banner114
banner146

AK Parti Kurucu İl Başkanı İbrahim Keskin hayatının belli bölümlerini kitaplaştırmış. Hayatının beş önemli bölümünü kuruculukla geçirmiş. Bunlardan ikisi Adalet ve Kalkınma Partisi ve Avrasya Üniversitesi kuruculuğu. AK Parti gibi bir siyasi partinin kurucu il başkanlığını yapan bir siyasetçi bu kuruculuğa kitabında toplam 40 sayfa ayırabilmiş. 40 sayfada AK Parti gibi bir siyasi yapının kurculuğunu anlatmış. Kendince öne çıkardığı bazı bölümler hiçbir anlam ifade etmezken ilginç bölümler de yok değil. Bu bölümlerden iki-üç tanesine yer vermek istiyoruz.

 Birincisi İl Başkanı olarak atandıktan sonra partinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilk karşılaşması. Ankara’da dönemin milletvekili Kemalettin Göktaş’la gittikleri 20 metrekarelik bir odada karşılaşmışlar. “Genel Başkan eski bir masada oturuyordu. Biz içeri girince ayağa kalktı ve sarıldık. Kendisini ilk defa yakından görüyordum. Oturduk. Beni tebrik etti. Trabzon’la ilgili sayfasında benim ve O. Fevzi Gümrükçüoğlu’nun isminin yazılı olduğu defterini açtı.” Keskin’in bu hatırasından anlıyoruz ki meğer Gümrükçüoğlu Trabzon İl Başkanlığı için kurucu olarak düşünülmüş. Son anda vazgeçilmiş.

Keskin’in hatıratından üç eski milletvekili Kemalettin Göktaş, Asım Aykan ve Ayşe Sula Köseoğlu ile ilgili de kısa bölümler var. Keskin, Göktaş’a “ Benden bir talebiniz var mı?” diye sorar. Cevap: “Siz partiyi istediğiniz gibi kurunuz. Ama Of bizim için özeldir. Bu nedenle Of teşkilatını kurarken bilgimiz olursa iyi olur.”

Asım Aykan bölümünde ise şu ifadeler var; “Trabzon’a geldiğimizde önce Belediye Başkanı Asım Aykan’ı ziyaret ettim. Partinin kuruluşuyla ilgili düşüncelerini aldım. Bana 300 küsur kişilik bir havuz liste verdi. Ayrıca herkesle konuştuğunu ve isimlerin hazır olduğunu söyledi. Asım Bey Fazilet Partisi ağırlıklı bir ekip bekliyordu.”

Üçüncü eski vekil ise isim vermese de Ayşe Sula Köseoğlu… Bakın Ayşe Hanımla ilgili neler yazmış. “En büyük sıkıntımız kadın çalışma arkadaşı bulmaktı. O zaman kadınları teşkilatlara almak çok zordu. Biz de aynı zorluğu yaşıyorduk. BBP’den getirdiğim bir diş hekimi hanım arkadaşımız vardı. Ancak ikinci kişiyi bulamıyorduk. O günlerde Trabzon’da çok tanınan bir avukat hanım arkadaşı aradım ve sıkıntımı anlattım. Kendisi eşinin üniversitedeki kariyerinin tehlikeye girebileceği gerekçesiyle kabul etmedi. Benim tespit ettiğim bazı önemli şahsiyetler vardı. Kendilerine görev teklif ettiğimde hepsi Tayyip Beyi sevdiklerini ancak siyaset düşünmediklerini söylediler. Bu nedenle tam istediğim gibi bir liste oluşturamadım.”

İbrahim Beyin AK Parti Kuruculuğu hatıratında bize de pay var. Tabidir ki olumsuz yönde  hatırat. Aslında belki uzunca bir cevabı gerektirecek nitelikte. Ancak üzerinden tam 20 yıl geçti ve şimdilik değer bulmuyoruz. Yine de bir gün belki yazmaya gerek görebiliriz. Şimdi kısaca değinmek istiyoruz. İbrahim Bey gerek BBP İl Başkanlığı sürecinde gerekse AK Parti Kurucu İl Başkanlığı sürecinde günebakış’la içli dışlı bir dava ilişkisi Dünya görüşü, demokrat kimliği ve samimiyeti bizim için önemliydi. Bu iki süreçte kısa da olsa yol arkadaşlığı yaptığımız doğrudur. Ancak sevgili Keskin’in irade koyabilme zafiyeti ortaya çıkınca ayrıştık. Biz gazeteciliğimizi, kendileri il başkanlığı yaptı. AK Parti gibi devasa bir yapıyı yönetemedi. Zira AK Parti BBP değildi. Şimdi gelelim bizimle ilgili bölüme; “O günlerde başka bir sıkıntıyla karşılaştım. Benim İl Başkanı olmamı destekleyen mahalli bir gazetemiz ve onun sahibi vardı. İl Başkanı olduktan sonra bu arkadaşla bir yemek yedik. Yemekte bana yönetime almam için bir isim verdi. Ancak bu isme çok büyük muhalefet oldu. Hatta bu şahıs listeye alınırsa listenin Genel Merkez tarafından kabul edilmeyeceği söylendi. Ben de bunu o gazetenin sahibine ilettim. Ardından bu gazete ertesi günden başlayarak bir numaralı muhalefet oldu. Ve aylarca çeşitli iddialarla beni çok yıprattı.”

Sevgili İbrahim Keskin, dava arkadaşlığımız çarpıtarak çok basite ve bir yemeye indirgemiş. Her gün bir araya gelen ive birbirinden haberdar olan ki yol arkadaşı gibi değil hiç ilgisiz, alakasız ve kendisiyle sanki hayatında bir kez yemek yemiş bir gazeteci olarak anlatıyor. Güya Sayın Keskin’le bir kez yemek yedik ve ben yönetime alması için kendisine bir isim önerdim. O da almayınca ben de karşısına geçtim. İsim önerdiğim ve kendilerinin yönetime almadığı doğrudur. Ancak hepsi bu değildir. İbrahim Keskin’in siyasette ömrünün neden kısa olduğunu tek başına bu konu bile anlatmak için yeterli. O süreçte kendisinin ‘ne oldum’ tavırları, dışarıda aslan yönetiminde kağıttan kaplan tutumlarından hiç bahsetmiyor. Partiyi yönetememekten, Mili Görüş eksenli kitlelerle karşı karşıya gelmekten hiç bahsetmiyor. Bütün meseleyi listesine almadığı bir arkadaşımız üzerinden görmek istiyor. Listesine almış olsaydı bile tavrımızda hiçbir değişiklik olmayacağını bugün bile göremiyor. Görememiş ki kitabında böyle anlatmış.

Bütün bunlar bir yana Sayın Keskin’le yıldızımız barışmamış, yol arkadaşlığımız uzun sürmemiş olsa bile kendilerini bu partiye emek veren, çile çeken ve hakikaten sosyal ve ekonomik anlamda çok şey kaybeden samimi bir mümin olarak görüyoruz. İbrahim Keskin yetenek ve becerileri bir yana bunca emeğin karşısında hiçbir şey almadan ya da kendisine hiçbir şey verilmeden tasfiye edilen isimlerden biri. AK Partinin öğüttüğü vefalılardan biridir. Partinin kuruluş yıllarında korkan, kaçan, kimse görmesin diye saklananlar daha sonra partiye hakim oldu. Bugün hala AKP’li dediğimiz o zevat kahır ekseriyette… Hatta partinin 20 yıllık ömründe 15 yılını partiye muhalefetle geçirenler bile parti tarafından bir yerlere getirildi. İbrahim Keskin ise kurucu il başkanı olarak Maçka Belediye Başkanlığına bile getirilmedi. Ama o davasından hiç vazgeçmedi. Bugün bile bütün hasletiyle AK Partili ve AK Parti değerlerini savunmaya devam ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
murat koz 5 ay önce

ak partide değer kaldımı?