banner114
banner146
banner122

Evvela kişilikli, karakterli olanları tenzih edelim.

Sonra konumuza girelim.

Ben yabancı oyuncuların çoğuna inanmam!

Daha doğrusu inanmak istemem!

Çoğu paracıdır.

Çoğu kendisini düşünür.

Çoğu da lagara lugaranın peşindedir.

Neyse gameti fazla uzatmayalım.

Gelelim sadede!

Aklıma bir sürü deli sorular geliyor…

O aklıma gelen deli soruların içerisinden çıkamayınca sizlerle paylaşmak istedim.

Belki bana bu konularda birileri çıkar yardımcı olur, aklımdaki deli sorular da böylelikle cevap bulur.

Deli sorularımı Nwakaeme için sormak istiyorum.

Devre arası verilen kısa arada Nwakaeme neden memleketine gitmeyip, Acun Ilıcalı ile buluşup Alaçatı’da tatilini geçirdi.

Daha dün…

Fenerbahçe maçından önce yine İstanbul’da Acun Ilıcalı’yla üstelik yanında eski bir yöneticiyle bulaşmasını nasıl anlamlandıracağız?

Nwakaeme Acun Ilıcalı ile olan sevdasının nedeni nedir?

Nwakaeme bir önceki maç ile Fenerbahçe maçında oynadığı futbolu ve karşı takım oyuncularına yapmış olduğu hareketleri şöyle bir masa üstüne yatırın bakalım neler göreceksiniz?

Belli ki Nwakaeme Trabzonspor için kanayan bir yaraya değil, kangrene dönmüş bir yara olmuş.

E kangrene dönmüş yaraya yapılacak işlem nemi olur?

Herhalde o yarayı kesip atmak olur?

Öyle değil midir sevgili cerrahi doktorlarımız?

SAPLA SAMANI AYIRTIN!

Ulan bu nasıl bir iştir ya?

Bu kadar saçmalık, bu kadar aymazlık olur mu?

Bu kadar pervasızlık yapmanın alemi nedir?

Neyin peşindesiniz?

Zaten barbarlıkta adımız çıktı doksana inmez seksene!

Sicilimiz bozuk sicilimiz!

Siz de çıkan yangına benzinle gidiyorsunuz!

Sahi, ne yapmak istiyorsunuz?

Bir tarafta Trabzon’a önemli yatırımlan yapan, yaptığı o iş yerlerinde onlarca insan istihdam eden iş insanı Erol Tuna’yı sırf otelinin girişine sarı lacivert balonlar asıldı diye linç edip, toplumun önüne atacaksınız öyle mi?

Diğer tarafta ise iki yöneticisini Fenerbahçe’yi havaalanında karşılamak için görevlendirene;

Bu da yetmedi o iki yöneticiyi stat girişinde Fenerbahçe’yi karşılamak için nöbete tutturan Ağaoğlu’na bir şey demeyip iki laf etmeyeceksiniz?

Haksızlık etmeyin!

Yapmayın etmeyin, adamı Allah çarpar.

Zaten çarpıyor ya!

Soruyorum size, bu kadar tu kaka edilen Erol Tuna ne yapmış?

Sahada Trabzonspor’un aleyhine düdük mü çalmış!

Trabzonspor’un maç taktiğini Fenerbahçe’ye mi vermiş?

Oyuncuyu mu ayartmış?

Fenerbahçeli oyunculara ‘Trabzonspor’u yenin priminiz benden bu kadar’ mı demiş?

Allaha aşkına Erol Tuna ne yapmış?
Tuna, oteline gelen her takıma yaptığı uygulamanın aynısını Fenerbahçe’ye yapmış.

Bundan doğal ne olabilir?

Bunda büyütülecek ne var?

Adam sadece misafirperverliğini göstermiş!

Bundan dolayı da vurun abalıya misali saldırıp duruyorsunuz Erol Tuna’ya…

Acaba Erol Tuna’nın dün, bugün Trabzonspor için neler yaptığını, bundan sonra da yapacağının hesabını ona  saldırırken azıcık düşünmüş olsaydınız var ya ,Tuna’ya attığınız taşları inanın güle döndürürdünüz.

Konuyla ilgili son sözüm, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç maç sonrası yaptığı açıklamasında Trabzonsporlu yöneticilerin kendilerine gösterdikleri ilgi, alaka ve onlar için nöbet tutmalarına yaptığı atıf aslında her şeyi apaçık ortaya koymaktadır.

Tabi ki sizin aklınızın bunu çözecek kadar çalışır olması gerek.

Balona karşı çıkanlara gelsin!

Benim balonlarım vardı

Onları kimler aldı

Mutlu bayramlar vardı

Kim bilir nerde kaldı

Dostumdu benim balonlar

Çocuklar beni anlar

O çocuklar ve o balonlar

TAM AKIL TUTULMASI

Nereden çıktı?

Kim akıl verdi?

Yapılan tam bir akıl tutulmasının ürünü gibi!

Yeni adet mi desek!..

Ya da eski köye yeni adet mi geldi desek?

Ne dersek diyelim de, bir gerçek var, o da işin cılkının çıktığıdır.

Belki yazacaklarım biraz uçuk-kaçık olacak ama yapacak bir şey yok, yazmak zorundayım.

Arkadaş siz neyin kafasını yaşıyorsunuz?

Nedir bu ya?

Başkan Ağamoğluna avanesi tarafından 100.ncü maç pastası kesilmiş.

Bu kadar ukalalık?

Bu kadar şımarıklık!

Bu kadar yalakalık!

Bu kadar haddini aşmak!

Bu kadar hoşgörüsüzlük!

Bu kadar kendini bilmezlik!

Bu kadar havaya girmişlik!

Bu kadar görmemişlik!

Bu kadar uçuk kaçıklık!

Bu kadar uçmuşluk!

Olur mu arkadaş?

Hal böyle olursa, Trabzonspor’unda hali Fenerbahçe maçındaki gibi olur.

Bu ne ya?

Yemin ediyorum yöneticilik yerlerde sürünüp adeta asfalta yapışmış!

Yerde sürünen yöneticiliği ayağa kaldırmak için de bütün camiaya ıskartela lazım…

ÇOK DA UMURLARINDA

Hani ya bir söz vardır ya “Böyle başa böyle tarak” diye.

Böyle yönetime de böyle bir takım dersek herhalde sözü tam gediğine oturtmuş oluruz!

Fenerbahçe maçı bitiyor…

Ahmet Ağaoğlu Bey, Ertuğrul Doğan bey,  Fikret Gökhan bey ve Serdar Ekrem Şirin bey çabucak havaalanının yolunu tutup, özel uçaklarına atlayıp ver elini İstanbul dediler!

Trabzonspor mağlup olmuş!

Teknik heyet ve futbolcuların, Fenerbahçe karşısında alınan mağlubiyetten sonra gardları düşüp moralleri bozulmuş!

Camia dağılmış!

Umurunda mı bunların?

Bunlara ne?

Trabzonspor’un mağlubiyeti bunlara ne lazım?

Anlıyoruz ki, Ağaoğlu ve ekibi için hayat devam ediyor!

Etmeye de devam edecek!

Trabzonspor tarihinin en kötü yönetimiyle karşı karşıya, Allah sonunu hayırlı eylesin.

NE YAZALIM ABİ?

Kime ne yazayım?

Kimi suçluyayım?

Aşağıya tükür sakal, yukarı tükür bıyık misali durum!

Adamlar Covid virüsünden henüz kurtulalı bir gün olmuşken ve devamında testten geçip test sonucu henüz çıkmadan, kendilerini balıkçının kollarına bırakıverdiler!

Bu kadar sorumsuzluk olur mu?

Bu kadar vurdumduymazlığa ne demeli?

Güzel ve örnek bir sözdür ”İmam ne yaparsa, cemaat aynısını yapar”

Ağamoğlu ne yapıyorsa, futbolcusu da aynısını yapıyor.

Uğurcan ve Berat’ın bütün takım Covid virüsünden dolayı tedirginlik yaşarken, bu iki oyuncunun objektif karşısına geçip, balıkçı kardeş ile poz vermeleri affedilecek bir durum değildir?

Demek ki Trabzonspor’da herkes kafasına göre takılıyor!

Ya da herkes başkanları Ahmet Ağaoğlunu kendilerine örnek alıyor.

Ve buradan da anlaşıldığı gibi, Trabzonspor’da disiplin, saygı sorumluluk sizlere ömür olmuş!

Ne diyelim?

Veleddalin amin!

BELGENİN BABASI KUZUMUZDA

Küçük bir kınalı kuzu yazacağım bu gün sizlere.

Aslında konular çok da, yerimiz müsait değil!

Kınalı kuzumuz kış ve pandemiden dolayı kendi yurdunda istirahat etmekteydi.

Havaların biraz güneşli olması hasebiyle, bizlere bir selam vermek için gazeteye uğradı.

‘Çok çabuk söyleyeceklerim var’ diyerek söze girdi güzel kuzumuz!

Hoş geldin kınalı kuzumuz

Hoş bulduk, neyse uzatmadan anlatayım, Newton zamanı sonuçlar kötü giderken, şöyle bir tesislere uğrayayım dedim, sorun nerede diye merak ettim? Öyle bir kenarda beklerken ne göreyim? Ahmet Ağaoğlu, Müminhan Bilgin ve Ömer Sağıroğlu bir de yanlarında tanımadığım birisiyle birlikte sahaya bir şeyler atıyordu!

Allah Allah ne atabilirler kınalı kuzumuz?

Ben de sizler gibi merak ettim ve konuyu araştırdım, araştırmalarım sonucunda Müminhan Bilgin bey Ankara dan bir hoca getirmiş, gelen hoca kötü giden sonuçların düzelmesi için bir şeyleri okuyup üfleyerek sahaya atmış, maalesef hocanın üfleyip okuması da bir işe yaramayıp, Newton kovulmuş.

Kınalı kuzumuz buna inanmayız doğru mu bu söylediklerin?

Ahan üç yönetici orada, gidin sorun ey gidi Trabzonspor’um ne hallere kalmış?

Kınalı kuzumuz iş cidden vahim!

Oooo işin bu en iyi tarafı daha vahimi var, onu da zamanı gelince açıklayacağım, hem de belgeleri elimde var.

Bu ne olabilir biraz ipucu ver bizlere.

Merak edin ancak şunu söyleyeyim, geçen sezon verilen şampiyonluğun nasıl verildiğinin belgesini koyacağım ortaya ama dediğim gibi zamanı var…

Vay vay vay bizim güzel kınalı kuzumuz, çatlatacağın bizleri meraktan!

Çatlayın patlayın ama bekleyin hadeyin bana şimdilik eyvallah.

SİZE EKMEK YOK!

Akbabalar, kargalar…

Çakallar, sırtlanlar…

Meğersem hepsi pusuda bekliyormuşlar!

Fenerbahçe mağlubiyetinden sonra bunlar hiç vakit geçirmeden hemen sahne aldılar ve Abdullah Avcı’ya bel altı vurmaya başladılar.

Vay be ne sırtlanlar varmış_

Vay be ne leş kargaları türemişte haberimiz olmamış!

Bunlara sesleniyorum, siz ne yaparsanız yapın!

Siz ne ederseniz edin, yelin kayadan bir şey almadığı gibi sizler de Abdullah Avcı’dan bir şey alamayacaksınız!

Şunu bilin ki Abdullah Avcı Trabzonspor’un teknik adamlığı için doğru bir isimdir.

O nedenle boş yere zamanınızı bu iş için harcamayınız.

Başka kapıya kardeş!

Başka mahalleye!

Bu mahallede sizlere ekmek yok.

GİTMELİSİN BU YERDE!

Lami cimi yok Ağamınoğlu bırakmalısın!

Lami cimi yok Ağamınoğlu Mayıs ayında olağan genel kurula gitmelisin!

Lami cimi yok Aağamınoğlu camiada güvenirliğini kaybetmişsin!

Lami cimi yok Ağamınoğlu kimse sana inanıp güvenmiyor!

Lami cimi yok Ağamınoğlu tek başına kalmışsın (Şu an yanındakiler hariç)!

Lami cimi yok Ağamınoğlu Muharrem Usta’yı mum ışığıyla aratır duruma gelmişsin, o nedenle istenmeyen başkansın!

Lami cimi yok Ağamınoğlu giderken de geriye dönüp bakmamalısın (suçun çok)!

Lami cimi yok Ağamınoğlu veda etmelisin!

Bu kadar net yazdım sana Ağamınoğlu herhalde bundan sonra gereğini yaparsın!

Ve sana gelsin diyorum!

Dinleyince belki teselli bulursun.

Ayrılmalıyız artık

Gitmelisin bu yerden

Saadet diliyorum

Sana beyaz güllerden

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kazım 2 ay önce

Ben bunu geçen yıl şampiyonluğu verirken dile getirdim, şampiyonluğun verilmesin de, başta yönetim, sonra bazı futbolcular suçlu dur. Şike yaptılar maalesef.
Abdullah hoca, bu takımın başına gelebilecek en iyi teknik direktör dür, ama işi çok zor, her şeyin yalan olduğu bir lig de, ancak bu kadar mükemmel olabilir. Ekuban da da bir şeyler var. Yabancıların çoğuna ben de güvenmiyorum, ama bu durum tüm dünyada aynı, bilhassa afrika lı lar. Ama Serkan dan da defans oyuncusu olmaz, her maç bir gollük hata, Abdullah hoca bu sorunu çözmeli.

Avatar
Şevki YILMAZ 2 ay önce

yazdiklarinizla neyi̇n peşi̇nde olduğunuzu anlayabi̇lene aşkolsun