banner114
banner146
banner122

Hani, dağlara kar düşünce hatırlatmak istedim.

Hem de şu salgın sürecinde…

Kış kayak merkezleri için plan yapanlar olduğu gibi…

Allah’ım!.. Ağır geçmese bu mevsim” diye dua edenler de var.

Sobalar daha fazla yanacak, doğalgaz giderleri de bir o kadar artacak.

Ya soğukla gelen hastalıklar?

İşte bu yüzden “keşke insan da kış uykusuna yatsa” diye içimizden geçmedi değil.

***

Mitsukada Uçikoşi

35 yaşındaki Japon, nasıl yapmışsa yapmış işte…

Buzlarla kaplı Rokko Dağında tam 24 gün yemeden içmeden hayatta kalmayı ‘kış uykusu’ sayesinde başarmış. Ekipler, onu uyurken bulmuşlar.

Vücut ısısı yükseltilerek tedavi edilmiş. Hikâye aynen böyle…

O zaman, uzay yolculuklarıyla çaresiz dertlere yakalananlar için de bir ümit ışığı…

Kış şartlarına dayanmakta zorlananlar için de… Peki nasıl olacak bu iş?

Mutlaka ‘Kış Uykusu Merkezleri’ kurulacak.

Her kim ki bu merkezlere başvurursa...

Uyutun beni.”

Baharda görüşmek üzere iyi uykular.”

Kim bilir belki de köy köy, kasaba kasaba uyutmak da mümkün olacak. 

***

Konu her ne kadar tıp ve biyolojinin ilgi alanında olsa da…

Sosyolojik olarak ‘kış uykusu’ndan yararlanmanın önemi ortada…

Fakat uyandırıldıklarında ciddi bir sorunla karşılaşacakları kesin.

Hem çok zayıf düştüklerini görecekler hem de çok geride kaldıklarını…

***

Kış uykusu” kavramını biraz da eleştirel anlamda kullanırız.

Yerinde mi sayıyor, dediklerinizden bir şey anlamıyor mu?

Kısacası dersini çalışmadıysa, yüzünüze öyle bön bön baktıysa…

Uyan uyan” derken kastettiğimiz aslında ‘kış uykusu’dur.

Fakat hafife aldığımız kış uykusu, Mars’a giderken imdadımıza yetişecek gibi…

Daracık uzay gemisinde aylarca sürecek yolculukları düşündüğümüzde…

Kemik erimesi, göz tansiyonu, kalp şişmesi ve insanın aklını yitirmesi de söz konusu...

Çözümünü de bulmuşlar ‘kış uykusu modülü’…

***  

İnsanlar kış uykusuna yatabilir mi?

İstemeden mi? Evet.”

İsteyerek mi? Belki” şeklinde cevaplandırıyor bu soruyu bilim insanları.

Bir önceki yazımda “önce hayvan” demiştim ya…

Fareler üzerinde denenmiş ve tekrar uyandırıldıklarında normal davrandıkları görülmüş.

***

Kurt, kışı atlatır ama yediği ayazı da unutmaz.”

Zordur bu kardan tipiden kurtulmak, kendini bahara atmak…

Niçin onca hayvan göç ediyor? Niçin insanların yazlık kışlıkları olmuş binlerce yıl?

Kış uykusu” dediğimiz şey, vücut sıcaklığının düştüğü…

Kalp atışı ve solunum hızının yavaşladığı “derin uyku hali”…

Her ne kadar hayvanat bahçelerindeki ayılarla belli alanlarda özel olarak beslenen ayılar, kış uykusuna yatmamak için direniyorlarsa da…

Gerçek mekânları olan ormanlık alanlarda 5 ay uyuyorlar.

Ve uyandıklarında biraz kilo verseler de normal hayatlarına devam ediyorlar.

Bunun daha kurbağası, yılanı, köpekbalığı var.

***

Aslında biz ‘Kış Uykusu’yla 2014’te bir kez daha tanışmıştık.

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’ndeki ödül töreninde…

Altın Palmiye’yi aldığı sırada…

Fakat pek fazla ilgi göstermedik salonlarda…

Bu ödüllü filmi, gösterime girdiği ilk haftada 88 bin 694 kişi izlerken…

Recep İvedik 4’ü ise ilk haftasında 2 milyon 850 bin kişi izlemişti.

Öyle “derin uyku halleri” bize göre değil.

İç çatışmalar, psikolojik tahliller… Işıklar, gölgeler…

Yok efendim, emekli bir tiyatrocu kasabasına geri dönmüş de...

Babasından yadigâr butik oteli işletmeye başlamış. Derken, yerel bir gazetede köşe yazmalar… Bu arada bir türlü başlayamadığı ‘Tiyatro Tarihi’ kitabını düşünmeler…

***

‘Kış uykusu’nu sevmedik, belli.

Hani diyorum yine de insan, kış uykusuna yatsa…

Gerçi onca güzel fotoğrafı kaçıracak, lapa lapa kardan mahrum kalacak ama olsun.

Çaresiz dertlerden kurtulsa, uzayın derinliklerinde yol alsa…

Hem, mevsimi de geldi. Şöyle en azından üç ay…

            Ne salgın belâsı

            Ne doğalgaz faturası

Büyük Usta Orhan Veli’nin dediği gibi…

Ne atom bombası

Ne Londra konferansı

Umurunda mı dünya

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.