banner114

Trabzon, milliyetçi ve muhafazakâr yapısıyla ‘Türkiye’nin çimentosu’ sayılabilecek illerden birisidir. Trabzon ne nüfusu ne de çıkardığı milletvekili sayısına göre değerlendirilecek bir vilayet değildir. Kemiyetin Trabzon için bir anlamı yoktur. Trabzon imparatorluklara başkentlik yapmış, fetih değerinde bir dünya kentidir. Dolayısıyla nüfus ağırlığı ile değil, özgül ağırlığı ile dikkate alınır. Marka değeri, Türkiye’yi aşmış düzeydedir. Ekrem İmamoğlu işte bu marka değerini tepe tepe kullanmış ve Trabzon üzerinden seçim kazanmıştır. Trabzon’un marka değeri olmasa, İmamoğlu seçimi alamazdı. İstanbul’daki Trabzon, kendi kırmızı çizgilerine sahip zannettiğine oy vermese, İmamoğlu seçilemezdi (Not: İlk seçimi kastediyoruz).

Yanlış anlaşılmalara mahal vermemek üzere ‘Zannetmek’ kavramına açıklık getirmek istiyoruz. Trabzon’u en başta tarif ederken milliyetçi-muhafazakâr yapısı ve ‘Türkiye’nin çimentosu’ ortak değerlerine vurgu yapmıştık. İstanbul’daki Trabzon, İmamoğlu’nu bu çizgide bir siyasetçi zannetmiştir. Partisi CHP bile olsa, vatan haini HDP gibi bir oluşuma sıcak bakmayan bir anlayışta zannetmiştir. Lakin Ekrem İmamoğlu, CHP’den de ileri bir noktada HDP sevici çıktı. HDPKK’lı Belediye Başkanları görevden alındığında onlara destek için ayaklarına bile gitti. Atatürk’ü bile HDP sevgisine alet etti. Ardından Selahattin Demirtaş ağıtları… HDPKK’lı kaç kişi işe aldı ve nerelere taşıdı? Bir gün hepsi ortaya çıkacaktır.

Bugüne kadar HDP’lilere gösterdiği ihtimamı şehit annelerinden esirgeyen İmamoğlu, birdenbire Trabzon ziyaretinde şehit annelerini hatırlayıverdi. Eren Bülbül’ün mezarını ziyaret, bugüne kadarki tartışılan tavırlarını izale edecekti. Ama şehit annesi Ayşe Bülbül buna izin vermedi. İmamoğlu’nu beklemeden evini terk etmekle yetinmedi, İmamoğlu ile fotoğraf vermeyi bile reddetti. Daha ileri gidip, İmamoğlu’na rest çekti. İmamoğlu’nu samimi bulmadığını açık dille ifade edip, ‘Şimdiye kadar neredeydin?’ sorusunu yöneltti. Mesela İmamoğlu, İstanbul’da bir parka ‘Şehit Eren Bülbül Parkı’ ismi verebilirdi. O parkın açılışına Ayşe Bülbül’ü davet edebilirdi. O zaman herkes İmamoğlu’nu samimi görebilirdi. Yapmadı ve yapamazdı. HDP ile ilişkilerin zora girmesinden korktu ve korkardı. Onun için kaybettiği imajı Trabzon ziyareti ile toparlama planları yaptı. Ama samimi olmayan plan ters tepti ve İmamoğlu kaybetti.

İmamoğlu Diyarbakır’a gittiğinde Diyarbakır anneleri HDPKK’nın önünde çocuklarını PKK’nın elinden geri almak için eylem yapıyordu. Ekrem İmamoğlu onları ziyareti reddetti. Bu tavır aynı zamanda dağdaki PKK’nın siyasi uzantısı HDPKK’yı rahatsız etmemekti. Halbuki Trabzon başta olmak üzere Türkiye’nin her yerinden şehit anneleri Diyarbakır anneleriyle dayanışma içine girdi. Bir diğer ifadeyle İmamoğlu, şehit annelerinin acısını hissedemedi. Anneler hep birlikte terörün bitmesi için yüreklerini birleştirdiğinde İmamoğlu sırtını döndü.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bayram dolayısıyla Trabzon’a geldi. Başkanın seçim öncesi ziyaretinden sonra bu ziyaret bir anlamda Trabzon’a ilk ziyaretti (Günübirlik geliş-dönüşleri saymıyoruz). Aradan geçen 16 aylık süreçte köprünün altından çok sular akmış, Trabzon Ekrem İmamoğlu’nu tanımıştı. Şimdi bazı okurlarımız, ‘Ne yani, Trabzon Ekrem İmamoğlu’nu tanımıyor muydu?’ diye sorabilir. Doğrusu ‘yeterince tanımıyordu’ cevabında yatmaktadır.

Ekrem İmamoğlu, bu güne kadar Trabzon çizgisinde bir politika izlemedi ve izlemiyor. Bu nedenledir ki Eren Bülbül’ün mezarını ziyareti kendisi için büyük bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Trabzon’dan aldığı güç büyük bir zafiyete uğradı. Zira şehit annesi Ayşe Bülbül’ün protestosu Trabzon’da ve Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’ derler. Bazen de kalktığı yerden düşenler olur…Bunlar, yiğitliğe soyunup hayal kırıklığı yaşatanlardır. Trabzon, ülkesine ve milletine ihanet içindeki HDPKK ile dost olanlarla dost olmaz. Trabzon aynı keyfiyetle iki kez aldatılamaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf 2 ay önce

Sn yazar Ekrem İmamoglu bir siyasetci olarak bircok kesimden oy alıyor. Ben İstanbulda yasayan bir Trabzonlu olarak onu destekliyorum ve karakterli bir insan oldugunu da dusunuyorum. Köşenizde M. Tevfik Göksu adlı siyasetci ile ilgili de düşüncelerinizi yazmanızı isterim.