banner114
banner146
banner122

Hizmet etmek önünü ilikleyip reverans etmek değildir. Yirmi dört saat baş ucunda ayakta durup ne isteyeceğini bekleyip yerine getirmek de değildir.

Hizmet kutsal bir görevdir ve en fazla Hakk’ın adaletin olması gerektiği yerdir. Neden en fazla hak adalet buradadır.

Hangi işi yaparsak yapalım bir yerlere hizmet yapıyoruz demektir. Ve o işte verilen hizmetten herkes faydalanmaktadır. Bazen doğmamışlar da faydalanmakta bu hizmetten. Şimdi hizmetlerin hepsini saymaktan öte bir de sadece hizmet ile münhasırdır meslekler vardır.

 Bunların bir kaçını sayarsak lokantaların birer hizmet evi olduğunu görmüş oluruz. Burada aşçısından tutunda temizlikçi, bulaşıkçı ve garsonuna kadar her birinin her saniyesinde vebali vardır müşterisin karşı.

Pis-temiz, iyi-kötü, naif-asabi gibi davranışlarla müşterisine karşı sorumlulukları vardır. Bu sektörün hizmeti ve sunumu görünen bölüm ile görünmeyen bölümler şeklinde ikiye ayrılır. Hijyen, kalite ve güler yüz.

Doğmamış çocukların ve dahi ölmüşlerinde vebalini taşıyan hizmetler ise her anlamda zordur. Bunlar kamuya yapılan hizmetlerdir. Sizi seven, sevmeyen, seçen, seçmeyen herkese karşı bir sorumluluğunuz vardır.

Bu alanlarda hizmet verirken çok dikkatli olmalıyız. Yaptığımız basit bir yol da görselinden tutun da kullanımına kadar. Mühendisinden en son işçisine kadar herkes ayrı ayrı sorumludur. Bir kazaya sebep olacak hatanın telafisi yoktur. Getirdiği ne varsa hepsinin bir hesabı vardır, özrün telafi etmeyeceği acı kırıntılar vardır.

Hizmet veren kişi yada kişiler yapamayacakları yada yapmayacakları işlerin sözünü verip yapmadıkları yapamadıkları işlerde dahi gönül kırma hesaplarının olduğunu düşünürsek.

Buradan aslında hizmet vermenin ne kadar zor olduğunu ve bir o kadar da vebal verdiğini anlarsak belki de yarın hizmet vermekten kaçmaya başlarız.

Lakin birde hizmet verenler hakkında haksız, gereksiz ve düşünmeden çıkarcı eleştiriler yaparak onların onuru ve gururunu incitirsek. Hatta mesleklerinden ayrılmalarına neden olursak o zaman da bizlerin hesabını veremeyeceği veballer karşısında tükenişimiz olur.

Yaşamın en keyif vereni doğru yerde ve doğru zamanda orada olanlara güzel olanı yada olabilecek en güzeli sunmayı bilmektir.

Ruhun dingin ve huzurlu olması için; yapılan işin vicdan muhasebesinde tarafsızca yargılanıp doğrusunun, güzelinin, hak olanının yapılmasıyla olur. 

Her zaman mutlu ve huzurlu olmak için. Adaletle, hak, hukuk içinde yürümeyi bilmeli. Bildiği güzeli öğretmeden uygulamalı, uygularken öğretmeliyiz…

Bu zor günlerde tohumun toprağa ekilip orada sessizce karanlıkta bekleyerek güneşin sıcaklığı ve yağmurun ıslatmasıyla yeniden filizlenerek daha diri, daha mutlu ve daha kucaklayıcı bir eda ile gelecek günler dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ismail Yavuz 2 ay önce

Güncel konulara el atıp, güzel ve de faydalı makaleler yazıyorsun. Yürekten kutluyorum kıymetli insan.