banner114

Geçin yılın şampiyonu Başakşehir…

Oynadığı iki maçta iki mağlubiyet aldı.

Kimseden çıt yok?

Hocası tartışılmıyor.

Futbolcuları hakeza öyle…

Başkan ve yönetim kuruluna ise takımın aldığı sonuç ne olursa olsun bugüne kadar çatlak bir ses gelmedi gelmiyor.

Gelelim Trabzonspor’a.

İki maçta bir puan…

Sonrası mı?

Yönetim istifa.

Teknik adam zaten bu işi bilmiyor diye vurun abalıya misali her taraftan Newton’u salvo atışları yapılmakta.

Ve… Bu kadro kümeye oynar diye avaz avaz bağırıp çağrılıyor.

İki takım arasındaki henüz ligin başındayken alınan sonuçlardan ötürü yaşadıkları farklılıkları görüyor musunuz?

Trabzon zor bir şehir…

Hele yöneticilik yapmak, ateşten gömlek giymekten daha facia bir durum...

Ne yaparsanız yapın allame i cihan olsanız, top üç direkten içeri girmedikten sonra zor be dostum.

KİM DUR DİYECEK?

Kesinlikle bunun adı operasyon.

Kesinlikle bu işin arkasında bir başka filim var!

Bir takım henüz ligin başıyken bu kadar göz göre göre lime lime doğranmaz.

Akıl alacak iş değil.

Açık seçik.

Bir el Trabzonspor’a operasyon yapıyor.

Bu camia bu kadar mı acz içerisinde?

Bu camia hakkını hukukunu aramayacak bir şekilde kimliğinden benliğinden mi kopmuş?

Sahi bu camiaya ne olmuş?

Buna kim ‘dur’ diyecekse, bir an önce demelidir.

Kimler devreye girecekse çok çabuk girmelidir.

Trabzonspor bu gidişle tipik bir Anadolu takım hüviyetine bürünmektedir.

ORTAYA YÜREK KOYULMALI!

Eğri oturup doğru konuşalım.

Veya kitabın ortasından konuşmak gerek.

Kadro yetersiz eyvallah…

Önemli oyuncular gitti buna da eyvallah.

Gelen oyuncular henüz takımla uyum sağlamadılar.

Haydeyin buna da eyvallah diyelim.

Ama şunun da altını kalın harflerle çizelim.

Trabzonspor istekli ve arzulu oynamıyor.

Daha doğrusu Trabzonspor maç kazanmak için yüreğini ortaya koymuyor.

Mücadele etmiyor.

Pazar akşamı Galatasaray-Başakşehir maçını izledik.

Sarı-kırmızılı takımın oynadığı oyunu seyrederken aklımdan neler neler geçiyordu.

Tabi ki temennimiz Trabzonspor’un kısa sürede kendine has kişilikli oyununu sahaya yansıtmaya başlarlar.

KUMAŞLARI İYİ

Afobe, Stoke City’den geldi.

Baker ise Chelsea’den alındı.

İki oyuncu da ilk maçlarında ortaya koydukları performansla kaliteli oyuncu olduklarını, Trabzonspor’a önemli katkılar yapacaklarını açık bir şekilde gösterdiler.

Zira geldikleri takımlar ortada.

Bir kere giden oyuncuları aratmayacak kıvamdalar.

Ben giden oyunculardan daha iyi olacaklarına inanıyorum.

O inancımıda taşıyorum.

Yeni bir-iki oyuncu daha katılması halinde Trabzonspor çok kısa sürede istenilen düzeye gelecektir.

Ha durum böyleyken.

Hala yönetim öyle, yönetim böyle algısı yapılmaya çalışılıyorsa, ben bunda ön yargı ararım.

Adamların yakasını az bırakın bakalım.

Bırakalım bakalım zaman içerisinde ne yapılacak ne yapacaklar?

En azından, görünen fotoğrafta iş olsun diye transfer yapılmıyor, yapmıyorlar.

Şu ana kadar böyle bir transfer yapmadıklarına şahit olduk.

FINDIKÇI ONBAŞISI

Ne oldu tiridine fındıkçı onbaşısı?

Bakıyorum tısladın.

Bakıyorum gaz kaçağı yaptın!

Hani ya sen külhan beydin!

Hani ya attın mı mangalda kül bırakmıyordun!

Hani ya esip gürlediğinde ağaçlar yaprak döküyordu!

Hani ya bağırdığında yanardağlar patlıyordu!

Hani ya çağırdığında seller sular geliyordu?

Ah tiridine fındıkçı onbaşısı…

Duyduğuma göre arabanın teybinde “Karakolda ayna var” türküsünü evirip çevirip dinliyormuşsun!

Vay benim onbaşım!

Vay benim fındıkçım!

Ne oldu tiridine fındıkçı onbaşım sana böyle?

Gürlerken, gürlemez oldun!

Çağlarken çağlamaz oldun!

Değneksiz köy buldun çobanlığa soyundun!

Ah benim hormonlu fındıkçı onbaşım!

Zoru gördün, eğrildin büküldün.

Zoru gördün çarpılmış medyum Keto’ya dönüverdin!

Bak şişme ve aklı bir karış havada olan fındıkçı onbaşısı, burası Trabzon.

Unutma zor oyunu bozar.

Yine unutma bir gün gelecek o yalanlarının o attığın iftiraların, ettiğin küfürlerin altında kalacaksın.

Bu belki yarın belki de yarından da yakın!

Yine unutma, söylediğin ve yaptığın her şey bizlerle buluşuyor.

NERDE ESKİ GÜNLER?

Yapma be Ali dayım.

Bari, olacak duaya amin dedirt millete!

Yine köşende atıp tutmuşsun!

Yabancı hakemden bahsetmişsin.

Trabzonspor’a çağrı yapıp yabancı hakem istemelerini öğütlemişsin.

Sen hakem konusunda yazdıklarının hayata geçeceğine inanıyor musun?

Sen yazdıklarını gerçekçi buluyor musun?

Ali dayım benim!

O ki, bir fikir, o ki bir zikir ortaya koydun.

Hadi bayrağı sen al, çık meydana.

Peşine onlarca taraftar alarak, bir öncülük yap.

Yapabilir misin bunu Ali dayım?

Öyle klavyeden atıp, tutup yazmak ile olmuyor.

Eskilerden ne güzel taraftarlar içerisinde koşuşturup, yaptıklarınla gündem yaratıyordun.

Genç meslek taşlarımıza da örnek oluyordun.

Şimdi sana ne oldu Ali dayım?

Sadece klavyeden yol göstermeye çalışıyorsun.

Buda senin klasınla hiç mi hiç örtüşmüyor.

LEZZETİN ADI

Hafta sonu kadim dostum, ilaç dünyasının efsane ismi İbrahim Bak ile Yomra’da Yunus Balıkçılık’a gittik.

Öncelikle Yunus Balıkçılık hakkında bir iki kelime yazayım.

Taa buralardan Sürmene Yeni Ay’a lezzetli ve günlük balık yemeye gidiyorduk ya.

Artık, lezzetli ve taze balık yemek için o kadar uzaklara gitmeye gerek olmadığını gördüm Yunus Balıkçılık’ta.

Müthiş lezzetle birlikte istediğiniz balık masanıza geliyor.

Sevgili İbrahim’in damak tadı ve mutfak işi becerisi çok iyi olduğundan balık siparişimizi her balıktan tatmak için az az yaptırdı.

Açıkçası masamızda yok yoktu.

Güler yüzlü ve güzel hizmetle birlikte, yemeğimize devam ederken, o esnada mekâna Trabzonspor’un içerisinde olan birkaç dostumuz geldi.

Masamıza davet ettik kendilerini.

Kırmadılar bizleri, bir çay içmek için oturdular, sohbete başladık.

Konu elbette Trabzonspor’du.

Dostlarımız Trabzonspor’un oynadığı iki maçta alınan sonuçlardan dolayı üzüntülü olduklarını belirtirken, gelecek için umutlu olduklarını ve Trabzonspor’un yine mutlaka zirve yarışında olacağını söylediler.

Yani karamsar değildiler.

Aynı İbrahim Bak ve zatıalimiz gibi.

Neyse onlar kendilerine hazırlanan masaya geçtiler, biz İbrahim kardeşimle balıklarımızı yerken sohbetimize devam ettik.

İbrahim’e mekânın çok güzel ve sıcak bir ortamın olduğunu söylerken, sevgili İbrahim lafı ağzımda bıraktı ve kendisi konuşmaya devam etti.

Trabzon’dan siyasetten tutun, bürokrasiye kadar, spor camiasından hemen herkesin balık yemek için uğrak yeri olduğunu belirtti Yunus Balıkçılık’ın.

Benden söylemesi.

Hangi balığı sipariş verip, yerseniz yiyin, ustanın balığa kattığı müthiş lezzet ile buluşuyorsunuz.

Üstelik kesenize de uygun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.