluşumuz da bu mücadeledeki başarımıza bağlıdır. Türkiye’de yerelden genele bütün idareciler, planlarının birinci gündemine bu yeni evreyi koymalıdır. Toplumun her ferdi bu savaşta ben ne üretebilirim diye düşünmelidir. Gündelik telaşelerin içinde kaybolursak emin olun bu işin sonunda nesillerimizi bu zalimlerin arzulu köleleri yaparız. Allah muhafaza etsin.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa surul 6 gün önce

sayın yıldırıma sormak istiyorum.
trabzonda yaşayan kahve önlerine mahkum edilen gençler için bir projeniz var mı?
ben yardımcı olayım:avni akern olduğu yere ankara gençlik parkında olduğu gibi büyük bir gençlik merkezi düşünün.etrafınada spor komleksleri,gençler in parası yok beşirli veya havaalanındaki spor komplekslerine gitmeye.
yıldızlı-akçaabat arası bisiklet yolu yapın.
sahillere dev apartmanlar yapılmasına izin vermeyin
teoman abi denen vatandaşı dinleyin o size sorunları ve çözüm yollarını anlatsın.

banner121