banner114

Modern tıp sağlık hizmetlerini teknolojik tedavi yöntemleri ve endüstriyel ilaçlarla sunmaktadır. Gelişen tedavi yöntemleri ve her gün yeni bulunan ilaçlarla sağlık sektörü, dünyanın en önemli ticari sektörlerinden biri haline gelmiştir. İnsanların daha uzun yaşamasını sağlamak modern tıbbın bir başarısıdır. Bununla beraber daha uzun yaşam, daha fazla tıp teknolojisi ve ilaç kullanımı anlamına da gelmektedir. Modern tıp kendi başarısıyla kendini büyütmektedir.

İlaç sektörünü kontrol eden bazı yatırımcılar, kazançlarını artırmak için, ilaç tüketimini artırmaya yönelik çabalar içinde olmaktadır. Özellikle Afrika ve geri kalmış ülke insanları ilaç geliştirme maksatlı etik olmayan uygulamalara maruz kalmakta, orta düzey ülkeler ise ilaç satışları için uygun pazarlara dönüşmektedir.

Pazarı büyütme çalışmaları kapsamında, hastalık olmayan şeylerinde hastalık veya hastalık öncüsü olarak algılatıp ilaç tüketiminin çoğalması sağlanmaktadır. Kollesterol ve antidepresan ilaçları buna güzel bir örnektir. Ayrıca fiziksel aktivite ve beslenme aracılığıyla önemli ölçüde kontrol edilebilecek şeker, yüksek tansiyon, kemik erimesi gibi hastalıklarda doğrudan ömür boyu ilaç kullandırmanın diğer bir yolu olarak görülmektedir.

Ayrıca hekimleri ilaç yazmaya teşvik eden uygulamalar yaygındır. Sağlıkta dönüşüm sürecinde nispeten kontrol altına alınan, ilaçların mümessiller aracılığıyla yüz yüze pazarlanması ve ilaç şirketleri tarafından bir takım faaliyetlerin desteklenmesi hala ilaç yazılmasını artıran unsurlardan biridir. Hekim ve hastanın hızlı ve kolay sonuç olma beklentisi diğer bir etkendir. Halkın “çok ilaç yazan hekim iyi hekimdir” düşüncesi ilaç yazımı talebini artıran bir diğer durumdur.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı verilerine göre her geçen yıl satılan ilaç kutu sayısı artmaktadır. 2017 yılı itibariyle 2.268 milyon kutu ilaç tüketimi söz konusudur. Kişi başı yılda 12,8 kutusu antibiyotik olmak üzere toplamda 28,3 kutu ilaç tüketimi hesaplanmaktadır. Böylece antibiyotik tüketiminde ülkemiz Yunanistan’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre, 2019 yılında tedavi harcamaları için 65,8 milyar TL, ilaç harcamaları için 36,8 milyar TL bütçe ayırılmış.

Özellikle döviz kurlarındaki artış ilaç harcamalarını çok olumsuz etkilemektedir. Ülkemizde her ne kadar jenerik ilaç üretimi önemli bir safhaya gelmiş olsa da, orijinal ilaçları nerdeyse tamamen yurt dışından ithal etmekteyiz. Kutu sayısı açısından jenerik ilaç kullanımımız daha fazla olmakla birlikte, ödenen ücret açısından ilaç harcamalarının  %65’i orijinal ilaçlara gitmektedir.

Bu tabloyu değerlendirdiğimizde, 2019 yılı gerçekleşmeleri henüz açıklanmamış olmakla birlikte toplam tedavi giderlerinin %35’i ilaç harcamalarına ayrılmıştır. Bu oranın %20’lere çekilebileceğini gösteren ülke örnekleri bulunmaktadır. Henüz yaşlı nüfusu %10’nun üzerine çıkmış bir ülke değiliz. Kişi başı antibiyotik ve ilaç tüketimi kutu bazında da yüksek görünmektedir.

Bu şekilde ilaç tüketimi kolaycılığa kaçmaktan başka bir şey değildir. Her kes tarafından bilinmektedir ki, kullanılan her endüstriyel ilacın vücuda ve insana olumsuz yan etkileri vardır. Uzun vadede farklı organ hastalıklarının, kanserin ve ruh hastalıklarının olma riski artmaktadır. İntihar eden birçok kişinin antidepresan kullanıyor olması tesadüfi değildir.

İnsanımız sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olmalı, hasta olmadan kendini korumalı ve sağlıklı yaşlanmalıdır. Milli sağlık politikaları ve stratejileri bunu ileri derecede desteklemeli ve farkındalığı artırmalıdır. Tedavi hizmetleri sunumunda hastaların beslenme, fiziksel hareketlilik ve diğer doğal yollarla hastalıkla mücadelesi öncelenmelidir. İlaç tüketimi adet üzerinden yapılmalı, ilaç yazmak iyi doktor olmanın ölçüsü olmadan çıkmalıdır.

Elbette ilaç kullanımı kaçınılmaz olabilir. Fakat ilaç haddinden aşsa zehir olur, hem insan sağlığına hem de ülke ekonomisine…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hamdi 9 ay önce

Guzel bir yazi