banner114
banner146
banner122

Emekli Amirallerin tam da Barboros’un torunları Doğu Akdeniz’de bayrak gösterdiği bir süreçte ayaklanmaları asla vatanseverlikle yorumlanamaz. Görev sürelerinde hiçbir işe yaramadıklarını… Mavi Vatan kavramının uzağında yaşadıklarını… Bugün Akdeniz’de verilen mücadeleyi hazmedemeyen eski Amiraller hiç ilgisi olmayan noktadan ayaklandılar.

Şimdi eski Amirallerin hiç de iyi niyetli ve samimi olmadıklarını soru/cevaplarla anlatalım.

Soru: TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Habertürk’te katıldığı bir programda “Cumhurbaşkanı İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği gibi isterse Montrö Sözleşmesinden de çekilebilir” demiş mi?

Cevap: Hayır demedi. Program ortada. Montrö sorusunu Habertürk’ten Ankara temsilcisi Muharrem Sarıkaya sordu. Cevapta bile Montrö yok. Sarıkaya’nın sorusu kelimesi kelimesine şöyle: “Bir gün bir Cumhurbaşkanı gelip ‘Ben Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden çekildim’ derse veya ‘Ben İnsan Hakları Sözleşmesini feshettim’ derse… Veya ‘Montrö’yü tanımıyorum, feshettim’ derse!... Şentop: “Yapabilir. Bunu sadece Cumhurbaşkanımız ve eski sistemde Bakanlar Kurulu değil, Almanya’da, Fransa’da, ABD’de de yapılabilir. Ama mantıkla mümkün olan arasında bir fark vardır. Sonuçta böyle bir şey muhtemel değildir.” cevabını veriyor. Bu konuşmadan “Montrö’den çıkılacak” yorumunu çıkarmak neyle izah edilebilir? Darbe çığırtkanlığı yaptıkları bildiride samimi ve vatanperver oldukları nasıl açıklanabilir?

Soru: Diplomatların, siyasetçilerin, STK’ların toplu açıklama yaptıkları bir ülkede emekli Amiraller neden toplu açıklama yapmaz. Onların fikir ve ifade özgürlüğü yok mu?

Cevap: Diplomatlar, STK’Lar ve siyasiler yapar ama askerin her türlüsü yapamaz. Zira Türkiye diplomatların veya STK’ların 6 kez darbe yaptığı ülke değildir. Burası askerlerin tam 6 kez darbe yaptığı bir ülkedir.

Soru: Tamam… Askerlerin toplu veya bireysel açıklamaları demokratik olarak doğru değil. Lakin bunlar emekli amiraller…

Cevap: Hiç önemli değil. Bu ülkede darbe yapmaya kalkışan Talat Aydemir emekli edildi. Emekliyken bile az kalsın yönetime el koyuyordu.

Soru: Bildirinin dili bir darbe veya muhtıra dili mi? Böyle bir atmosfer oluştu mu?

Cevap: Tam da öyle… “Yüce Türk Milleti’ne” diye başlamış. Amirallerimizin buyruk dilini daha aşağısı kesmiyor. Yine darbe bildirilerine aşina bir terkiple devam etmişler. Bildiriyi açıklamak için de yine gece yarısını seçmişler. Şu dili başka nasıl yorumlarsınız?..

“TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyoruz. Tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.”

Soru: Bu Amirallerimiz bir zamanlar ülkeyi teslim ettiklerimiz. Bu kadar ön yargı, bu kadar evham ve yanlış anlama olabilir mi? Bu gözü karalık nasıl izah edilmeli?

Cevap: Ne yazık ki Türkiye’nin gündemini kendi seslerinden başka sesin yankılanmadığı odalardan ve arenalardan izliyorlar. Duydukları, işittiklerine hemen inanıp öfke biriktiriyorlar. O malum internet sitelerinden zehirleniyorlar. Birbirlerini gaza getirip bileniyorlar. Whatsapp gruplarından birbirlerine seslenip; “Montrö Anlaşması bile elden gidiyor. Kalk Ey ehli vatan!.. Daha ne kadar susacaksın!..” deyip organizasyona giriyorlar. Yazdıklarının ne anlama geldiğini de bilmiyorlar. Bu tehdit dilini bile yumuşak görüyorlar. Artık ellerinde silahları yok. Lakin mevcut amiralleri hala emir erleri zannediyorlar.

Soru: Emekli Amirallerin bu çıkışına MHP ve İYİ Parti sert tepki verdi. Bu tepkileri nasıl yorumluyorsunuz?

Cevap: Meral Hanım’ın çıkışını samimi bulmuyoruz. Vaziyeti kurtarma cinsinden bir çıkıştı. ‘Zevzeklik’ diyerek basitleştirmek istedi. Ardından açılan soruşturmaya da tepki gösterdi. Yani bir anlamda ‘Bırakın ciddiye almayın!..’ demek istedi. Halbuki ciddiye almamanın… ‘Bırakın konuşsunlar!..” demenin yarın nasıl bedeller üreteceğini bilemezsiniz. Bu bağlamda samimi ve gerçekçi olan Devlet Bey’in çıkışıydı. “Apoletlerini sökün, lojmanlarından çıkartın, emekli maaşlarını kesin…”

Devlet Bey’in dedikleri yapılsın bakalım ne kadar samimiymişler!..

Hiçbir işe yaramadıklarının altında ezilip kendilerine bundan böyle yeni görevler vehmetmezler!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.