banner114

İYİ Parti İl Kongresi  

Haftanın gündemini değerlendirirken 2 konuyu köşemize almadık. Bir başyazıyı hayli uzatacakları için ayrı değerlendirmeyi doğru bulduk. Her ikisi de geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmelerdendi.  Şimdi bu iki konuyu aynı yazı içinde ele alacağız.

Geçtiğimiz hafta İYİ Parti il kongresi yaptı. İl Başkanı Azmi Kuvvetli, kongreden yeniden aday olarak ve rakibini ikiye katlayarak çıktı. Ancak bu başarı aldığı oyun yüzde 50’ye ulaşmaması gerçeğiyle yüzleşen İYİ Parti İl Başkanı Azmi Kuvvetli’nin zayıf zaferiydi. Daha ikinci kongrede hem rakip çıkması hem de İYİ Partiyi kamuoyu önünde en iyi anlatanlardan biri olan Davut Çakıroğlu gibi bir ismin tasfiye edilmesi İYİ Parti’de sancılı bir sürecin başladığı anlamına geliyordu. Aynı zamanda mühendis olan, kendini iyi yetiştirmiş, Trabzon hassasiyeti en üst düzeyde ve İYİ Parti’yi Büyükşehirde çok iyi temsil ettiği herkes tarafından kabul edilen Çakıroğlu’nun Kuvvetli tarafından tasfiye edilmesi kamuoyunda farklı tartışmaları da beraberinde getirdi.

İYİ Parti’nin Belediye Meclis Grup Başkanlığını da yapan Çakıroğlu, Büyükşehirin ve Başkan Murat Zorluoğlu’nun yanlış icraatlarından birini ortaya çıkarmış ve Sözcü gazetesi tarafından Türkiye’ye duyurulmuştu. Çakıroğlu, Büyükşehirin yanlışlarını gündeme getirerek İYİ Parti için akılcı ve sağlıklı muhalefet örneği sergiliyordu. İYİ Parti İl Başkanı Kuvvetli ise, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nu eleştirmekten kaçınan bir politika izliyor. İşte zurnanın o malum deliği burada zırt ediverdi. Kuvvetli’nin Zorluoğlu’nu aynı ilçeden olduğu için eleştirmediği gibi eleştirene de izin vermediği dedikoduları her yerde söylenir oldu. Bir anlamda Çakıroğlu’nun tasfiye edilmesi mikro milliyetçilik olarak yorumlandı. Doğrudur veya değildir bir yana… Bunlar her yerde konuşuluyor. Bize göre kaybeden İYİ Parti oldu. Hele hele Çakıroğlu’nun yerine Büyükşehire muhtaç olan Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın görevlendirilmesi, İYİ Parti’nin bundan sonra Büyükşehirde muhalefet yapmayacağı anlamına geldi. Zaten Bıyık da bu durumu peşinen kabul etmiş olmalı ki “Biz yapamazsak Turgay Abi’yi destekleriz” diyor. İşte bu noktada şöyle bir soru gündeme geliyor.

CHP’de İl Başkanı başta olmak üzere Ortahisar İlçe Başkanı ile birlikte CHP’nin kent hassasiyeti taşıyan meclis üyeleri Büyükşehirin yanlışlarını söylemekten çekinmiyor. Bir diğer ifadeyle Büyükşehire karşı muhalefeti CHP yürütüyor. Acaba İYİ Parti neden sessiz? Halbuki Millet İttifakı’nda Trabzon Büyükşehir İYİ Parti’ye verilmişti. Önümüzdeki yerel seçimde de muhtemelen yine İYİ Parti’ye verilecek. O zaman şu sorunun sorulması gerekmez mi? İYİ Parti 3,5 yıl sonra yapılacak belediye seçimlerinde acaba nasıl bir propaganda yöntemi belirleyecek? 5 sene susup 5 yıl sonra seçimde neyi, nasıl anlatacak? Anlatsa bile nasıl inandıracak? Görüldüğü gibi Çakıroğlu’nun belediye meclisi Grup Başkanlığından tasfiyesi ve İl Başkanı Kuvvetli’nin Büyükşehirin yanlışları karşısında ki sessizliği akıllara tuhaf sorular getiriyor.

Şimdi İYİ Parti yöneticileri bize şu soruyu yöneltebilir... “Günebakış Gazetesi olarak Büyükşehre karşı muhalif bir rol benimsediniz. Bizi de o noktaya çekmek mi istiyorsunuz?” Aynen doğru. Hatta eksiği var. Bu şehrin çıkarları için muhalefeti İYİ Parti ve CHP yapmalı, günebakış onların arkasına takılmalı. Zira bizim muhalefetimiz AK Partili belediyeye karşı değil. Trabzon’a hiçbir şey veremeyeceğine inandığımız ve kente yabancı bir kadroyla hemen her şeyini yanlış yapan… 5 yıl sonra olmamayı şimdiden kabullenen bir anlayışa karşı… Üstelik hiçbir beklentimiz olmadan bu yola girdik. Dolayısıyla böyle bir analiz yapmak ve bu tür sorular sormak gazete olarak en doğal hakkımız.

Kuvvetli’nin sessizliğinden (bir keresinde Başkana teşekkür etmişti) Çakıroğlu’nun tasfiyesine uzanan süreci biz böyle yorumladık. Aslında bu fikrimizi kabul etmese de Azmi Başkanla daha önce paylaşmıştık.

Akçaabat dolmuş dönüşümü

Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, geçtiğimiz hafta Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odasını ziyaret etti. Başkan Zorluoğlu’nun Trabzon Şoförler Odasını ziyaretinde Akçaabat’ta yürürlüğe sokulan 25 kişilik ve 33 kişilik iki ayrı model otobüslere övgü yağdırması dikkat çekti. Başkan Zorluoğlu, Akçaabat’ta kağıt üzerinde aldığı dönüşüm kararına “devrim” diyemedi ama “evrim” deyiverdi. Bir diğer ifadeyle Trabzon’da uygulamaya sokamadığı otobüsle dönüşüm işini Akçaabat’ta deneyecekti.

Akçaabat’ın sahil bandında (Mersin-Trabzon hattı) denenecek olan bu sistem bize göre başarılı olamayacak. Dileriz olur. Ancak biz olamayacağına inanıyoruz. 583 minibüsü 65 otobüse çevirip o kadar uzun mesafeli güzergahtaki insanları Trabzon’a taşımak ya da Trabzon’dan Mersin’e kadar taşımak otobüs sistemiyle nasıl mümkün olacak? Daha doğrusu 65 otobüsle mümkün değil. İnsanlar yollarda kalacak. Perişan olacak. Bugün bu yanlış dönüşüme sessiz kalan Akçaabat siyaseti ve STK’ları halkın perişanlığı karşısında o zaman sessiz kalamayacak. Ama iş işten geçtiği için dönüş olamayacak. İşte tam da bu noktada bu dönüşümü yapanlar yine kurtarıcı rolüyle ortaya çıkıp yeni bir öneri sunacak. “65 otobüs yetmedi. Yetmediği için 75’e , 85,’e 95’e çıkartalım” diyecekler. Peki, bu otobüslerin sahipleri kim olacak? İşte bu soruyu sormayın. Bütün mesele bu sorunun altında yatıyor. 583 plakayı 65 otobüse mahkûm edenler… 1 otobüse ortalama 9 ortağı mecbur edenler yeni otobüslere kafalarına göre ortak bulacak. Ya da kendileri olacak.

Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar muhalefet olur mu? Bu iddia şeytanın bile aklına gelmez. Aynen doğru söylersiniz. Günebakış olarak yapılan icraatlarda halktan yana bir tavır ve samimiyet olmadığına inananlardanız. Yani biz böyle inandığımız için muhalefet yapıyoruz. Şeytanın aklına gelmeyenin kimin aklına geldiğini ise zaman gösterecek. O gün yazınca herkes öğrenecek. Ama iş işten geçecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.