banner114

Dedi: Son zamanlarda Putin- Erdoğan görüşmesi öncesi ‘2 dakika vakası’ çıktı. Rus Lider Putin, Erdoğan’ı bilerek iki dakika bekletmiş. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Dedim: Bu hal, Rusya’nın psikolojisini yansıtması bakımından önemli. Rus lider aynısını Almanya Şansölyesi Merkel’e de yaptı. Yapmak bir yana kayıtları medyaya sızdırarak kendini güçlü göstermesi ilginç…

Dedi: Evet… Biraz da muhataplarını önemsememek gibi bir şey.

Dedi: Öyle değil… Bu tavır, iç siyasete sunulan ve bir algı oluşmasına yönelik tavır. Garip olan, Rusların bundan hoşlanması. ‘Böyle güç gösterisi olmaz. Rusya’ya yakışmaz’ dememeleri… Medeni toplumlar bu tür tavırlarla avunmaz. Avrupalı liderler yapsa toplum hoş karşılamaz. Putin, Rus halkının hoşuna giden bu tür agresif tavırlarla vatandaşının gazını alıyor.

Dedi: Yani bu tavır, dış dünyaya verilen ‘Güçlü Rusya’ mesajı değil mi?

Dedim: Tabii ki değil. Dış dünya bu tavrı hoş karşılamıyor ki. Aksine eleştirel yaklaşıyor. Dolayısıyla o hareket iç kamuoyuna yönelik gaz alma mesajı. Geri kalmış, demokrasiden uzak ve kendine güveni olmayan toplumlarda olabilecek bir hal…

Dedi: Rus halkına ‘Geri kalmış toplum’ denebilir mi?

Dedim: Elbette öyledir. Bunca fakru zaruret haline rağmen halen emperyal amaçları olan bir liderin arkasından giden… Anti demokratik gelişmelerden rahatsızlık duymayan… Başkasının kazancını sömürerek yaşamayı bekleyen bir toplum ileri toplum mudur? Rusya bu denli ekonomik sıkıntılarına rağmen Suriye’de ne arıyor? İleri düzeydeki bir toplum, Rusya’nın öldürdüğü belki 1 milyon Suriyeli’nin hesabını sormaz mı? ‘Biz niçin Suriyelileri öldürüyoruz?’ diye sormaz mı?

Dedi: Ancak, onlar terörist propagandası yapıyor.

Dedim: Geçiniz o işleri… Bu iletişim çağında kadın- çocuk- yaşlı- genç demeden öldürülen milyonlara ‘Terörist’ demelerine kim inanır? Rus halkı buna inanmak istediği için inanıyor! O zaman Türkiye’ye dört milyon terörist mi sığındı?

Dedi: Rusya için emperyal hedeflerden bahsediyorsunuz? Türkiye için de aynı şey geçerli değil mi? Bize de aynısını demezler mi?

Dedim: Elbette değil. Bizim İdlib’de, Libya’da bulunma nedenimiz ve yaptıklarımız ortada. Türkiye dünyaya insanlık dersi veriyor. 4 milyon mülteciyi barındırıyor. ‘Yeni 4 milyonu almayalım’ diye orada… ‘Yeter insanları öldürmeyin, demek için orada… Yani Rusya’nın bulunuş gayesi ile Türkiye’nin bulunuş gayesi tamamen farklı. Biri öldürme amaçlı, diğeri kurtarma amaçlı…

Dedi: O zaman Libya’dan örnek verelim.

Dedim: Verelim… Türkiye Libya’da meşru hükümeti korurken diğer şehirleri yakıp yıkıyor mu? Hedef gözetmeden bombalıyor mu? Aksine ‘Barış’ diyor. Barış için zorluyor. Ama Rusya orada da öldürüyor. Şayet Halife Hafter meşru lider olsaydı ve Rusya’yı yardıma çağırsaydı Rusya Libya’da da taş üstüne taş koymazdı.

Dedi: Olayın bir de mülteciler ve Avrupa boyutu var. Nasıl bir gelişme bekliyorsunuz?

Dedim: Avrupa’da artık elini taşın altına koyacak. Zira açılan kapılar Avrupa’yı altüst edecek cinsten. Bu noktada Türkiye’yi sorgulayamazlar.

Dedi: Sonuç olarak insanlık açısından bir değerlendirme yapamaz mısınız?

Dedim: Rusya insan öldürürken Türkiye ‘İnsanlar ölmesin’ diye uğraşıyor. Avrupa, insanlığa sırtını dönmüş göçü engellemek isterken Türkiye 4 milyon mülteci ile dünyaya insanlık dersi veriyor. Gelişmeler Türk tarihine altın harflerle kaydediliyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.