banner114

Sosyal medyayı sıkça kullanan futbol adamlarındandır.

En önemli tarafı futbolun mutfağından gelmedir.

Yani uzun süre Türkiye liglerinde top koşturmuştur.

Şu anda teknik adamlık yapmaktadır.

Evet, Şirin Berber’den bahsediyoruz.

Berber Trabzonspor’un yaşadığı teknik adam değişikliğine farklı perspektiften baktı.

Noktasına virgülüne dokunmadan aynen sizlerle paylaşıyoruz berberin yazısını.

Tam olarak niyetlerini bilmesem de bu hoca değişikliği fayda etti-eder diyorum...

Futbolcu zekidir her taraftan çarpar böler inceler olayı. Ünal Karaman gibi bir teknik adamı yollayabiliyor bu insanlar. Taraftarın yarısından fazlası karşı çıkarken! Üstelik başarılı sayılırken! Ne çıkarırsın bu halden. Nasıl dersen artık bunlar deli, çılgın, hedef için âlemi yakar. Kendine çeki düzen verirsin en azından.

Yeni evlilerin kedi boğma hikâyesi gibi bir şey...

İkincisi Sosa, Obi Mikel, Pereira, Nwakaeme... Çok ustalar, her haldeki , “Nasıl oynar ne yaparsak olur" düşünüyorlardır. Şu geçiş sürecinde mutlaka yüke omuz vermişlerdir...
Bir de Hüseyin hoca yardımcılıktan geliyor. Normal olarak futbolcularla daha yakın içli dışlı... Yani paylaşmaları, ortak akıl yakalamaları daha kolay. Dahası bu Hüseyin TRABZONSPOR da kaptanlık yaptı yıllarca. O kültürü bilgisi olmasa mümkün değil. Belli ki stratejik bir yapısı var...

İkisi özel 4 maç üzerinden değerlendirdiğinde çok şeyler değişti-değişiyor. Ünal hoca döneminde yapmadıkları şeyler aksamadan sürüyor.

İlk olarak, son ana kadar maçın içinde futbolcular. Sistemin istediği savunma hareketlerine uyuyorlar. Alan genelde dar tutulabiliyor. Açılıp kapanma durumu top bizde, top rakipte doğru olarak şekilleniyor. Çok belirgin olarak açıklar kaptırana kadar çalım peşinde değil...

Skorlar iyi çıkınca anlatması hoş oluyor. Denizli-Kasımpaşa...  Zayıf kaldılar. Hele Kasımpaşa...

Öyle değil işte. Birine içerde yenildik birinin elinden zor kurtulduk...

Sıkıntı nerde çıkabilir, ürkütücü olan nedir?

Kamp ortamından şehir yaşamına geçişte bazı özellikler kaybedilebilir. Hiç oyundan düşmemek, hep diri kalmak… Örneğin O Nwakaeme geldiğinden beri kaç maçtır ilk defa bu kadar toplara sert toplara...

Birde ligin usta, dirençli olanları bizi bozar mı?

Evet, yavaş oynuyoruz gibi bir halimiz var. Dikine olarak rakip kaleye gidiş hızımız belki de ligin en yavaş hali. Gerçi direkt hücum, her aldığı topta rakip kaleye çabuk gitme isteği olan futbol ligimizde pek tercih edilmiyor. Yorulmadan, zorlanmadan keyif yapıyorlar ya. O Başakşehir, yavaş da gitse, iğne deliğinden topu geçirerek pozisyon üretiyor goller atıyor. Sivasspor çabuk hücum özelliğiyle ligin zirvesinde… Bir de Fener kötü futbolculardan kurulu kadrosuyla çok koşuyor olmaktan etkili duruyor...

Şu an için son diyeceğim her rakibi yenince üç puan yazılıyor. O zayıf sayılanlara kaybedilen puanlar ligin şampiyonunu belirliyor...

Hakemler elbette! Ne eder ne görür ne verir! İstediğine VAR sevmediğine "Senin bilmediğin işler var"

Çok şaibeli o VAR şeyi. Bize gösterilen ofsayt çizgisi inandırıcı değil. Görüntüde top ayaktan çıkana kadar dokunduğu andan itibaren topu isteyen oyuncu üç- dört metre avantaj sağlayabilir. Ayağına değdiği an, ayağından topun uzaklaştığı an en az üç metre fark eder..

Yani iş zor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.